Çalışmak ibadet midir?

     Çalışmak meşru bir işte olduğunda ve ibadetler ihmal edilmediğinde evet ibadettir. Yani çalışmanın ibadet olabilmesi için farzların yerine getirilmesi konusunda ihmal ve tembellik gösterilmemesi ve haramlardan kaçınılması şartına bağlıdır.    

     Nitekim iki namaz vakti arasında kalan diğer saatlerin, vakit namazları kılındığı takdirde bir ibadet şekline geleceği ve iki namaz arasında işlenen günahların affedileceği verilen müjdeler arasındadır.

      Meselenin bir başka yönü de, farzlarını yerine getiren, haramdan kaçınan kimsenin ailesi için çalışmasının da ibadet olduğudur. Bir hadislerinde kişinin kendisi, ailesi, çocukları ve hizmetçisi için harcadığı paranın birer sadaka olacağını bildiren Peygamberimiz başka bir hadislerinde de bununla ilgili olarak şöyle buyurur:

“Allah yolunda sarf ettiğin, bir kölenin hürriyetine kavuşturulması için harcadığın, fakire sadaka olarak verdiğin, bir de ailen için harcadığın paranın hepsi hayırlıdır. Fakat bunlar içinde ailen için sarf ettiğin paranın sevabı hepsinden daha çoktur.”

 

     Buna göre farz ibadetlerini yerine getiren, günahlardan uzak kalan kimsenin meşru yani helâlinden olan çalışması ibadet hükmüne geçer.

 

Nazar boncuğu nazara engel olur mu?

 

        İslam inancına göre nazar vardır. Onun için nazar değmesine karşı Allah'a sığınılmalıdır, ondan yardım dileyip ona ibadet edilmelidir. Nitekim Peygamber efendimiz nazar ile ilgili şöyle buyurmaktadır:" Bir kimsenin kendisini veya kardeşlerinin bir şeyi hoşuna giderse, bereketle ona dua etsin. Çünkü göz değmesi haktır"

 

       Nazarın vakî olduğu bir hakikattir. Bundan sakınmak için çeşitli yollar denemekte fayda vardır. Ayet-el kürsi, Nas, Felak, İhlas sûrelerini okumak bunun bir yoludur.

 

     Ama nazar değmesin diye, çocukların elbisesine boncuk işlenmesi,nazarlıklar takılması, evimize, arabamıza nazar boncuğu asmamız bir fayda sağlamaz, sağlamadığı gibi aynı zamanda bunu asmak dinen caiz değildir. Böyle şeylerin İslam ile bağdaştırılması düşünülemez. Bunlar daha çok cahiliye devrine ait adetlerdendir. Bunlardan kaçınmak lazımdır.

 

 

 

Abdestin sadece farzları yıkandığında abdest geçerli olur mu?

 

       Abdestin farzlarıyla alakalı olarak Kur’an-ı Kerim’de, “Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinizle birlikte ellerinizi ve başlarınızı mesh edip her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın.” (Mâide, 5/6.) buyrulmuştur.

 

      Bu ayetten hareketle Hanefi Mezhebine göre abdestin farzları dörttür.  Dirseklerle beraber elleri ve yüzü birer defa yıkamak, başın dörtte birini bir defa mesh etmek ve ayakları topuklarla birlikte aşık kemiklerine kadar bir defa yıkamaktır.

 

      Şafi Mezhebini göre ise abdestin farzları bu farzlarla beraber abdeste niyetle başlamak ve bu organları sıra ile yıkamak da olmak üzere altıdır.

 

   Bütün bunlar mezheplere göre abdestte farz olan kısımlardır. Ancak Peygamberimiz, abdest alırken, ellerini dirsekleri ile beraber üç kere yıkamış, ağzına ve burnuna üçer kere su vermiş, yüzünü üç kere yıkamış, başını mesh etmiş, ayaklarını bilekleriyle beraber üç kere yıkamış ve şöyle buyurmuştur: “Kim benim abdest aldığım gibi abdest alır ve aklından dünyalık şeyleri geçirmeden iki rekât namaz kılarsa geçmiş günahları bağışlanır.”

 

        Dolayısıyla bir Müslüman’ın, yerine getirmekle yükümlü olduğu herhangi bir ibadetin sorumluluğundan kurtulması için o ibadetin farzlarını ve vaciplerini yerine getirmesi yeterlidir. Fakat, Hz. Peygamber’in aldığı gibi abdest almak sünnettir.  O ibadetin sünnetleri elde edilecek sevabın arttırılmasına vesile olur, terk edilmeleri halinde ise bir sorumluluk doğurmaz.

 

       Buna göre abdestte sadece farzları yapmak bir abdest içim kafidir. Bununla da namaz kılınır, Kur’an okunur. Ancak bir ibadetten tam anlamı ile  haz almak istiyorsak o ibadeti farzı ile sünneti ile adabı ile efendimizin yaptığı ve tavsiye ettiği şekilde yapmak daha doğrudur.

 

 

 

Kertenkele öldürmek sevaptır sözü doğru bir söz mü?

 

       Öncelikle şunu söyleyelim ki İslam her canlının hayatını muhafaza etmeyi amaçlamaktır. Hayvanların hayatı da bunlardan birisidir. Onun için eğer hayvan insana zarar veriyorsa ve başka da bir çözümü yoksa (yılan gibi) insan kendini koruyabilmek için o hayvanı öldürebilir.    

 

       Ama hayvan insana zarar vermiyorsa (kedi gibi)  bu hayvan insana zararlıdır diyerek öldürmek uygun değildir.

 

       Dolayısıyla bir hayvanı öldürebilmenin ölçüsü o hayvanın bize açık bir zararı olması ve öldürmeden başka bir çare olmadığı durumlarda öldürebiliyoruz.

 

    Buna göre kertenkelenin bizi bu anlamda bir zararı varsa ve onu öldürmekten başka bir çaremiz yoksa öldürebiliriz. Ancak kertenkelenin bize bir zararı yoksa onu sebepsiz bir şekilde öldürmek uygun değildir.

 

 

 

Günün Ayeti

 

İşlerinizi iyi yapın. Şüphesiz Allah iyi iş yapanları sever.

 

 

 

Günün Hadisi

 

Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir.

 

 

 

Günün Sözü

 

Hata değil çare arayın.

 

Henry Ford

 

 

 

Günün Duası

 

Ya rabbi bugün de beni ve ailemi evimize sağlıklı ve imanlı dönmemizi nasip eyle.

 

 

 

Bunları Biliyor muyuz?

 

Kuşluk namazı nedir?   

 

 Güneşin doğmasından yaklaşık 45-50 dakika geçmesinden, zeval vaktine kadar olan süre içinde kılınan nafile namaza denir.

 

 

 

Günün Nüktesi

 

   Hz. Peygamber, ölmek üzere olan bir gencin yanına girmişti.

 

Hemen sordu: "Kendini nasıl buluyorsun?"

 

 "Ey Allah'ın Resulü, Allah'tan ümidim var, ancak günahlarımdan korkuyorum" diye cevap verdi.

 

   Hz. Peygamber, ona şöyle cevap verdi: "Bu durumda olan bir kulun kalbinde (ümit ve korku) birleşti mi Allah o kulun Ümit ettiği şeyi mutlaka verir ve korktuğu şeyden de onu emin kılar."

 

(Tirmizi, Cenaiz 11)

YORUM EKLE