Cennet ve cehennemin ebediyen kalacağının dini bir delili var mı?

Cennet ve cehennemin ebediyen kalacağının dini bir delili var mı?

      Cennet ve cehennem ebediyen yani sonsuz olarak kalacaktır. Hiçbir zaman cennet ve cehennem yok olmayacaktır. Çünkü ahret hayatı sonsuzdur. Ahret hayatı sonsuz olunca ahret hayatının yaşandığı yer olan cennet ve cehennem de sonsuzdur.

       Allah’u Teala, cennet hakkında mealen şöyle buyurmaktadır:

 

"Bunlar için orada ebediyyen kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler hazırlanmıştır. İşte bu en büyük başarıdır." (et-Tevbe, 9/100)

      Cehennem ateşi hakkında da aynı şey söz konusudur. Allah cehennem hakkında şöyle buyurmaktadır:

"Muhakkak Allah kâfirlere lanet etmiş ve onlar için alevli bir ateş hazırlamıştır. Onlar orada ebediyyen kalıcıdırlar. Hiçbir veli (dost) ve yardımcı da bulamayacaklar." (el-Ahzab, 33/64-65)

"Kim Allah'a ve Rasûlüne isyan ederse hiç şüphesiz onun için cehennem ateşi vardır. Onlar orada ebediyyen kalacaklardır." (el-Cin, 72/23)

     Yüce Allah bu ayet-i kerimelerde ve benzerlerinde cehennemin, cehennem ehli olan kimseler için yaratıldığını, kendilerinin de onun için yaratıldıklarını, onların orada ebediyyen kalacaklarını bildirmektedir.

      Allah’u Teala: "Onlar oradan çıkacak değillerdir." buyruğu ile oradan çıkmayacaklarını belirtirken, "azab onlara hafifletilmez" buyruğu ile de cehennem azabının kesilmeyeceğini "sonra orada hem ölmeyecek, hem de hayat bulmayacaktır." (el-A’la, 87/13) buyruğu ile cehennemliklerin orada yok olmayacaklarını haber vermektedir.

     Hz. Peygamber de bu hususta şöyle buyurmaktadır:

"Cehennem ehli olan cehennemliklere gelince; onlar orada ne ölürler, ne de hayat bulurlar."

"Cennetlikler cennete, cehennemlikler cehenneme girdikten sonra ölüm bir koç suretinde alınarak cennet ile cehennem arasında bir yere getirilip sonra boğazlanır. Daha sonra bir münadi şöyle seslenir: Ey cennet ahalisi, artık ölüm olmayacaktır ve ey cehennem halkı, artık ölüm yoktur. Bu sebeple cennetlik sevinçlerine sevinç katar, cehennem ehlinin kederlerine keder katılır."

 

Suyu üç yudumdan az içmede bir sakınca var mı?

     Suyu üç yudumda içmeyi tavsiye eden hadis-i şerifler varsa da, üç yudumdan daha az bir şekilde içmenin haram olacağına dair bir hüküm ve hadis-i şerif yoktur.

     Dolayısıyla suyu üç defada içmek efendimizin sünneti ve tavsiyesidir. Ancak bunu üç defada içebileceğimiz gibi bir veya iki defada da içebiliriz. Dinen de bunda hiçbir sakınca yoktur.

Cemaatle namazdan sonra topluca tespih çekmek bid'at mıdır?

       Namazlardan sonra bilinen şekliyle zikirleri çekmek, sahih hadislerle tavsiye edilmiştir.

Bu tesbihat topluca çekilebileceği gibi, münferit olarak da camide veya cami dışında çekilebilir.

       Bu nedenle, cemaatle namazdan sonra topluca tespih çekmek bid'at değildir. Bilakis güzel bir davranıştır.

 

Günün ayeti

Biz insana bir nimet verdiğimiz zaman o yüz çevirir, yan çizer. Ona bir kötülük dokunduğu zaman da uzun uzun yalvarır.

 

Günün Hadisi

İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de kamil iman sahibi olamazsınız.

Müslim, "İman",93

 

Günün Sözü

Para ile insan ilişkisi aynen şöyledir; İnsan paranın sahtesini yapar, Para da insanın...!

Goethe

 

Günün Duası

Ya rabbi bugün beni ve ailemi bela ve musibet ile imtihan etme.

Bunları biliyor muyuz?

Kânun-ı İlahi Nedir?

Allah’ın kullarının dünya ve âhirette huzura kavuşmaları için Peygamberleri vasıtasıyla insanlara bildirdiği emirleri ve yasakları ya da Allah’ın kâinatta koyduğu nizam demektir.

 

Günün Nüktesi

Yaptığın iyilik karşılıksız kalmasın…

    Hz. Hüseyin, bir adamın kendisi hakkında hoşlanmadığı bir şeyler konuştuğunu öğrenir. Bunun üzerine, içi taze hurmalarla dolu bir tepsi hazırlayıp adamın evine gelir ve kapıyı çalar.

 Kapıyı açan adam, Hz. Hüseyin’i bir tepsi hurma ile karşısında görünce hayret eder. “Ey Peygamber torunu! Bu nedir?” diye sorar.

 Hz. Hüseyin de şöyle der:

 “Bunu al, sana getirdim. Hakkımda kötü konuşarak iyiliklerini bana hediye ettiğini öğrendim; ben de yaptığın iyilik karşılıksız kalmasın diye sana bunları getirdim.”

 

YORUM EKLE