Arızalı bir malı satmak caiz mi?

       Ticarette malın arızasını veya kusurunu söylememek aldatmaktır. Aldatmak ise dinen uygun değildir. Nitekim sevgili Peygamberimiz bu hususta bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır:” Bizi aldatan bizden değildir"

            Buna göre bir malı satarken, satılan malın bir arızası veya kusuru varsa o kusura söylememek bir aldatmadır. Böyle bir aldatma ise dinen kul hakkı ve günahtır. Kul hakkı ise affedilmeyen günahlardan birisidir.

Dolayısıyla kişi sattığı malda bir atıp, kusur, kırık, özür varsa sattığı kişiye söylemelidir. Söylemeden satarsa satıcı günaha girer müşterinin de malı geri iade etme hakkı olur.

 

Ölü yemeğinin İslam’da yeri var mı?

     İslâm’da, Peygamber Efendimizin sünnetinde ve İslâm âlimlerinin tatbikatında “ölünün yedinci, kırkıncı, elli ikinci gecesi” gibi bir âdet ve ibadet şekli yoktur. 

     Bu yemek ya da anma diğer kültür ve inançlardan Müslümanların hayatına sokulmuş bir adettir. Bu yemeğin İslam’da yeri olmamakla beraber her zaman ve her gün ölülerimiz için yemek verebilir. Mevlitler dualar, Kur’an-ı Kerim okunabilir. Ancak bunu belli bir güne hasretmek doğru değildir.

    Bu okuduklarımız onların ruhunu serinletecek, kabirlerini nurlandıracak,  varsa üzerlerindeki kabir azabını hafifletecektir diye temenni ederiz.

 

At yarışından para kazanmak caiz mi?

       At yarışı oynamak kumar ve şans oyunları gibi kumar olan oyunlardandır. Bu nedenle zengin fakir fark etmeksizin ister kazanmak için isterse zevkine oynamak için olsun at yarışı oynamak haramdır.

      Her ne kadar at binmek mubah ve sevap olsa da bahis söz konusu olunca, iş oyuna dönünce kumar olmaktadır. Bu nedenle at yarışı oyunları da haramdır. At yarışı haram olunca ondan kazanılan para da haram para olmaktadır.

 

Kişi mirasçıları dışında kurumlara veya kişilere malını bağışlayabilir mi?

         Bir insan malının üçte birini ister mirasçılarına isterse mirasçısı olmayan başka kişilere bağışlayabilir veya vasiyet edebilir. Yalnız mirasçılarından bazılarına yapmış olduğu vasiyetin yerine getirilmesi, diğer mirasçıların iznine tabidir. Çünkü Allah Resulü bir hadis-i şeriflerinde "varise vasiyet yoktur. Allah her hak sahibine hakkını vermiştir" buyurmuştur.

            Bu hadisten hareketle Hanefi fukahası varise yapılan vasiyetin yerine getirilmesini, sair varislerin iznine bağlamıştır. Fakat kişi hayatta iken varisine veya başkalarına malının üçte birini de, hepsini de bağışlayabilir.

            Öte yandan Allah Resulü, malının hepsini Allah yolunda infak etmek için kendinden izin isteyen Sa'd b. Ebi Vakkas'a "madem istiyorsun üçte biri yeter hatta o bile çok. Vereseni zengin bırakman, insanlara el-avuç açıp dilenen dilenciler olarak bırakmandan daha hayırlıdır" demiştir. 

Buna göre kişi malını çocukları dışında kurum veya kişilere bağışlayabilir. Ancak çocuklarını da ihmal etmeden ya da gönüllerini kırmadan yapması daha uygundur.

 

Günün Ayeti

"Kötülük ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayınız."

Mâide, 5/2.

 

Günün Hadisi

“En cimri insan benim adım anıldığında bana Salât-ü Selam getirmeyendir”

Tirmizi, “Daavât,” 110.

 

Günün Sözü

Bir insanın bu dünyadaki zenginliği bu dünyada yaptığı iyilikleridir.

 

Günün Duası

Allahım günümüzü hayırlı ve bereketli eyle.

 

Bunları Biliyor muyuz?

Münafık Kime Denir?

 Kalben inanmadığı halde, dili ile mümin olduğunu söyleyen kimsedir.

 

Günün Nüktesi

Hataları sildiren ve Dereceleri yükselten…

Ebû Hüreyre anlatıyor: "Resûlullah buyurdular ki:

"Allah'ın hataları silmeye ve dereceleri yükseltmeye vesile kıldığı şeyleri size söyleyeyim mi?"

"Evet, ey Allah'ın Resulü, söyleyin!" dediler.

Bunun üzerine saydı:

Zahmetine rağmen abdesti tam almak.

Mescide çok adım atmak

Bir namazdan sonra diğer namazı beklemek.

(Müslim, “Tahâret,”  41.)

YORUM EKLE