Bin aydan hayırlı gece… Kadir Gecesi

Kadir gecesi, gecelerin en feyizlisidir. Çünkü bu gecede yapılan ibadet, içinde kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapılan nafile ibadetten daha hayırlıdır. Nitekim aynı adı taşıyan sure-i celilede şöyle buyrulmaktadır. “Doğrusu biz Kur'an'ı kadir gecesinde indirmişizdir. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. Gece tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”

Zaman ve mekanlar kendilerinde meydana gelen büyük ve önemli olaylarla değer kazanırlar. Kadir gecesi hayırlarla dolu olayların meydana geldiği bir gecedir. Çünkü bu gecede kadri yüce bir kitap olan Kur'an-ı Kerîm inmeye başlamıştır. Allah tarafından Cebrail aracılığıyla peygamberimize vahyolunan, onun hayatında tamamen yazılıp tespit edilen ve daha sonra da Mushaf haline getirilen Kur'an-ı Kerîm, peygamberimize vahyolunduğu günden beri hiçbir değişikliğe uğramadan nesilden nesile geçerek bize kadar gelmiştir. Bu özelliği taşıyan, yani ilk nazil olduğu şekilde bir kelime eklenmeden ve bir kelime eksilmeden günümüze kadar gelen tek kitap hiç şüphe yok ki Kur'an-ı Kerîm'dir. Çünkü onun her türlü değişiklikten korunacağını Allah’u Teala va'd etmiştir. Hicr sûresinin 9. âyetinde meâlen: “Doğrusu Kur’an’ı biz indirdik, onun koruyucusu da biziz" şeklinde bu kayıt altına alınmıştır.

Kur'an-ı Kerîm, insanı dünya ve ahirette mutlu kılacak, Allah Teâlâ'nın rızasını kazandıracak her şeyi ihtiva eden bir Kitab-ı Mübîn'dir. Böyle bir kitabı rehber edinen yanılmaz. O’na sımsıkı sarılan sapkınlığa düşmez, O’nun gösterdiği yoldan yürüyen şaşırmaz ve O’nu okuyanın ecri az olmaz. Kadir Gecesi, gecelerin en feyizlisi ve bereketlisidir. Bu gece çok şerefli ve müstesna bir gece olduğundan Kur'an-ı Kerim'de müstakil bir sure ile şerefi yükseltilmiş, doksan yedinci sûre olan “Kadir sûresi” buna tahsis edilmiştir. Bu surede kadir gecesi ile ilgili olarak şöyle buyurulur: “Doğrusu biz Kur'an-ı Kadir gecesinde indirmişizdir. Kadir Gecesi'nin ne olduğunu bilir misin? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır, melekler ve ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”

Kur'an-ı Kerim'in bu gecede inmesi, bu gecenin bin aydan daha hayırlı olması, Allah’ın ezelde takdir ettiği şeylerden bir yıllık olayların, ana kitaptan alınarak, görevli meleklere bildirdiği gece olması sebebiyle de Kadir Gecesi üstün bir değer taşımaktadır.

Buhârî'nin pek çok rivayetine göre, Kadir Gecesi'nin Ramazan'ın son on gecesinden birinde olması kuvvetle muhtemeldir. Çünkü Sevgili Peygamberimiz Ramazanın son on gününde, her zamankinden daha fazla ibadet eder, âile fertlerini de ibadet için uyandırırdı.

Nafile ibadetin ifa dildiği bin aydan daha hayırlı olduğu açıkça bildirilen bu gece bizim için Yüce Allah'ın bir lütfudur. Hiç şüphesiz Kadir Gecesi'ne yetişmek, biz mü'minler için büyük bir mutluk olduğu gibi en iyi şekilde değerlendirilmesi gereken bir fırsattır.

Kadir Gecesi'nin ibadetle geçirilmesi büyük bir kazançtır. Çünkü bu gecede yapılan ibadet bin ayda yapılan nafile ibadetten daha hayırlıdır. Hz. Peygamber gece ile ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: “Kim faziletine inanarak ve sevabını umarak Kadir Gecesi'ni ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.”

Bu geceye mahsus bir ibadet yoktur. Ancak, bu geceyi namaz kılmak, Kur'an-ı Kerim okumak, dua etmek suretiyle ihya edilmesi uygun olur. Üzerinde namaz borcu olanların kaza namazı kılmaları iyi olur. Böylece, hem namaz borçlarını ödemiş, hem de geceyi ihyâ etmiş olurlar. Namaz borcu olmayanların ise nâfile namaz kılmaları sevap kazanmaya ve geceyi değerlendirmeye vesile olur.

Bu kutlu ve bereketli geceyi günahlarımızı yakarak yani tövbe ederek noktalamalıyız.

Zira İslam dininde, beşer, anasından günahsız doğmakla beraber görevi ihmal ve yasağı ihlal etme nedeni ile tertemiz olan kalbini günah lekeleri ile kirletmektedir.

Nitekim sevgili peygamberimiz, insanın günah işlemesi ile ilgili bir hadis-i şerifinde: “ Kul günah işlediği zaman kalbine siyah bir leke düşer günahından pişman olup tövbe ettiği vakit o siyah leke silinir. Lakin tövbe etmeden günah işlemeye devam ettiği zaman siyah lekeler artar kalbini kaplar ve onu sertleştirerek simsiyah bir kalp haline getirir.” buyurmaktadır.

İşte kulun kalbini karartan ve onu kötü yollara sevk eden siyah lekelerden yani günahlardan kurtarmak için Allah’u Teala, insana tövbe kapısını bahşetmiştir.

Bu tövbe vesilesi ile kişi yıllarca işlediği günahlardan ve şer işlerden kurtulmaktadır. Yani bir anlam da tövbe cila görevi görerek kalbi manevi kir olan günahlardan temizlemekte, kulu işlediği o günahlardan kurtarmaktadır. Su nasıl ki kiri temizliyorsa tövbe de insanın kalbini öyle temizlemektedir. Hazreti peygamber bu durumu: “ Günahından tövbe eden sanki o günahı işlememiş gibi anasından doğduğu gibi günahsız olur” şeklinde ifade etmektedir.

Tabiî bu tövbe ile şirk ve kul hakkı silinmiyor. Zira Kur’an-ı Kerim’de “Allah’a şirk koşanların affedilmeyeceği” bildirilmektedir. Ancak kişinin şirkten kurtulup İslam ile şereflenmesiyle ve varsa kul hakkı, kula hakkını helal ettirmesi ile bu günahlardan kurtulabilir.

Tövbe günahkâr insan için bir fırsat ve kurtuluş reçetesi tabiri caizse hayata yeniden başlamaktır. Peygamberler müstesna her insan günah işleyebilir, hata yapabilir ama aslolan bu günah ve yanlıştan dönmek, dönebilmektir.

Nitekim alemlere rahmet vesilesi, iki cihan efendisi Hazreti Peygamber: “Bütün insanlar hatalıdır hatalı insanların Allah indinde en makbulü ise tövbe edenidir.” Sözü ile buna işaret etmektedir.

Tövbe insanı manevi manada temizler ve onu kurtuluşa götürür. Allah’u Teala “ Ey iman edenler hep birden Allah’a tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.” Mealindeki ayeti ile bunu bize bildirmektedir.

İnsan, ne kadar günahkar olursa olsun Kur’an’ın ifadesi ile: “Allah’ın rahmetinden umut kesmemelidir.” Çünkü tövbe kapısı ona daima açık bırakılmıştır ki hazreti Peygamber bir hadis-i Şerifin de 100 kişiyi öldüren zatın bile tövbe hakkı olduğunu ve tövbesinin kabul edildiğini ifade etmektedir.

Manevi anlamda kalbimizi temizleyen tövbenin en makbulü şüphesiz ki ihlas ile yapılanıdır. Evrensel mesaj Kur’an-ı Kerim bunu: “ Ey iman edenler samimi bir tövbe ile Allah’a tövbe edin” şeklinde dile getirmektedir.

Bu tövbenin kabul edilmesi için yapılan tövbenin Allah için ihlas ile yapılması gerektiği gibi aynı zamanda işlenen günahtan pişmanlık duymak ve bir daha günah işlememek üzere tövbe etmek gerekir.

Hepimizin bu güzel temizliğe yani tövbeye ihtiyacı vardır. Hazreti peygamber günah işlemediği halde onun ifadesi ile günde yetmiş defa Allah’a tövbe istiğfar edermiş.

Hazreti peygamber gibi günahsız bir peygamber, alemlere rahmet olarak gönderilmiş bir insan, Allah’ın en sevdiği kul, cennete girmesi kesin olan kişi günde yetmiş defa tövbe ediyorsa biz günde yedi yüz defa tövbe etsek yine azdır.

Zira hiç birimiz günahsız peygamber değiliz ve hiç birimiz cennetle müjdelenmiş değiliz.

Onun için bu mübarek geceyi hayatta karşımıza gelmiş tek fırsatmış gibi değerlendirip geceyi kur’an dua, ibadet, tövbe ve istiğfar içinde ihya etmemiz gerekir.

Hayatta karşımıza gelen ender fırsatlardan biri olan bu bereketli geceyi maneviyat açısından dolu dolu geçirmeniz duası ile… mübarek kadir geceniz size ve bütün İslam Alemine hayırlara vesile olsun.

 

 

 

 

 

Soru ve Cevaplar

Kadir gecesi hangi bin yıllık ibadetten daha hayırlıdır?

Kadir gecesi, Kur’an-ı Kerim’in indirildiği, Hazreti Peygambere ilk vahyin geldiği mübarek gecedir. Nitekim bu durum Kur’an-ı Kerimde mealen şöyle ifade edilmektedir:

“Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin. Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. Bu gece melekler ve Ruhul-Kudüs, Rablerinin izni ile her işten peyderpey yeryüzüne inerler. O gece fecrin doğuşuna kadar selamettir.”

Bu ayetlerde de görüldüğü gibi kadir gecesi bin aydan daha hayırlı olarak telakki edilmektedir. Tabi bu hayır ve üstünlük ibadet açısındandır. Ama söz konusu bu ayetlerde kadir gecesinin bu aylarda yapılan hangi ibadetten üstün olduğu hususuna açık olarak işaret edilmemiştir. Yani bu ibadetin farz mı yoksa sünnet mi olduğu vurgulanmamıştır.

Bin yıllık ibadet Kur’an-ı Kerim’de açıklanmamakla beraber Kur’an müfessirleri buradaki bin yıllık ibadetin sünnet olan ibadet olduğuna vurgu yapmışlardır.

Buna göre kadir gecesi bin aydan (seksen küsur yıldan) hayırlıdır derken sünnet ibadetler açısından hayırlıdır farz ibadetler değil. Ama şunu unutmamak gerekir nafile de olsa bin ayda elde edeceğimiz bir sevabı bir gecede elde ediyoruz. Bir ömrü bir geceye sığdırma imkanı veren Allah’u Tealaya hamd ve şükür ederek bu güzel geceyi dolu dolu idrak etmemiz gerekir.

 

Kadir gecesinde Sabah ezanına kadar uyumamak farz mı?

Kadir gecesini kişi ne kadar dolu dolu hayır ve hasenat içinde idrak ederse o kadar sevabı ve ecri olur. Kul bu mübarek gecede bir saat ibadet edebileceği gibi sabah ezanına kadar da uyumadan ibadet edebilir. İster bir saat olsun isterse sabaha kadar ibadet edilsin şüphesiz iki ibadet şeklinin de Allah indinde sevabı vardır.

Lakin kişi okuduğu Kur’an, kıldığı namaz, ettiği dua, yaptığı zikir nispetinde sevap elde edeceğinden bir saat ibadet eden kimse bir saatlik sevap elde ederken, sabaha kadar ibadet eden kimse de sabaha kadar uykusuz kalıp ettiği ibadet oranında bir sevap elde edecektir ki bir saatlik ibadet edenden fazla sevap olması doğaldır.

Lakin sabaha kadar uyumadan uykusuz kalıp geceyi ihya etmek farz değildir. Kişi bu güzel ve bereketli gecede dilerse sabaha kadar ibadet eder, dilerse bir saat ibadet eder ve yatar tercih kendisinindir ama asla bir farzlık söz konusu değildir.

 

Kadir Gecesinin vakti belli mi?

Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber, İslam âlimleri kadir gecesini Ramazanın son on gününde özellikle Ramazan'ın yirmi yedinci gecesinde aranmasını tavsiye etmişlerdir. Buna delil olarak ta Hz. Peygamberin:

"Kadir gecesini Ramazan'ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız." Hadisini göstermişlerdir. Hazreti Peygamber bu hadisi ile kadir gecesinin ramazanın son on gecesinde ve tekli yani 21. 23. 25. 27.ve 29. gecelerinde aranmasını tavsiye etmiştir.

Müslümanlar belli bir takım karinelerden hareketle kadir gecesinin 27. gecede olması daha kuvvetli bir ihtimal kabul ettiklerinden kadir gecesini hep bu gecede aramaktadırlar.

 

 

Kadir gecesine has bir dua var mı?

Kadir gecesi duaların ve ibadetlerin kabul gördüğü bir gecedir. Kişi bu önemli geceyi fırsat bilerek Allah’u Teala’ya dua etmeli, sıkıntı ve ihtiyaçlarını yüce Mevla’ya arz etmelidir.

Bu mübarek gecede günah bir istek olmamak kaydı ile kul Allah’u Teala’dan her şeyi dileye bilir. Bunun için de bir sınır veya özel bir dua yoktur. Kişi içinden geldiği gibi ihtiyacı amacı ve arzusu istikametinde Allah’a yalvarıp dua edebilir.

Bu böyle olmakla beraber Hazreti Aişeden nakledilen bir hadisi şerifte Hz. Peygamber efendimiz bu gecede “Allah’ım, sen affedicisin, affetmeyi seversin beni affet.” Şeklinde dua etmeyi tavsiye etmiştir.

 

Kadir gecesini nasıl değerlendirmeliyiz?

1. Kur'an-ı Kerim okuyarak,

2. Aile bireyleriyle birlikte günün mana ve ehemmiyeti hakkında sohbet ederek,

3-Günahlarımızdan dolayı tövbe ederek. 4. Allah rızası için namaz kılarak,

5. Hayatımızın geçmiş günleri ve yılları hakkında muhasebe yaparak,

6. Günahlarımızın bağışlanması için Allah'tan af dileyerek,

7. Sevgili Peygamberimize bol bol salât ve selâm okuyarak,

8. Dünya ve ahirete ait dileklerimiz için dua ederek,

9. Hastaları, yaşlıları ziyaret ederek; yoksulları, öksüz ve yetimleri sevindirerek,

10. Eş, dost ve yakınlarımızla tebrikleşerek,

11. Dargın ve küskünleri barıştırarak, değerlendirebiliriz

 

 

Günün Ayeti

Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin. Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. Bu gece melekler ve Ruhul-Kudüs, Rablerinin izni ile her işten peyderpey yeryüzüne inerler. O gece fecrin doğuşuna kadar selamettir.”

 

Günün Hadisi

Faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır."

 

Günün Sözü

Kadir gecesi’ni ramazanın son on günündeki tekli gecelerde arayın

Hadisi Şerif

 

Günün Duası

Allah’ım, sen affedicisin, affetmeyi seversin sen beni affet

 

Ramazan Kavramları

Beytu’l- İzze

İzzet evi anlamına gelen beytü'l-izze, Kur'ân'ın bir bütün halinde indirildiği dünya semasında (yere en yakın gökte) bulunan yerin adıdır.

 

Günün Nüktesi

Katilin Tövbesi…

Ebû Saîd el–Hudrî ’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

“Vaktiyle doksan dokuz kişiyi öldürmüş bir adam vardı. Bu zat yeryüzünde en büyük âlimin kim olduğunu soruşturdu. Ona bir arifi gösterdiler.

Bu adam arife giderek:

– Doksan dokuz adam öldürdüm. Tövbe etsem kabul olur mu? diye sordu.

Arif:

– Hayır, kabul olmaz, deyince onu da öldürdü. Böylece öldürdüğü adamların sayısını yüz’e tamamladı. Sonra yine yeryüzünde en büyük âlimin kim olduğunu soruşturdu. Ona bir âlimi tavsiye ettiler. Onun yanına giderek:

– Yüz kişiyi öldürdüğünü söyledi; tövbesinin kabul olup olmayacağını sordu.

Âlim:

– Elbette kabul olur. İnsanla tövbe arasına kim girebilir ki! Sen falan yere git. Orada Allah’a ibadet eden insanlar var. Sen de onlarla birlikte Allah’a ibadet et. Sakın memleketine dönme. Zira orası fena bir yerdir, dedi.

Adam, denilen yere gitmek üzere yola çıktı. Yarı yola varınca eceli geldi ve öldü.

Rahmet melekleriyle azap melekleri o adamı kimin alıp götüreceği hususunda ihtilafa düştüler.

Rahmet melekleri:

– O adam tövbe ederek ve kalbiyle Allah’a yönelerek yola düştü, dediler.

Azap melekleri ise:

– O adam hayatında hiç iyilik yapmadı ki, dediler.

Bu sırada insan kılığına girmiş bir melek çıkageldi. Melekler onu aralarında hakem tayin ettiler.

Hakem olan melek:

– Geldiği yerle gittiği yeri ölçün. Hangisine daha yakınsa, adam o tarafa aittir, dedi. “Allah Teâlâ öteki köye uzaklaşmasını, beriki köye yaklaşmasını, meleklere de iki mesafenin arasını ölçmelerini emretti. Melekler iki mesafeyi de ölçtüler. Gitmek istediği yerin daha yakın olduğu dolayısıyla adamın beriki köye bir karış daha yakın olduğu görüldü. Bunun üzerine affedildi. Onu rahmet melekleri alıp götürdü.

 

 

Kısa Surelerin Mealleri

Kadir Suresi:

1 - Biz o (Kur'ân)nu Kadir gecesinde indirdik.

2 - Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?

3 - Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.

4 - Melekler ve Ruh (Cebrail veya Ruh adındaki melek) o gece Rablerinin izniyle, her iş için inerler.

5 - O gece, tanyeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettir.

 

Kutsal Mekanlar

Hira Mağarası

Peygamber Efendimize ilk vahyin nâzil olduğu mağaradır.

Hirâ, Mekke'nin üç mil kuzeydoğusunda bir dağın adı olup bu dağdaki bir mağarada Peygamber efendimize ilk vahyin gelmesiyle İslam tarihinde meşhur olmuştur. İlk vahyin geldiği mekân oluşu sebebiyle bu dağa "Cebelü'n-nûr (Nur Dağı)" adı da verilir.

Peygamber efendimiz, risâlet görevinin kendisine verilmesinden önce, özellikle 35 yaşından sonra Mekke'nin şirk, ahlâksızlık, haksızlık ve zulümle dolu havasından sıyrılarak sık, sık Hirâ Dağı'ndaki bu mağaraya gidip uzlete çekiliyor, Hirâ Mağarası'nda kendisini Allah'a vererek O'nun varlığını, birliğini, kudret ve azametini; insanların aczini ve Allah'a olan ihtiyaçlarını, ama buna karşılık onların isyanını, ahlâksızlık ve sapıklıklarını tefekkür ederek Alla'a ubûdiyette bulunuyordu. İşte bu şekilde Hak Teâlâ'ya kullukta bulunduğu anlardan birisinde kırk yaşında iken bu mağarada O'na ilk vahiy indirildi ve peygamberlik verildi.

Hirâ Mağarası bugün dahi mevcûdiyetini korumakta olup hacca ve umreye gidenlerin ziyaret ettiği bir yerdir.

 

YORUM EKLE