banner6

ATATÜRK VE EĞİTİM,ÖĞRETMEN

     Dünyadaki gelişmiş ülkeler incelendiğinde, gelişmişliğin eğitimle doğru orantılı olduğu görülecektir. Teknoloji, eğitim düzeyi yüksek ülkelerde ileri bir düzeye gelmiştir. Bu ülkelerde bilimin getirdiği refah seviyesi toplumun tüm kesimlerine genellikle adaletli bir şekilde dağıtılmıştır.

Cumhuriyetin kurulmasından Atatürk’ün ölümüne kadar olan sürede büyük önder; ülkenin kalkınmasının bilimle, akılla olacağını ve bunun en büyük savunucularının da öğretmenler olduğunu vurgulamıştır. Çağdaş eğitimin tüm ülkeye yayılması için büyük mücadeleler vermiştir.

Çağdaş eğitim nedir? Çağdaş eğitim bilimsel temellere dayanmaktır, eleştirmek, sorgulamaktır. Türk milletinin maddi, manevi değerlerine saygı duymaktır. Düşünmeyi öğrenmektir.

Yıllardır ezber sistemiyle öğrenciler düşünmekten ziyade ezberlenmeye odaklanmışlardır. Biz öğretmenlerin ilk başta öğrencilere düşünmeyi öğretmemiz gerekir. Öğrenci bir soru karşısında analiz yapabilmeli, kendi mantığını kullanarak sonuca ulaşabilmeli, alternatifler yaratabilmelidir. Bu da ancak düşünmeyle gerçekleşir.

Eğitim sistemimizde olması gereken niteliklerden biri de sorgulayan bir öğrenci profilidir. Söylenen her şeyin doğru olduğu anlayış ve kültürüyle yetiştirilen çocuklar sorgulama yapamazlar. İnsan ancak çapraz sorgulamalar yaparak gerçeğe ulaşabilir.

Eğitimde en önemli eksiklerimizden biri de eleştiriden yoksun olmamızdır.”Eleştirel düşünce yaşama 360 dereceden bakabilmektir”sözü bize her şeyi anlatmaktadır. Eleştirinin olmadığı yerde ilerleme de olmaz. Eleştiri, insana doğruyu ve yanlışı gösterir. Öğrencilerimizi sınıfta eleştirel düşünce felsefesi doğrultusunda yetiştirmeliyiz.

Atatürk’ün sadece sözlerini söyleyerek bir yere varamayız. Önemli olan onun ilkeleri doğrultusunda çağdaş bir eğitimi çocuklarımıza nasıl verebiliriz buna kafa yormalıyız.

Dünyanın birçok ülkesinde çeşitli eğitim modelleri vardır ve bu modeller çoğu ülkelerde uygulanmaktadır. Bizde neden bir “Türk Eğitim Modeli” diye bir model yoktur? Başka ülkelerin eğitim modellerini taklit edeceğimize bunu düşünmeliyiz.”Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”diyen bir lider bize açıkça yol göstermektedir zira.

Yine başka bir eksikliğimiz de kendimize olan özgüvenimizin olmamasıdır. Bize hep Avrupa’yı övmüşler; kendimizin yaptığına güvenmiyoruz ama Avrupalıların, Amerikalıların yaptığına güveniyoruz. Bizim çocuklarımıza vermemiz gereken en önemli karakter özelliklerinden biri de özgüven olmalıdır. Bir Türk çocuğunun her şeyi başarabileceği inancını onlara aşılamamız gerekir.

Atatürk hasta yatağında “Beni Türk Hekimlerine Emanet Ediniz.” derken bile Türk hekimlerine güvenip inanmıştır. O her zaman Türk milletinin diğer milletlerden eksik bir yönünün olmadığını bilakis üstün yanları olduğunu söylemiştir. Türk Tarih Kurumunu ve Türk Dil Kurumunu kurarken de tek amacı binlerce yıllık bir kültür birikimine sahip Türk Milletinin tarihi ve kültürel zenginliklerinin ortaya çıkartılmasını sağlamaktır. Biz öğretmenlerin de çocuklarımıza bunları öğretmesi gerekir.

Öğretmenler insan mühendisleridir. Bir inşaat mühendisi bir apartmanı inşa ederken nasıl ki zemin etüdü yapıp; planlarını, kullanacağı kaliteli malzemelerle inşaatın sağlam olmasını düşünüyorsa, bizim de bir mühendis gibi düşünmemiz gerekir. Biliyoruz ki bir inşaat sağlam temellere dayanmadığı zaman en küçük bir depremde bile yerle bir olur. Bizim de okul öncesinden başlamak üzere eğitimimizi sağlam temellere oturtmamız gerekir. Aksi takdirde toplumsal çöküş kaçınılmaz olur.

Bir öğretmen her davranışıyla öğrencilerine örnek olmalıdır. Zira çocuğun beyni gözündedir, ne görürse onu yapar. Yetiştireceğimiz nesil toplumsal değerlerini de iyi bilmelidir. Kültürüne yozlaşan çocuklar başka toplumların oyuncağı olur. Türk çocuklarının ruhunda bitmeyen bir ışık hazinesi vardır. Biz öğretmenlerin yapması gereken ise yaparak-yaşayarak bir öğrenme ortamı hazırlayıp, onları yaratıcı eğitimle geleceğe hazırlamaktır.

Çocuklarımıza vermemiz gereken bir diğer özellik de çevre eğitimidir. Çevresine saygılı çocuklar ülkemizin geleceğini kurtaracaklardır.1930’lı yıllarda Ankara da “Atatürk Orman Çiftliği”ni kuran ulu önder bu konuda da bizlere örnek olmuştur. Gerektiğinde çocuklarımızla ormanda, doğada eğitim yapabilmeliyiz.

Genel eğitimden ziyade mesleki eğitime yönelmeliyiz. Ancak; bir çiftçi sebze meyve yetiştirecekse ona bunun sırlarını öğretmemiz gerekiyor. Toplumdaki herkesi doktor hakim yapacak halimiz yok. İnsanın yaptığı işin ne olursa olsun, saygı gösterilmesi gerektiği anlayışını, bu topluma ve çocuklarımıza öğretmemiz gerekiyor.

Sonuç olarak tüm bunları yapabilmemiz için Atatürk’ün şu sözünü hiç unutmamız gerekiyor:

“Tek bir şeye ihtiyacımız var o da çalışkan olmak. Vatanını en çok seven görevini iyi yapandır.”

Sağlıcakla kalın.

YORUM EKLE
YORUMLAR
EMİN DOĞAN
EMİN DOĞAN - 3 ay Önce

Değerli Okurlarım,
Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ediyorum. Sizlerden gelen dönütler bende daha fazla yazma azmi oluşturuyor. İyi ki varsınız.

Metin Kalım
Metin Kalım - 3 ay Önce

Hocam tespitleriniz çok doğru aklınıza kaleminize sağlık. Saygılar

ibrahim sağlam
ibrahim sağlam - 3 ay Önce

yüreğinize sağlık Emin bey... tespitler yorumlar çok doğru...

Fatma yıldız
Fatma yıldız - 3 ay Önce

Emin hocam çok güzel anlatmışsınız

Fethiye gardiyanoglu
Fethiye gardiyanoglu - 3 ay Önce

Emeğinize, yüreğinize, kaleminize sağlık hocam. Ulu önder Atatürk' ü anlamak demek sadece fikirlerini onaylamak demek değildir. Onu yaşatacak ve gerçekten saygıyla yolundan ilerlemek demek öncelikle çalışmak demek çok çalışmak. Geçenlerde bir öğrencim yemek masasında yemek yerken bana Atatürk ne demek? öğretmenim dediğin de ona sen demek, çocuk demek diyerek cevap vermiştim. Ben mi dediğinde evet Atatürk çocukları çok severdi, çocukları çok önemserdi dediğimde ben dedi ve çok hoşuna gitti. Çok güzel anlatmışsınız. Teşekkürler

Mitat Özarslan
Mitat Özarslan - 3 ay Önce

Ağzına sağlık sn. hocam,
Anlayan için Harika bir yazı olmuş

Soner Kesme
Soner Kesme - 3 ay Önce

Her şeyin başı eğitimden geçer. Öğretmenlerimizin ellerinden saygıyla öpüyorum

Orhan altun
Orhan altun - 3 ay Önce

İşte her zamanki gibi farklı düşünen farklı yaşayan bir kişilik olarak Adana camiasındaki yerin O daima aşikardır. Anca yaklaşık 30.000 Öğretmenin olduğu bir şehri Adanamızı bir masal veya bir kültür şehri haline getirmek için maalesef çok şey verdik diyemem. Bundan dolayı da sürekli yazıyor olman güzel bir vasıf ve de bundan dolayı seninle gurur duyuyoruz