Borç verip ondan bir gelir elde etmek caiz mi?

   Borç verip bu borçtan dolayı bir gelir elde etmek faizdir. Çünkü verilen para borç verilmiştir. Borç da bir menfaat celbetmemelidir. Şayet borçtan bir menfaat sağlansa dinen bu uygun değildir. Nitekim sevgili Peygamberimiz bu hususta bir hadisinde mealen şöyle buyurmaktadır: “Menfaat celbeden her borç faizdir.” 

    Ancak verilen para borç değil de kar zarar karşılığında çalıştırılmak üzere verilmişse ve bu paradan bir kar elde edilmişse bu paradan gelen geliri almada bir sakınca yoktur. Tabi aynı şekilde bu para çalıştırılırken zarar olmuşsa onu da paylaşmak gerekir.

 

Anne karnında ölen çocuğa isim koymak gerekir mi?

Çocuk doğarken canlı doğmuşsa, yani bağırmış yahut hareket etmiş, canlı doğduğuna kanaat getirilmişse, bu çocuk cenaze işlemleri açısından tıpkı büyük insan gibi muamele görür. Canlı olarak doğduktan hemen sonra da vefat etse, ismi konulur,  cenazesi yıkanır, bir beze sarılır, namazı kılınır ve sonra defnedilir. Yeter ki canlı doğduğuna kanaat getirilsin.

Lakin doğan çocuk canlılık işareti göstermemişse, ağlamamış, aksırmamış, esnememiş, ölü olarak doğduğuna kanaat getirilmişse; yine bir isim verilir, yıkanır, beze sarılır, ama namazı kılınmadan defnedilir. Ölü olarak doğması, sadece namazdan mahrum bırakır, diğer hususlar aynen icra edilir.

Bu durumdaki çocuklara böyle bir işlemin yapılması insanlığa gösterilen saygının bir ifadesidir. Öyle ki ölenin insan oluşu, onu böyle bir hizmete lâyık kılar. Çünkü insan küçük de olsa mükerrem, hürmete lâyık bir varlıktır.

 

İnsan’ın ömrü kısalır ya da uzar mı?

      Her canlı için tek bir ecel vardır. Bu ecel Allah'ın kaza ve takdiriyle olup, asla değişmez. Belirlenen ecel, vaktinden ne önce gelebilir ne de o vakitten sonraya kalabilir. Bu hususla ilgili Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmaktadır. "Her ümmetin takdir edilmiş bir eceli vardır.  Ecelleri geldiği zaman ne bir saat geri kalırlar, ne de ileri giderler." (Yunus suresi, ayet: 49)

      Ehli Sünnetin görüşüne göre öldürülen kişi kendi eceliyle ölmüştür. Katilin öldürmesi ile o kişinin eceli değişmiş ve ömrü kısalmış olmaz. Ecel, hayatın tereddütsüz ve kesin olarak son bulduğu zamandır. Katilin mesul olması, Allah'ın kesin olarak yasakladığı cana kıyma yasağını işlemiş olmasındandır.

 

Suyu üç yudumdan az içmede bir sakınca var mı?

     Suyu üç yudumda içmeyi tavsiye eden hadis-i şerifler varsa da, üç yudumdan daha az bir şekilde içmenin haram olacağına dair bir hüküm ve hadis-i şerif yoktur.

     Dolayısıyla suyu üç defada içmek efendimizin sünneti ve tavsiyesidir. Ancak bunu üç defada içebileceğimiz gibi bir veya iki defada da içebiliriz. Dinen de bunda hiçbir sakınca yoktur.

 

Günün Ayeti

"Atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anınız."

Bakara 2/200

 

Günün Hadisi

Siz yöneticiliği çok isteyeceksiniz. (Oysa) o, kıyamet gününde pişmanlık olacaktır.

Buhârî, “Ahkâm”, 7.

 

Günün Sözü

İnsanın nefsine hâkim olması, zaferlerin en büyüğüdür.

 Eflatun

 

Günün Duası

Ya rabbi bugün mahzun bir yüreği sevindirmeyi bana nasip et.

 

Bunları biliyor muyuz?

Cihâd-ı Ekber Nedir?
Nefsin, insan tabiatının, bedeninin kötü isteklerini yerine getirmemek için yapılan mücadeleye denir. 

 

Günün Nüktesi

Sevimli Amel…

İbni Mes’ud anlatıyor:

“Ya Rasulullah! Hangi amel Allah’a daha sevimlidir, dedim,

“Vaktinde kılınan namaz” buyurdu.

“Ondan sonra hangisidir?” dedim.

“Anaya babaya iyilik etmek” diye cevap verdi.

 “Ondan sonra hangisidir?” dedim,

“Allah yolunda cihad etmek” buyurdular.

Buhârî, “Mevakıt”, 5. 

YORUM EKLE