Cuma saatinde alışveriş yapmak kimler için yasaktır?

Cuma namazı için iç ezan okunduktan sonra, namaz bitinceye kadar alışveriş ve benzeri işlerle uğraşma yasağı kendisine cuma namazı farz olan kimseler için geçerlidir. Yani Cuma namazı kılması farz olan kimseler için bu vakitte alış veriş yapmak caiz değildir.Nitekim Allah’u Teala Kur’an-ı Keriminde bu konuda mealen şöyle buyurmaktadır: "Ey İnananlar! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman Allah’ı anmaya koşun; alım satımı bırakın; bilseniz bu sizin için daha iyidir."(Cuma 9)

 

      Cuma namazı ile mükellef olanlara bu saatte alış veriş yapmak yasakken, bunların dışında kalanlara ise bu saatte alış veriş yapmak caizdir.

 

 

 

Kar payı alarak borç vermek caiz mi?

 

   Borç verip bu borçtan dolayı bir gelir elde etmek faizdir. Çünkü verilen para borç verilmiştir. Borç da bir menfaat celbetmemelidir. Şayet borçtan bir menfaat sağlansa dinen bu uygun değildir. Nitekim sevgili Peygamberimiz bu hususta bir hadisinde mealen şöyle buyurmaktadır: “Menfaat celbeden her borç faizdir.” 

 

    Ancak verilen para borç değil de kar zarar karşılığında çalıştırılmak üzere verilmişse ve bu paradan bir kar elde edilmişse bu paradan gelen geliri almada bir sakınca yoktur. Tabi aynı şekilde bu para çalıştırılırken zarar olmuşsa onu da paylaşmak gerekir.

 

 

 

Mezarlığa gidildiğinde ölülere selam verilir mi?    

 

        Hz. Peygamberin Mezarlıkları ziyaret ettiği ve bu ziyaretlerinde de ölülere selam verdiği dini kaynaklarımızda vardır.  Efendimizin ayrıca mezarlıklarda şu duayı okuduğu kaynaklarda vardır: "Ey Mü'minler yurdu, siz bizden önce gittiniz. İnşallah biz de size ulaşacağız."

 

         Sevgili Peygamberimiz bu sözü ile hem ölülere dua etmiş hem de yaşayanları ölüm konusunda uyarmıştır.

 

         Aynı şekilde Hz. Peygamber Bedir'de ölenlere seslendiğinde, seni duyuyorlar mı ey Allah'ın resulü, diye soran Hz. Ömer'e "Onlar beni senden daha iyi duyuyorlar"  diye cevap vermiştir.

 

          Dolayısıyla mezarlıklar ziyaret edildiği vakit orada yatan ölülere selam vermede dinen bir sakınca yoktur. Bilakis bu selamı vermek dinen sevaptır.

 

 

 

Kan bağışı yapmada dinen bir sakınca var mı

 

      Kan bağışı yapmada dinen hiçbir sakınca yoktur. Kan bağışında bir sakınca olmadığı gibi aynı zamanda bu bağış bir sevaptır. Çünkü bu bağış kan ihtiyacı olan bir insanın derdine ve hastalığına bir çare olmaktadır. Bundan dolayı bu bağış dinen sevap olan bir davranıştır.

 

      Yüce Rabbimiz iyilikte yardımlaşmayı emretmektedir. Bu anlamda kan bağışı da bir yardımlaşma olduğuna göre dinen güzel ve hayırlı olan bir ameldir.

 

 

 

Cinler de insanlar gibi çoğalır mı?

 

    Cinlerin varlığı Kuran-ı Kerim tarafından bildirilmiştir. Nitekim Allah’u Teala bu hususta Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurmaktadır: ” Ben insanları ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattım” diyor.

 

     Aynı şekilde Kuran’da yer alan surelerden birinin adı da ‘Cin’ suresidir. Cinlerin insanlar gibi evlenerek çoğaldığını, inananlarının veya azgın olup inanmayanlarının olduğunu da biliyoruz. Dolayısıyla cinler de insanlar gibi sayı bakımından çoğalmaktadır.

 

 

 

 

 

Günün Ayeti

 

Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma

 

 

 

Günün Hadisi

 

İnsanlar yalnızlıktaki (mahzuru) benim kadar bilselerdi, hiçbir atlı tek başına bir gececik olsun yol yapmazdı.

 

(Buhari, Cihad 135

 

 

 

Günün Sözü

 

Cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmiştir.

 

(Goethe)

 

 

 

Günün Duası

 

Allah’ım bugün bana kimsenin kalbini kırmadan evime dönmeyi nasip et

 

 

 

Bunları biliyor muyuz?

 

Buluğ nedir?

 

Bir kimsenin çocukluk dönemini bitirip, ergenlik çağına ulaşması demektir. Bulûğ çağına ulaşan kimseye baliğ denir.

 

 

 

Günün Nüktesi

 

Helak ve Kurtuluş

 

      Enes bin Malik hazretleri Rasulüllah’in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: Üç şey vardır insanı helake sürükler; üç şey de vardır ki insan için vesile-i necattır.

 

      İnsanın helakine sebep olan üç şeyden ilki artık karakter haline gelmiş cimrilik, ikincisi hep peşinde koşulan heva ve heves, üçüncüsü de kişinin kendini beğenmesidir.

 

      Bir kimsenin kurtulmasına vesile olabilecek üç şeyden birincisi gizli-açık her hâlükârda Allah mehabet ve mehâfeti içinde bulunmak, ikincisi fakirlikte de zenginlikte de ifrat ve tefritlere düşmeyip istikamet içinde olmak, sonuncusu da gazap anında da hoşnutluk anında da adaletten ayrılmamaktır.

YORUM EKLE