banner6

Doğan: Çevreye yatırım İNSANA YATIRIMDIR

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Adana Şube Başkanı Kenan Doğan, 5 Haziran Dünya Çevre Günü çerçevesinde yaptığı açıklamada, çevrenin tüm insanlığın ortak bir değeri olduğunu ve bu değer üzerinde herkesin eşit seviyede yaşam hakkının bulunduğunu söyledi.

Doğan: Çevreye yatırım  İNSANA YATIRIMDIR

Serhat ŞANLI

ADANA (İLKHABER) - TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Adana Şube Başkanı Kenan Doğan, 5 Haziran Dünya Çevre Günü çerçevesinde yaptığı açıklamada, çevrenin tüm insanlığın ortak bir değeri olduğunu ve bu değer üzerinde herkesin eşit seviyede yaşam hakkının bulunduğunu söyledi.

Yaklaşık bir buçuk yıldır tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi sürecinde başta hava kalitesi olmak üzere çevre kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin ne kadar önemli olduğunu gösterdiğine dikkat çeken Doğan, “Covid-19 virüsünden ve süreçten korunmanın en önemli unsurunun kişisel hijyen ve temizlik olduğu, bunun sağlanmasında da suyun yaşamsal önemde olduğu bir kez daha görülmüştür” diye konuştu.

Ülkemizde en büyük sorunun çevre sorunu olduğunu ifade eden Pamuk, “Hava kirliliğinin yoğun yaşandığı kentlerde solunum sistemi rahatsızlıklarının olması da kaçınılmaz bir durumdur. Bu sorunun çözümüne yönelik daha fazla bütçe ayrılması ve gerekli tedbirlerin alınması ivedi bir ihtiyaçtır. Hava kirliliği konusunda yerel yönetimlerin de çözüme yönelik çalışmalar yapması, taşın altına elini koyması gerekmektedir. Bugün hava kirliliği hem Adana’nın hem de Türkiye’nin en önemli çevre sorunudur” ifadelerine yer verdi.

Hava kirliliğine bağlı ölümlere değinen TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Adana Şube Başkanı Kenan Doğan şu bilgilere yer verdi;

“Adana’da 2020 yılı sonunda Valilik Hava Kalitesi Ölçüm İstasyonundaki verilerine göre 155 defa yasal limit değeri aşılmıştır. DSÖ’nün raporlarına göre, dünya çapında her yıl, yaklaşık olarak 7 milyon insan hava kirliliği nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

Türkiye için hava kirliliğine bağlı ölümlerin sayısı, OECD tarafından her yıl yaklaşık 30 bin olarak tahmin edilmektedir. Hava kirliliğinin önlenebilmesi için katı yakıtların kullanımının azaltılıp, doğalgaz kullanımının yaygınlaştırılması, Kışın belirli aylarda katı yakıt yerine, doğalgaz ve elektrik teşviki yapılmalıdır.

Yakıt kazanlarının periyodik bakımlarının ve araç egzoz emisyonlarının rutin aralıklarla yapılması, toplu taşıma araçlarının hibrid yakıt teknolojisine sahip olanları ya da daha az kirletici etkiye sahip yakıt türleriyle çalışanlarının tercihinin sağlanması, kentte bisiklet yollarının yapılması, ısı izolasyonları ile enerji tasarrufu sağlayarak hava kirliliğinin azaltılması, sanayide enerjinin geri kazanılmasına önem verilmesi ve emisyon kaynağı olan tesislerde gerekli çevresel yatırımların gerçekleştirilmesinin, sürdürebilir olarak sağlanması gerekmektedir.

YEŞİL ALANLAR; İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN PANZEHİRİDİR

Çevre kirliliğinin neden olduğu en önemli olumsuzluklardan biri iklim değişikliğidir ve iklim değişikliğinde en önemli iyileştirici etken ise fosil yakıtların kullanımının azaltılması ve yeşil alanların arttırılmasıdır.

Kent bütünü içerisinde yeşil alan miktarının arttırılması için gerekli çalışmalar yapılmalı, yeşil alanların azalmasına neden olan, insan sağlığını ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, ekolojik temele dayanmayan planlama ve uygulamalardan vazgeçilmelidir. İnsanların hem dinleneceği, hem dolaşacağı kent ormanları yaratılmalıdır.

Plastik kirliliğini önlemede ve mevcut durumda odaklanması gereken konular atık ithal etmek değil, kendi atık yönetim sistemimizin geliştirilmesi ve atık yönetim becerilerimizin güçlendirilerek ülke atıklarımızı kaynağında ayrıştırma, geri dönüşüm ve geri kazanıma dahil etmek olmalıdır.

Özellikle ‘sıfır atık’ projesi mantığının tüm ülke genelinde yaygınlaştırılarak ülkemizde ki atıkların birbirleri ile kontamine olmadan geri dönüşüm ve geri kazanım yöntemleriyle ekonomiye kazandırılması önem arz etmektedir. Kendi atıklarımızı doğru yönetme becerilerini geliştirmek birincil öncelik olmalı, ülke atıklarımızın geri dönüşüme dahil edilmesi sağlanmalıdır. Ülkemizde atık yönetimi konusunda yaşanan sorunlar çözülmeli, benzer olumsuzlukların yaşanmaması adına gerekli önlemler ve denetimler sürdürülebilir olarak sağlanmalıdır.

Çevreyi korumak için çevre ve canlı yaşamı üzerinde tahribatlar yaratarak ölümcül etkileri olan kirli enerji kaynakları değil, temiz enerji kaynakları tercih edilmelidir. Enerji konusunda kayıp kaçak oranı azaltılmalı ve kaynakların ve enerjinin kullanımı konusunda tasarruf bilinci geliştirilmelidir. Gelecek nesillerin büyük sorunu olacak ‘su’ için yapılan değerlendirme ve araştırmalar göz önünde bulundurularak, ciddi su eylem planları /politikaları yapılmalıdır. Tarih boyunca ortak değerlerimiz olan toprak, su, hava ve yeşil alanlarımız medeniyetlerin kaderini belirlemiştir. Ortak değerlerimiz; atalarımızdan miras değil, çocuklarımızdan ödünç aldık ilkesiyle yönetilmelidir. Kentin gelecek vizyonu ve yaşamın sürdürülebilirliği çerçevesinde kentimiz de üzerine düşeni yapmalıdır”

Dünya Çevre Günü nedeniyle Adana 75. Sanat Galerisi’nde düzenledikleri sergiye de değinen Pamuk, “Yüzyıllardır meskenimiz olan, bize her türlü yaşam olanağı sunan, cömert, kucaklayıcı, bende varım diyene asla yok demeyen yaşam alanımız yeryüzünde çevreyi, doğayı korumak ve gelecek nesillere temiz bir yaşam alanı bırakmak birinci önceliğimiz olmalıdır.

Doğanın müthiş uyumu ve sundukları karşısında insanlık maalesef, var olduğu günden bu yana sürekli tüketmeye, tahrip etmeye meyilli bir tavrı tercih etmiştir. Yaptıklarıyla günü gelmiş ekilecek toprağını, günü gelmiş nefes alacak havasını tüketmiştir.

Kentin, çevrenin hallerini kendi bakış açılarıyla bizlere yansıtan bu fotoğraflar, çevrenin korunması konusunda farkındalık yaratıp çözümleri hayata geçirmeyi hızlandıracak diye umut ediyoruz. Sanat ve edebiyat yaşamın tam kendisi, duygularımızın birebir ifadesidir. Ve çevreden, doğadan da bağımsız değildir. Okuyan, dinleyen, yazan, çizen ve üretenler yaşam ve doğa dostudur. Duygularımızın bizi gelecek nesillere olan sorumluluk bilinciyle kucaklaması, daha yalın bir yaşamda hertürlü kaynağın, olanağın korunarak yaşamın sürdürülebilirliğinin sağlandığı günleri yaratacaktır. Sağlıklı, temiz bir yaşam ve onun için mücadele edenler hep var olsun” ifadelerine yer verdi.

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner42