Abi- kardeş gibi kimseler birbirinin adağından yiyebilirler mi?

Abi- kardeş gibi kimseler birbirinin adağından yiyebilirler mi? 

Adak kurbanının etinden, adağı yapan kişinin yemesi caiz olmadığı gibi; bu kişinin usûl ve fürûu yani annesi, babası, nineleri, dedeleri, çocukları, torunları sayılan kimseler yiyemezler.    

            Adak kurbanının etini bu sayılanlar dışında kalan kimseler yiyebilirler. Şayet adak kurbanını kesen kişi bu adaktan yemiş ise fıkıhçılara göre yediği miktarın fiyatını fakirlere para olarak verecektir.

 

Alkol içerikli maddeler abdest ve namaza zarar verir mi?

     İçki içmek ayet ve hadisle haram kılınmıştır. Ama onunla temizlik yapma hususu ise mezhepler arasında tartışmalıdır. Elbiseye dökülen ya da yüze sürülen kolonya konusu da bunlardan biridir.

     Hanefi mezhebine göre kolonya ve benzeri temizlik maddelerini içmek, içki içmek gibi yasak ve haramdır.  Çünkü içinde alkol vardır. Ama bunları temizlikte kullanmak caizdir. (Tıraştan sonra yüze kolanya sürmek, kolanyalı ıslak mendil kullanmak gibi).

      Aynı şekilde ele yüze sürülen veya elbiseye dökülen kolonya veya sürülen parfümle namaz kılmak caizdir. Çünkü necis ve pis sayılmaz. Namaz kılınması halinde de bu namaz geçerlidir.

      Şafii mezhebine göre ise kolonya ve benzeri maddeler içinde alkol barındırdığından necistir. Yani pistir. Kolonya ve benzeri maddeler necis olduklarından onları içmek haram olduğu gibi onları temizlik ya da başka bir gaye için de olsa kullanmak caiz değildir.    

      Dolayısıyla Şafii mezhebine göre ele yüze ya da elbiseye dökülen kolonya, parfüm ve benzeri maddeler ile namaz kılmak caiz değildir. Kılınması halinde namaz geçersizdir. Bu namazı yeniden kılmak gerekir.

       Buna gore ıslak mendil hanefi mezhebine göre abdest ve namaza zarar vermez. Şafii mezhebine gore ise içinde alkol varsa onunla namaz kılınmaz. Kişi namaz kılmak istediğinde en azından abdestli ise elini ve yüzünü yıkamalıdır.

 

Öksüz ve yetim olan bir çocuğu evlat edinmek caiz mi?

       Hz. Peygamber yetimlerin himaye edilmesini, yetiştirilmesini, haklarının titizlikle korunmasını istemiş, bunu hakkıyla yapanların cennette, kendisiyle yan yana olacaklarını müjdelemiştir.

      Yoksullara yardım konusundaki âyetler ve hadisler ise saymakla bitmeyecek kadar çoktur.

Şu halde yoksul ailelerin çocuklarını ve himaye edecek yakınları olmayan yetimleri, hali vakti yerinde olanların yetimleri ve fakirleri himaye etmeleri, onların ihtiyaçlarını karşılamaları, yetişip iyi insan olmaları için gayret göstermeleri İslam'ın, Müslümanlardan istediği güzel işlerden ve sevaplı amellerdendir.

       Bir kimse istiyorsa ihtiyacı olan çocuklara, kendisi hayatta iken mal bağışlaması da mümkün ve caizdir. Ama bağışlama başkadır, evlatlık edinip mirasçı kılmak başkadır.

        Anası babası belli olan bir çocuğu onlardan almak, kendi soyadlarını vermek, nüfus kütüklerine kaydettirmek ve mirasçılar yapmak manasındaki "evlat edinme" ise şu sebeplerle İslam'da yasaklanmıştır:

1- Ana-babanın, çocuklar üzerindeki haklarından biri de aile ocağını tüttürmesi, ailenin adını devam ettirmesi, o ailenin bir ferdi olarak ve bu şuur içinde hak ve ödevlerini yerine getirmesidir.

2-Aile fertlerinin (akrabanın) kimlerden oluştuğu ve mirasın bunlar arasında nasıl paylaşılacağı hususları Kur'an'da ve Sünnet'te belirlenmiş, "Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır, sakın bu sınırları aşmayın" buyurulmuştur. Evlatlık mirasçı olunca bu ilâhî düzen bozulmaktadır.

3- İslam'da aile fertleri arasında mahremlik, namahremlik ilişkisi vardır; bazı yakın akraba yanında örtünme, bir yerde beraber bulunma, seyahat etme... hükümleri, daha uzak akrabaya göre farklıdır.

       Evlatlık edinilen ve eve alınan bir kız veya erkek çocuk büyüdükçe -himaye edilen bir yabancı değil de evlat olarak telakki edilirse- kadın erkek ilişkilerine ait emir ve yasaklar çiğnenecektir.

 

 

Günün Ayeti

Onlar İslâm'a girdikleri için sana minnet ediyorlar. De ki: Müslümanlığınızı benim başıma kakmayın. Bilakis sizi imana erdirdiği için Allah sizin başınıza kakar.

Hucurat 17.

 

 

Günün Hadisi

“İnsanlar iyilik yaparsa biz de iyilik yaparız, şayet zulmederlerse biz de zulmederiz, diyerek her hususta başkalarını taklit eden şahsiyetsiz kişiler olmayınız. Lâkin kendinizi, insanlar iyilik yaparsa iyilik yapmaya, kötülük yaparlarsa zulmetmemeye alıştırınız.”

(Tirmizî, Birr, 63)

 

Günün Sözü

Evdeki hesabımız bile çarşıya uymuyorken, ahiret hesabımızın vay haline.

Necip Fazıl Kısakürek

 

Günün Duası

Allah’ım bugün bize kötü ve acı bir haber ulaştırma.

 

Bunları biliyor muyuz?

Musalla nedir? 

Daha çok bayram namazları için hazırlanan, kıble tarafında mihrap veya bunun yerine dikili bir taş bulunan, üstü açık mescide; cami ve mezarlık civarında cenaze namazı kılınan yere verilen isimdir.

 

Günün Nüktesi

Duaların Kabulü Adına Bir Dua…

Hz. Sa’d b. Ebî Vakkas Hz. Peygamberin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Balığın karnında iken Hz. Zünnûn’un yaptığı dua ile dua eden hiçbir müslüman yoktur ki Allah ona icabet etmiş olmasın.

O dua şu idi:

“Ya Rabbî! Senden başka hiçbir ilah yoktur.

 Sübhânsın, bütün noksanlardan münezzeh ve yücesin!

Doğrusu kendime zulmettim, yazık ettim. Merhamet ve affını bekliyorum Rabbim!”

YORUM EKLE