Belli bir amaç için vasiyet edilen paranın başka bir amaçla kullanılması caiz midir?


     Yapılan vasiyet, hac, zekat ve keffaretler gibi Allah’a karşı olan bir borç için yapılmış vacip bir vasiyet ise bu vasiyetin aynıyla yerine getirilmesi gerekir.
     Bu amaçla bırakılmış mal başka bir yere harcanamaz. Vasiyet, dinen meşru olmayan şeyler için yapılmışsa bu vasiyet geçerli olmaz. Bunlar için bırakılmış mallar diğer mallar gibi mirasçılara dağıtılır veya mirasçılar isterlerse bu malı hayır yollarına sarf ederler.
    Vasiyet edenin koyduğu şartlar şariin koyduğu şartlar gibi kabul edildiğinden, muayyen bir hayır için vasiyet edilen mal, vasiyet edilen yere harcanmalıdır. Ancak belirlenen yere malı harcamak mümkün olmazsa vasiyet edilen amaca en uygun yere sarf edilir.
 
Hasta olan oğlum iyileşirse kurban keseceğim diyen kimse bu adağın etinden yiyebilir mi?
     Bu bir adaktır şart yerine gelirse kesilmesi vacip hale gelir. Yani çocuk memur olursa bu adak kesilmek zorundadır. Ancak adak yapan kimse, adadığı hayvanın etinden yiyemez. Etin tamamını dağıtması gerekir. Şayet bir miktar yemiş olursa, yediği etin kıymetini fakirlere para olarak vermesi gerekir
    Adak yapan, adadığı hayvanın etini, fakir olsalar bile, usul ve füruna ve geçimi üzerine bağlanmış bulunanlara yediremez. Usul, ana ve baba tarafından yükselen soya denir. Füru, evlatlardan aşağı inen soylara denir.
 
Şahmeran duası diye bir dua var mı?
      İnancımızda yapılan bütün dualar güzel ve faydalıdır. Aynı şekilde gerek Kur’an-ı Kerim’de gerekse hadisi şeriflerde çeşitli konularla ilgili dualar söz konusudur. Ancak bu iki kaynakta da  şahmeran duası diye bir dua yoktur.
 
Güneşin batımına çok az bir zaman kala ikindi namazı kılınsa geçerli olur mu?
      İkindi namazının son vakti güneşin batışından hemen öncesidir. Ancak mazeret yoksa bu ana kadar geciktirmemek gerekir. Zira Hz. Peygamberin ifadesi ile: “En hayırlı amel vaktinde kılınan namazdır.”
    Yine efendimiz, ikindi namazını güneş sararıncaya kadar bırakıp sonra tavuğun yem topladığı gibi aceleyle kılmayı, münafıkların namazı olarak nitelemiştir (Ebû Dâvud, Salât, 5).
     Ancak daha önce uyku, unutma ya da bir başka mazeretten veya bilerek kılınmamışsa, güneş batmak üzere de olsa ikindi namazı kılınır.
 
Evimizdeki ya da iş yerimizdeki karıncaları öldürmek dinen caiz mi?
Öncelikle şunu söyleyelim ki İslam her canlının hayatını muhafaza etmeyi amaçlamaktır. Hayvanların hayatı da bunlardan birisidir. Onun için eğer hayvan insana zarar veriyorsa ve başka da bir çözümü yoksa (yılan gibi) insan kendini koruyabilmek için o hayvanı öldürebilir.   
       Ama hayvan insana zarar vermiyorsa (kedi gibi)  bu hayvan insana zararlıdır diyerek öldürmek uygun değildir.
       Dolayısıyla bir hayvanı öldürebilmenin ölçüsü o hayvanın bize açık bir zararı olması ve öldürmeden başka bir çare olmadığı durumlarda öldürebiliyoruz.
Günün Ayeti
“Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar başkadır; Allah'ı onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. “
Furkan Suresi, 70

Günün Hadisi
Kulun dili dürüst olmadıkça kalbi de dürüst olmaz Kalbi dürüst olmadıkça kulun kalbi de doğru olmaz."
(İbn-i Hanbel, III, 198)
 
Günün Sözü
'Doğru söyledikleriniz yüzünden kazanacağınız düşmanlar, 
Yalan söyleyip kazandığınız dosttan daha iyidir '
 
Günün Duası
Ya rabbi bugün beni maddi ve manevi olarak kazançlı olan kullarından eyle
 
Bunları biliyor muyuz?
Başlık Parası nedir?
     Evlenecek erkeğin kız tarafına verdiği para veya mala başlık adı verilmektedir. İslâm öncesi Arap toplumunda mehir, sadak, sıdak veya saduka adı altında genellikle evlenecek kıza değil, ailesine bir mal verilirdi. İslâm, bu uygulamayı kadının lehine olarak değiştirmiş ve mehri onun evlenirken aldığı ve serbestçe kullanabildiği bir mal haline getirmiştir.
     Başlık, bugün de ülkemizde bazı yörelerde sürmektedir. Bu durum evliliği olumsuz yönde etkilemektedir. Hz. Peygamber'in evliliği teşvik ve evliliğin kolaylaştırılmasını tavsiye eden hadisleri, başlığın dinimizin ruhuna ters düştüğünü göstermektedir
 
Günün Nüktesi
Ali Cengiz Oyunu…
     Hile ile iş yapanların dalaverelerine ve akla gelmeyecek tuzaklarına Ali Cengiz oyunu denilir. "Filânca falancaya bir Ali Cengiz oyunu oynadı ki." diye başlayan cümlelerin arkasında şeytanın bile aklına gelmeyecek hileler, düzenbazlıklar anlatılır. Bu deyimin menşei eski bir halk hikâyesine dayanır.
    Rivayet olunur ki eski zamanda bir sehhâr adam gayb ilimleriyle uğraşarak istediği şekle girebilmenin tılsımını keşfetmiş. Cifr, remil, falcılık, yıldız ve kıyafet ilimlerine de vakıf olan bu adam, sihirbazlıkta o derece ileri gitmiş ki canını eğlendirmek ve halka marifetini göstermek üzere bık sık şekil değiştirmeye ve insanları hayrette bırakan oyunlar çıkarmaya başlamış. Hattâ bu oyunu menfaatleri için kullanmakta ve halkı aldatmakta da üstüne yokmuş. Söz gelimi hanımına "Bahçede bir keçimiz var, pazara götürüp salıver." der, sonra da bahçeye gidip keçi kılığına girer, hanımı kendisini sattıktan sonra yine insan olup eve dönermiş.
      Bu sihirbaz adamın bir huyu da isteyen herkese sihrini öğretmekmiş. Ne var ki marifetini her kime öğretse, sonra ona bir oyun yaparak mat eder, öldürürmüş. Mesela oyunu öğrenen kişi kanarya olsa, sihirbaz bir atmaca olup onu avlar; öğrenen ağaç olsa, sihirbaz ateş olur onu yakarmış. Devrin padişahı bu gidişata dur demek isteyince tellallar çığırtıp u düzenbazı kendi huzurunda mat edene kızım vermeyi vaad etmiş. Herkes bu tehlikeli sınavdan kaçarken Ali Cengiz adında fakir bir derviş bu işe talip olmuş.
     Ali Cengiz, sihirbazdan oyunu öğrenmek üzere kurs almaya başlamış. Ne var ki sureta ahmak gibi davranıp asla öğrendiğini göstermiyormuş. Böylece sihirbaz, Ali Cengiz'i kolay lokma görüp oyunu en ince ayrıntısına kadar anlatmaktan çekinmemiş.
     Sınav, padişahın cuma selamlığından sonra yapılacakmış. Ali Cengiz bir koç kılığına girip meydana gelmiş. Sihirbaz derhal bir kurt olmuş. Ali Cengiz su olup kurdu boğmak isteyince sihirbaz kendini ateşe çevirmiş. Bir müddet ikisi de kılıktan kılığa girmişler. Sonunda Ali Cengiz bir çiçek olup padişahın kucağına düşmüş. Sihirbaz bir eşekarısı olup üzerine konmuş.       
      Ali Cengiz derhal darı olup yere yayılmış. Sihirbaz hemen tavuk kılığına girmiş ve darıları toplamaya başlamış. O darıları yiyedursun Ali Cengiz arkadan bir tilki olup tavuğu boğmuş.
Sihirbazın cenazesinin def(n)edildiği gün Ali Cengiz ile padişahın kızının kırk gün kırk gece sürecek düğünleri başlamış. Ne var ki Ali Cengiz'in sol elinden iki parmağı eksikmiş artık.
 

YORUM EKLE