Cennette ölmek ya da yaşlanmak var mıdır?

Cennette ölmek ya da yaşlanmak var mıdır?

    Cennete girenler ölümsüz hayatın zevkini ve sevincini yaşarlar. Orada hastalık, ihtiyarlık, keder, sıkıntı ve buna benzer şeyler yoktur. Sayısız nimetler ve gençlik vardır. Yaşlanmak, ölmek, kederlenmek ise yoktur.

      Nitekim sevgili Peygamberimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Cennetlikler cennete girince bir kimse şöyle seslenir: Siz cennette ebediyen kalacak hiç ölmeyeceksiniz; hep sağlıklı olacak hiç hastalanmayacaksınız, hep genç kalacak, hiç yaşlanmayacaksınız; hep nimet ve mutluluk içinde yaşayacak hiç keder ve sıkıntı çekmeyeceksiniz”.

 

Allah şerden razı olmadığı halde neden yaratmaktadır?

     Hayır ve şer Allah’tandır”, demek bunları yaratan Allah’tır, demektir. Çünkü Yaratıcı O’dur ve O’ndan başka yaratıcı yoktur. Kula bakan yönüyle ise hayrı ve şerri irade eden, tercih eden kuldur. Bundan dolayı da insanlar hayır ve şer, iyi ve kötü bütün davranışlarından sorumludur.

     Başka bir ifadeyle, “amentüde ifade edildiği üzere her Müslüman kadere, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna inanır. Yani âlemlerin yaratıcısı olan Allah Teâlâ hayrı da şerri de irade eder ve yaratır. Çünkü âlemde her şey onun irade, takdir ve kudreti altındadır.

     Zira Âlemde ondan başka gerçek mülk ve kudret sahibi kimse yoktur. İnsan, hayrı da şerri de kendi iradesi ile kazanır. Ancak Allah’ın hayra rızası vardır, şerre ise yoktur. Hayrı seçen mükâfat, şerri seçen ceza görecektir.

        Şerrin Allah’tan olması, kulun fiilinin meydana gelmesi için Allah’ın tekvini iradesinin ve yaratmasının devreye girmesi demektir. Yoksa Allah kulların kötü filleri yapmalarından hoşnut olmaz, şerri emretmez bilakis yasaklar. Allah tek yaratıcı olduğu için hayrı da şerri de yaratır. Ancak hayırdan hoşnut olur. Ancak şerden razı olmaz.

 

Tarihte İslam’a düşmanlık yapmış birisinin adını çocuklara koymak caiz midir?

     Allah’ın, Kur’anı Kerim’inde, Resulüllah’ın hadislerinde salih kimseler için kullanmadıkları ve müslümanların da itibar etmedikleri bir isimle çocukları isimlendirmek doğru değildir Resulüllah, saadet asrında çirkin isimleri güzel isimlerle değiştiriyordu. “arsam” adında birisi bir gün Resulüllah’ın yanına geldi. Biçilmiş veya kırpılmış ekin manasına gelen bu ismi sevgili peygamberimiz, tohum ve ekilen yer manasına gelen “züra” ile değiştirdi.

      Dini anlamda Müslümanların kendi çocuklarına iyi ve güzel isim vermeleri gerekmektedir. Firavun, Nemrud, Ebu Cehil… gibi tarihte dine ve dinin peygamberlerine azılı düşmanlık yapmış ve eziyet etmiş kişilerin ismini koymak uygun değildir.

 

Günün Ayeti

Beni anın, ben de sizi anayım. Bana şükredin de nankörlük etmeyin.

Bakara 2/152.

 

Günün Hadisi

 Bir kimsenin harcadığı paraların en değerlisi ailesinin ihtiyaçlarına harcadığı paradır

 

 Günün Sözü

“Hayatta değerli olan hiçbir şey mücadelesiz kazanılmaz.”

H. Jackson Brown

 

Günün Duası

Allah’ım güne ve haftaya hayırla başlamayı ve huzurla bitirmeyi nasip et.

 

Günün nüktesi

Miras…

     Günün birinde Ebu Hureyye sokakta gördüğü insanlara: "Burada boşu boşuna ne dolaşıp duruyorsunuz? Mescide koşun; orada Resül-i Ekrem'in  mirası bölüşülüyor. Siz de alın," der.      

      Bunu işiten kişiler hemen mescide giderler. Ama orada herhangi bir mal varlığının paylaşıldığını göremeyince de geri gelip, Ebu Hureyre'ye : "Biz senin söylediğin gibi bir taksim görmedik," derler. Ebu Hureyre:

"Peki ne gördünüz?" diye sorar. Onlar da:

"Mescidde kimi Kur'an okuyor, kimi zikir yapıyor, kimi ilim öğreniyor," derler.

        Bunun üzerine Ebu Hureyre  şöyle der: "İşte Resül-i Ekrem'in mirası odur..."

Emr-i bi'l ma'ruf nedir?

 İslâm'ın hükümleri, genel prensipleri ve emirleri uyarınca yapılması ve söylenmesi gereken her söz ve fiili tavsiye etmektir.

 

YORUM EKLE