Balıkçılar Cumhurbaşkanı’ndan yardım istedi

Bayram BULUT



ADANA (İLKHABER)-Türkiye genelinde dil balığına av yasağı, lagos balığına ise 4 yıl süreli av yasağı getirilmesine balıkçılardan tepki geldi. Balıkçılar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek yaşadıkları bu büyük soruna çözüm getirmesini istedi.



Karataşlı balıkçılar getirilen av yasağının kendilerini mağdur ettiğini belirtti. Yasaklanan balıkların göç yoluyla gelen balıklar olduğunu ileri süren Karataşlı balıkçılar, uluslar arası sınırlarda kendileri çalışamazken, 12 mil ötede diğer ülkelerin balıkçılarının avlandıklarını savundu. Yaşadıkları bu sıkıntıyı yerel mercilere bildirdiklerini ancak bir çözüm bulamadıklarını aktaran Karataşlı balıkçılar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, sorunlarına çözüm bulunmasını istediler.



Karataşlı Balıkçı Güney Şaş, diğer ülke balıkçılarının balıklarını tutmalarını izlemekle yetindiklerini kaydederek, “12 mil olarak adlandırdığımız uluslar arası sınırlarımızda biz çalışamazken, diğer yabancı tekneler bize yasak olan bütün balıkları avlıyorlar. Biz sadece kendilerine bakmakla yetiniyoruz. Bu durumda artık teknelerimizi limandan sökemez hale geldik. Acilen bu çaresizliğimize bir çare olmasını istiyoruz.” dedi.



Bu yasağa anlam veremediklerini dile getiren Güney Şaş, “Uçsuz bucaksız bir denizimiz var. Bu denizimizde anlam veremediğimiz bir yasaklama oldu. Avlanması yasaklanacak en son balıklardan bir tanesi lagos ve dil balığıdır. Çeşitli metrajlarda teknelerimiz var sorun hep aynı. Bu dönem 15 Eylül gecesi bir hevesle balığa çıkıldı. Ama yasakları öğrendiğimiz zaman hepimiz şok olduk. Bizi çalışamaz hale getirdiler. Buradan devletin tüm yetkili mercilerine Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Başbakan Binali Yıldırım’a, tüm yetkililere sesleniyoruz. Çaresizliğimize bir çare bulsunlar. Acilen bizim bu sorunumuza çözüm bulmalarını istiyoruz. Kullandığımız malzemelere zam geldi. Ama bize o balığı yakalamayacaksınız, bu balığı yakalayamayacaksınız diyerek, bize sıkıntılar çıkarttılar. 12 mil olarak adlandırdığımız uluslar arası sınırlarımızda biz çalışamazken diğer yabancı tekneler bize yasak olan bütün balıkları avlıyorlar. Biz sadece kendilerine bakmakla yetiniyoruz. Bu durumda artık teknelerimizi limandan sökemez hale geldik. Acilen bu çaresizliğimize bir çare olmasını istiyoruz.” diye konuştu.



Şaş sözlerini şöyle sonlandırdı; “Geçtiğimiz yıllarda İskenderun Körfezlerinde karadan 2 mil sınırlaması vardı, çalışabiliyorduk. Bu yıl bunu 3 mile çıkarttılar ve bütün motorları Mersin önüne yığmaya çalıştılar. Mersin’in önüne girdiğimiz zaman araziler açık alan bize yetmiyor. Bunun tekrar 2 mile düşürülmesini istiyoruz. Aksi takdirde körfez balıkçılığı tüm balıkçılığı bitirecektir.”



Balıkçılardan Sadullah Akın ise, lagos ve dil balığına gelen av yasağıyla birlikte perişan duruma geldiklerini anlattı. Milyonlarca insanın ekmeği söz konusu olduğunu kaydeden Akın, “Balıkçılıktan başka geliri olmayan insanlarız biz. Korumalı avcılığı biz de seviyoruz. Genel yasaklara sözümüz yok ama bu sonradan çıkan yasaklar bizi tamamen bitirdi. Evimize çoluk çocuğumuza ekmek götüremiyoruz. Bitirdiler bizi tamamen mesleğimizden men ettiler. Elimizi, kolumuzu bağladılar. Ne yapalım bilmiyoruz. Sesimizi duyurmak istiyoruz. Milyonlarca insan sahipsiz kaldı.” ifadelerini kullandı.



Balıkçı Nevzat Gayır’da sıkıntılarının başında lagos ve dil balığı yasaklarının geldiğini anlattı. Gayır, “Burada yaşadığımız sıkıntılar tabiî ki yasaklar. Bu yasaklar tüm balıkçıları olumsuz etkiliyor. Burada tuğumuz balıklar zaten göç balıkları hep. Diğer ülkelere ait denizlerden göç yoluyla geliyor. Yakalarsan yakalarsın, yakalamazsan zaten geri başka yerlere giderler. Yasaklarla beraber Akdeniz’e gelen lagoslar ve dil balıkları yakalanmadığı için başka ülkelerin sınırlarına geri gidecekler. “ diye konuştu.



Yasakların kendilerini olumsuz etkilediğini belirten Balıkçı Süleyman Çatalbaş ise, “Burada çok ciddi bir sıkıntımız var. Lagoslar küçük balık değil 8 -10 kilo gelen balıklar. Eğer bu balıkları tutmamız yasaklanıyorsa, herkes balıkçılığı bıraksın ve teknelerimizi de devredelim. Hepimizin ekmeği şuanda kesilmiş durumda. Dil balığına gelince zaten 3 aylık bir mevsimi var. 3 ayda yakaladın yakaladın yoksa bulamazsın. Zaten fırtınalardan dolayı çalışamıyoruz. Şuanda tüm arkadaşlarımız perişan durumda. Burada herkes ilk okul mezunu açıkçası. Başımızda bilir kişi yok. Bizim yakaladığımız balıkları kabzımalar deftere yazmamışlar vergiye tabir etmemişler bu nedenle yasakladılar.” şeklinde konuştu.







Yasağa bir çare getirilmesini isteyen Balıkçılardan Engin Güç, “2-3 ay tutuyoruz biz bu dil balığını. Sen yasak ettin biz ne tutacağız. Denize çıkamıyoruz. Denize çıkamayınca neyle geçindireceğiz çocuklarımızı. Destekleme yok. Tamam sen bunu yasak ettin ama bunun karşılığını vermek zorundasın. Vermezsen biz nasıl geçineceğiz. Vermezsen biz kaçak yollarla çıktığımız zaman olur mu? Herkes yasağı delerse olmaz. Bunun bir çaresi olması lazım. Dil balığı göç balığıdır. Lagos göç balığıdır. Bunu tutmadığımız zaman göç yoluyla geri gidecektir. Üniversitede ki hocalar bunları kendi kafalarına göre yazıp çiziyorlar. Uygulamalı bir şey yapmıyorlar. Uygulamalı yapmış olsalar ben hak vereceğim. Tamam diyeceğiz siz haklısınız. Biz tutamıyoruz ama ithal olarak ülkeye getirilip satılıyor. Sıkıntı çekiyoruz. Tüccara kabzımala göre bir şey yok. Peki biz ne yapacağız.” dedi.



Çok zor durumda olduklarını işaret eden Ahmet Kürü, şöyle konuştu; “Biz bu mevsimlere göre balığa çıktığımızdan o balık çıkacak diye ağlarımıza çok para yatırıyorduk. Şuanda herkes ağ yapmıştı. En düşük ağ maliyeti 300 TL. Ağları sat satamazsın. Gerçektende biz hakkımızı istiyoruz. Biz sahipsiziz. Çok zor durumdayız. Bu sorunun çözülmesini istiyoruz. Sebebi olmayan bir yasak katıldı.”

YORUM EKLE