banner6

Ahiret hayatı ebedi mi?

İnsan için şüphesiz iki hayat söz konusudur. Birincisi dünya, ikincisi ahiret hayatıdır. Dünya hayatı ruhun bedene girmesi ile başlar. Ölümle noktalanır. Ahiret hayatı da iki aşamadan meydana gelir. Ölümle başlayıp dirilişe kadar süren kabir hayatı ve dirilişten sonra sonsuza kadar devam eden ebedi hayattır.

           Yani dirilişten sonra insanlar hesabı verdikten sonra cennete veya cehenneme gidecekler ve burası onlar için artık sonsuz mekan olacaktır. Nitekim Kur'an-ı Kerim ahiret hayatının sonsuz olduğunu çeşitli ayetlerle ifade etmiştir. Bu ayet de sadece onlardan bir tanesidir.  "İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdeler. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızk verildiğinde, Bu daha önce bize verilen rızk diyecekler. Hâlbuki bu rızk onlara benzer olarak verilmiştir. Onlar için ortada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır. (Bakara, 2/25)

         Bu ayetten de anlıyoruz ki ahret hayatı Müslüman için de kafir için de sonsuzdur.

 

Balık yumurtası yemek caiz mi?

       Allah, suda yaşayan hayvanların helal olduğunu Kur’an-ı Kerim’de bildirmektedir. “Deniz avı ve onun yiyeceği size de, yolculara da bir geçimlik olarak helal kılınmıştır…” (Maide, 5/96)

      Sevgili Peygamberimiz de bu hususta “Denizin suyu temiz; ölüsü de helâldir.” (Muvatta, Tahâret, 12) buyurmaktadır.

      Buna göre balık ve yumurtası dinen helaldir yenilmesi de caizdir.  

Allah’ın zaman ve mekândan münezzeh olması ne demektir?

Allah’ın bir takım sıfatları vardır. Bu sıfatlar, onun yaratılmışlardan farklı olduğunu gösterir. Zamandan ve mekandan münezzeh olması da bu sıfatlardandır.

Allah’ın zaman ve mekândan münezzeh olması, hiçbir şekilde zaman ve mekânla ilişkilendirilmemesi demektir. Çünkü zaman ve mekân yaratılmıştır Allah ise tek yaratıcıdır.

            Onun için Allah yaratılmışların özelliklerden münezzeh yani uzaktır. Zamanı ve mekânı yaratan Allah’tır ancak o yaratılmamıştır. Çünkü o ezeli ve ebedidir.

 

Unutularak kılınmayan namazların bir günahı var mı?

Unutularak kılınmayan namazların kılınmadığından dolayı bir günahı yoktur. Ancak bu nazmın en yakın zamanda kaza edilmesi gerekir. Zira herhangi bir sebeple vaktinde kılınmayan ve böylece yükümlünün zimmetine borç olarak geçmiş bulunan namazların bir tek ödeme yolu vardır, o da kılamadığımız namazları kılmaktır. Yani kaza etmektir. Bundan başka namazın zimmetten düşürülmesi için bir yol yoktur.

            Dolayısıyla hangi sebeple kazaya kalmış olursa olsun vaktinde kılınmamış bir namazın borcundan kurtulmak için illaki onu kaza etmek gerekir. Fidye veya para vermek ya da başkasına kıldırmak şekli ile bu namaz borcu ödenmez. 

 

Günün Ayeti

(Ey insanlar!) Sizin yaratılmanız ve öldükten sonra tekrar diriltilmeniz ancak bir tek insanı yaratmak ve diriltmek gibidir. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Lokman, 31/28.

 

Günün Hadisi

Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası."

(İbn Mâce, “Dua”, 11)

 

 Günün Sözü

Güven iyidir, kontrol daha da iyidir.

Alman Atasözü

 

Günün Duası

Allah’ım bugün bizi bela, musibet ve acı haberler ile imtihan etme.

 

Bunları biliyor muyuz?

Fırka-i Nâciye nedir?

Kurtuluş fırkası, cehennem'den kurtulacağı bildirilen fırka, İslâm dinînde doğru itikat üzere olanlar. Peygamber efendimiz ve Ashabının ve bu büyüklere tâbi olan ehl-i sünnet âlimlerinin yolunda bulunanlar demektir.

 

Günün Nüktesi

Maneviyat ab-ı hayatından içmek…

   İmam-ı Şibli, kendi irşadına sebep olan bir olayı şöyle anlatır:

- Bir gün, akan bir nehrin kenarında şaşkın şaşkın bekleyen bir köpek gördüm.

   Köpek, kuruyan ağzından dilini sarkıtmış, nefes nefese suya bakıyor, fakat ondan bir yudum su içmeye de cesaret edemiyordu.

   Meğer ne zaman suya eğilse, suyun içinde kendi aksini görüyor, başka bir köpek zannıyla korkudan geri çekiliyordu.

   Nihayet bu işin, bir netice getirmeyeceğini anlayınca birden kendini suyun içine attı. O kendini atınca, tehdit eden aksi de ortadan kaybolduğu için, kana kana sudan içti.

    Köpeğin bu halinden ibret aldım. Çünkü benim nefsim, daima beni tehdit ediyor, maneviyat ab-ı hayatından içmemi önlüyordu.

    Birden, ona aynı olan arzu ve heves perdelerini yırttım, işte o zaman, karşımdan kayboldu.

 Ve ben, iman ve İslam yolunda maneviyat ab-ı hayatından doya doya içmeye muvaffak oldum. Nefsimle olan mücadele imtihanını kazandım.

YORUM EKLE