Anne de baba gibi çocukların nafakalarından sorumlu mudur?


      Kız olsun erkek olsun, çocukların nafakalarını temin babanın görevidir. Annenin bu konuda bir sorumluluğu yoktur. Babanın yokluğunda çocukları geçindirme görevi babanın babasına, o da yoksa diğer akrabaya düşer.

      Baba küçük çocuklarına, çalışıp kazanacakları çağa gelinceye kadar bakmağa mecburdur. Çocuklar için belirlenecek nafakalar, onların yaşlarına ve babalarının servetine uygun ve yeterli miktarda olmalıdır.

      Kız evladın, kendine yetecek malı yok ve evli de değilse nafakası babasına aittir. İster bakire olsun isterse dul olsun, fark etmez. Evladın öğrenim masrafları babaya aittir.

 

Ölen kimsenin cenaze namazı iki kez kılınabilir mi?

            Vefat eden kimsenin cenaze namazını kılmak farz-ı kifâyedir. Yani bir kaç kişinin kılması diğer Müslümanlar üzerinden sorumluluğu düşürür.Müslüman bir kimse vefat ettiğinde onun mazını kılmak gerekir. Bu namaz kılan için farzı kifaye, namazı kılınan ölü içinse bir duadır.  

            Hanefi mezhebine göre, cenaze namazı bir defa kılınır. Cenaze namazını ikinci  defa kılmak mekruhtur.

            Şafii mezhebine göre ise, vefat etmiş bir kimsenin cenaze namazına yetişmemiş ya da hazır bulunamamış bir kimsenin kılınmış olsa bile tekrar cenaze namazını kılmasında bir sakınca yoktur.

            Örneğin Ankara'da vefat eden birinin cenaze namazı Ankara'da kılınsa sonra cenaze memleketine getirilse kılınan namaza katılamamış olanlar namazı kılabilirler.

 

Geçici bir niyetle kıyılan nikah geçerli olur mu?

        İslam dini, evliliğin devamlı olmak üzere kurulmasını öngörmüş ve akdin sıhhati için bunu şart koşmuştur. Bu itibarla, evden uzak olmak, yolculuğa çıkmak gibi çeşitli mazeretlerle geçici veya belli bir zaman için kıyılan nikah batıldır.

      Bu bağlamda, geçici nikahın ücret karşılığında yapılması anlamına gelen mut'a nikahı ise, kesinlikle caiz değildir. Çünkü mut'a nikahı, bir ücret karşılığında belirli bir süre için nikahlanmaya denir.

      İslam’ın Arap yarımadasında ilk yayılmaya başladığı dönemde caiz olan mut'a nikahı müminin suresinin 6. ve 7. ayetlerinin inmesiyle haram kılınmıştır. Bu ayetler "övülmeye layık olan müminlerin eşleri dışındakilerden mahrem yerlerini korudukları ifade edilmektedir."

      Ayrıca mut'a nikahı ile evlenen kadın, erkeğin hanımı sayılmaz. Zira bu kadınla erkek arasında miras ilişkisi bulunmamakta, boşanma veya fesh söz konusu olmadan nikah sona ermektedir.

      Hz. Peygamber de mut'a evliliği konusunda şöyle buyurmaktadır: "Ben sizin kadınlarla mut'a nikahıyla evlenmenize izin vermiştim. Ancak Allah, mut'a nikahı ile evlenmeyi kıyamet gününe kadar haram kılmıştır.”

       İslam dininin fıkhına göre haram olan mut'a nikahı, evlilik müessesesini, kadının onur ve itibarını da zedelemekte olup, İslam’ın temel ilke ve amaçlarına da aykırıdır. Bundan dolayı da geçici bir niyetle kıyılan nikah geçersizdir.

 

 

Günün Ayeti

“Allah’dan korkan kimseler, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah iyilik edenleri sever.”

Âl-i İmrân, 3/134.

 

Günün Hadisi

"Kim: 'Rab olarak Allah'ı, din olarak İslâm'ı, Resûl olarak Hz. Muhammed'i seçtim derse cennet ona vâcip olur".

Ebu Dâvud, "Salât", 361

 

Günün Sözü

Bir insanın bu dünyadaki zenginliği bu dünyada yaptığı iyilikleridir.

 

Günün Duası

Allah’ım bugün maddi ve manevi hiçbir emeğimizi boşa götürme.

 

Bunları biliyor muyuz?

Ehl-i Keşf Nedir?

His ve akılla anlaşılamayan şeylerin, kalbine doğduğu veli zatlar.

 

Günün Nüktesi

Müslüman olmanın mükafatı...

Ebu Sa'îd der ki; Hz. Peygamber şöyle buyurdular:

"Bir kul İslâm'a girer ve bunda samimi olursa, daha önce yaptığı bütün hayırları Allah, lehine yazar, işlemiş olduğu bütün şerleri de affeder.

Müslüman olduktan sonra yaptıkları da şu şekilde muamele görür:

Yaptığı her hayır için en az on misli olmak üzere yedi yüz misline kadar sevap yazılır. İşlediği her bir şer için de, -Allah affetmediği takdirde- bir günah yazılır."

Buharî, "İman", 31.

YORUM EKLE