Arızalı bir malı satmak caiz mi?

         Ticarette malın arızasını veya kusurunu söylememek aldatmaktır. Aldatmak ise dinen uygun değildir. Nitekim sevgili Peygamberimiz bu hususta bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır:” Bizi aldatan bizden değildir"

            Buna göre bir malı satarken, satılan malın bir arızası veya kusuru varsa o kusura söylememek bir aldatmadır. Böyle bir aldatma ise dinen kul hakkı ve günahtır. Kul hakkı ise affedilmeyen günahlardan birisidir.

Dolayısıyla kişi sattığı malda bir atıp, kusur, kırık, özür varsa sattığı kişiye söylemelidir. Söylemeden satarsa satıcı günaha girer müşterinin de malı geri iade etme hakkı olur.

 

Hz. Peygamber döneminde Mevlid-i Şerif var mıydı?

            Mevlid, Hz. Peygamber ve sahibiler döneminde yoktu. Mevlid okuma alışkanlığı Fatımiler döneminde Peygamberden 600 sene sonra Müslümanlar arasında yayılmaya başlamış, günümüze kadar da İslam dünyasında yaygınlık kazanarak gelmiştir.

Peygamberimizin doğumunu anlatan mevlit, önceleri Hz. peygamberin doğum yıldönümünü kutlamak maksadıyla okunurdu. Daha sonra kadir, miraç, regaip gecelerinde veya sünnet ve evlenme... gibi merasimler vesilesiyle okunmaya başlanmış ve günümüze kadar da gelmiştir.  

 

Haram para ile yapılan hayrın sevabı olur mu?

            İslamiyet her zaman kişinin rızkını aramasını ve bu rızkı ararken de rızkı verenin rızasına uygun aramasını emretmektedir. Yani meşru çerçevede rızkını aramasını istemektedir.

            Durum bu olmakla beraber kul bazen çerçeveyi ihlal etmekte ve dinen hoş olmayan davranışların içine girmekte, haram bir işe girişebilmektedir. Haram kazanç da bunlardan biridir.

            Allah’ın yasakladığı işlerden elde edilen kazanç haramdır. Haram yolla kazanılan para ile yapılan hayrın sevabı olmaz. Ancak yine de onu sevap beklemeden fakirlere vermek daha uygundur.

 

Korsan bir malı satmak caiz mi?

     İslam dini, emeğe büyük önem vermiştir. Nitekim evrensel kitap Kur'an-ı Kerim de İnsan için ancak çalıştığı vardır.” Şeklinde buyrulmaktadır. 

     Söz konusu bu ayette emeğin, çalışmanın, kazanmanın önemi ortaya konmaktadır. Bir malın, kitabın veya CD’ nin korsan olarak üretilip piyasaya sürülmesi emeğe saygısızlık ve gayr-i ahlakidir.

      İzin almadan bir malı, kitabı veya CD’ yi üretmekte, bunları satın almakta kul hakkını ihlal etmek demektir. Kul hakkı da Allah'ın affetmediği bir hak olduğuna göre her zaman ve şartta ve her alanda bu haktan uzak durmamız lazım. Dolayısıyla korsan bir malı satmak da satın almak da uygun değildir.

 

Günün Ayeti

"Biz, bir imtihan olmak üzere sizi, şer ve hayırlarla sınamaktayız... Ve ancak Bize döndürüleceksiniz sonunda!"

Enbiya, 21/35.

 

Günün Hadisi

Zenginlik mal çokluğundan değildir. Ancak gerçek zenginlik gönül ve nefis zenginliğindendir.

Müslim, “Zekat,” 120.

 

Günün Sözü

Ne etrafınızı kıracak kadar sert, ne de karşınızdakilere cesaret verecek kadar yumuşak olunuz.

Sadi

 

Günün Duası

Allah’ım bugün maddi ve manevi hiçbir emeğimizi boşa götürme.

 

Bunları biliyor muyuz?

Sebeb-i Nüzûl Nedir?

Kur'ân-ı kerîm ayet ve surelerinin nüzûl (inme) sebebi demektir.

 

Günün Nüktesi

Bu soruyu şoförüm bile bilir…

Einstein konferanslarına hep özel şoförü ile gidermiş. Yine bir konferansa gitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförü Einstein’a;

“Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve neredeyse söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum”

demiş.

 Einstein gülümseyerek ona bir teklifte bulunmuş:

“Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar… O halde bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen konuş, ben de arka sırada seni dinlerim.”

Şoför, gerçekten çok şahane ve başarılı bir konuşma yapmış ve sorulan bütün soruları doğru cevaplamış. Tam yerine oturacağı sırada konu hakkında bilgili, azıcık da ukala bir profesör, o güne kadar konferansta sorulmamış ağır bir fizik sorusu sormuş. Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp:

“Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok garip”

Demiş. Sonra da salonun arkasında oturan Einstein’ı işaret ederek şöyle devam etmiş:

“Şimdi size arka sırada oturan şoförümü çağıracağım ve sorduğunuz soruyu, göreceksiniz, o bile cevaplayacak.”

YORUM EKLE