Çocukların nafakalarından sadece baba mı sorumludur?


      Kız olsun erkek olsun, çocukların nafakalarını temin babanın görevidir. Annenin bu konuda bir sorumluluğu yoktur. Babanın yokluğunda çocukları geçindirme görevi babanın babasına, o da yoksa diğer akrabaya düşer.

      Baba küçük çocuklarına, çalışıp kazanacakları çağa gelinceye kadar bakmağa mecburdur. Çocuklar için belirlenecek nafakalar, onların yaşlarına ve babalarının servetine uygun ve yeterli miktarda olmalıdır.

      Kız evladın, kendine yetecek malı yok ve evli de değilse nafakası babasına aittir. İster bakire olsun isterse dul olsun, fark etmez. Evladın öğrenim masrafları babaya aittir.

 

Veresiye alış veriş yapmak dinen caiz mi?

       Bir malı peşin fiyatına satmak nasıl caiz ve makul ise veresiye fiyatına zamlı satmak da öyle câiz ve makuldür.  Zira veresiye satışta malın karşılığı olan bedel bir kaç ay geciktirilmektedir.  Diğer bir ifade ile uzatılmaktadır. Dolayısıyla vade uzayınca malı satanın bir zararı söz konusu olmaktadır. Bu zararını telafi etmek için malın fiyatını bir miktar yükseltmesinde dinen bir sakınca yoktur.

     Ama bunu yaparken iki tarafta peşin fiyata mı yoksa vadeli fiyata mı anlaştıklarını alış veriş esnasında söylemeleri ve bunun üzerinde anlaşmaları gerekir. Şayet böyle olmazsa o zaman bu alış- veriş geçersiz olur.

 

Sırat köprüsü nerdedir?

     Sırat Köprüsü vardır. Varlığı da hadisi şeriflerde geçmektedir. Sırat köprüsü ahiret gününde cehennemin üzerinde var olan bir köprüdür. Gelmiş geçmiş bütün insanlar bu köprüye vuracaklar ve geçmeye çalışacaklardır. Köprüyü geçebilenler cennete gidecek, geçemeyenler cehenneme düşeceklerdir.

     Bir hadisi şerifte Hz. Peygamber bu köprü ile ilgili olarak şöyle buyurmaktadır "... Sonra Cehennemin iki yakası üzerine bir köprü kurulacaktır. Nasıl köprüdür bu? Diye sordular. Kaygan bir köprüdür. Çengelleri ve dikenleri vardır. Müminler onun üzerinden göz açıp kapayıncaya kadar ve şimşek gibi geçeceklerdir. Rüzgar ve yarış atları gibi uçacak olanları olacaktır. İnsanların bir kısmı kurtulacak, cennete gidecek, bir kısmı yara bere içinde Cehenneme yuvarlanacaktır.

     Allah’u Teala da bu hususta Kur’an-ı Kerimde mealen şöyle buyurmaktadır: "Sizin hiç oraya (cehenneme) uğramayacak olanınız yoktur. Sonra biz Allah'a karşı saygılı olanları kurtaracağız, zalimleri ise orada yüzüstü bırakacağız". (Meryem 19/71, 72).

      Tabi herkes cehenneme gitmeyeceğinden oraya uğramaktan kasıt sırat köprüsünden geçmektir. Buna göre Ehli Sünnet Akidesinde Sırat Köprüsüne inanmak imanın gereğidir. Her mümin sıratın varlığına inanmak zorundadır. Halkımızın sırat köprüsünü kıldan ince, kılıçtan keskin olarak vasıflandırması onun üzerinden geçmenin zorluk ve meşakkatine bir işarettir.

 

İslam’da kurşun döktürmek var mı?

       Nazar için kurşun döktürmek dinen caiz değildir. Caiz olmadığından böyle bir fiile tevessül etmek insanı günahkâr yapar. Kişi nazardan çekiniyor ya da böyle bir endişesi varsa kurşun döktürme yerine Felak, Nas, İhlas, Ayet’el Kürsü gibi ayet ve sureleri okumalıdır.

 

Günün Ayeti

İblis şöyle dedi: "Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde insanlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım

 

Günün Hadisi

 Sizden biriniz mal ve yaradılış yönünden kendisinden üstün birini görürse hemen ardından kendinden aşağı durumda bulunan kimselere baksın.”

( Buhârî, "Rikak",36)

 

Günün Sözü

Ne söyleyeyim diye baştan düşünmek, niçin söyledim diye sonunda pisman olmaktan iyidir.

Sadi

 

Günün Duası

Allah’ım güne huzur ve bereketle başlamayı ve hayırla bitirmeyi nasip eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

Hadîs-i Mütevâtir nedir?

Bir çok Sahabenin Peygamber efendimizden ve başka bir çok kimsenin de bunlardan işittiği ve kitâba yazılıncaya kadar, böyle pek çok kimsenin haber verdiği hadîs-i şerîfler. Mütevâtir hadîsleri rivâyet edenlerin yalan üzerinde sözbirliği yapmaları mümkün değildir.

 

Günün Nüktesi

Evladın Baba Üzerindeki Hakları…

     Bir adamın oğlu, babasına itaat etmiyordu. Adam, belki Halife bir çaresini bulur diye oğlunu, Halife Ömer‘in huzuruna getirdi. Çocuğa, babaya itaatin faziletlerinden bahseden Hz. Ömer:

— Babana niçin itaat etmiyorsun? dedi. Çocuk, Hz. Ömer’i dikkatle dinledikten sonra:

— Ya Ömer! Babanın evlat üzerinde bu kadar hakkı var da, evladın baba üzerinde hiç mi hakkı yok, dedi.

Hazreti Ömer: –

— Olmaz olur mu?

     Babanın vazifeleri de vardır. Bunlardan bazıları şunlardır: Doğduğu zaman güzel bir isim koymak, dinini, diyanetini öğretmek, kitabullahı öğretmek, daha sonra, zamanı geldiğinde Müslüman ve iffetli bir hanımla evlendirmek, diye saydılar.

Bunları dinleyen evlât:

— Ya Ömer sorar mısınız babama, bunlardan hangi birini bana yapmıştır, dedi.

Hazreti Ömer, çocuğun babasına dönüp:

— Bu vazifelerini yerine getirdin mi? diye sordu. Adam gayet mahcup bir vaziyette:

— Hayır ya Ömer, yerine getirmedim, deyince Halife çok hiddetlendi ve:

 — Demek ki, oğlun sana değil, sen oğluna isyan etmişsin. Bir de gelmiş oğlum beni dinlemiyor, diyorsun.

 

YORUM EKLE