banner6

Melekler herkesin kendi dilinde soru soracak

Demokratik Toplum Kongresi İnanç komisyonunun Mayıs ayında Diyarbakır’da yapacağı “Demokratik İslam Kongresi” öncesi kongreye yönelik yapılan paneller zinciri kapsamında Adana’da “Ortadoğu’da Barış Arayışı, İslam ve Demokrasi” paneli gerçekleştirildi.

Melekler herkesin kendi dilinde soru soracak

 


 

Bayram BULUT

ADANA (İLKHABER)

İskenderun MARDER, Mıhallemiler Derneği’nin ‘Konferansın tüm katılımcılarına konuşmacı ve organize edenlere başarılar dileriz” yazılı pankartın olduğu konferansa Yazar Hüda Kaya, Yavuz Delal, Artuklu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prf. Dr. Kadri Yıldırım, Mıhallemiler Derneği Başkanı Mehmet Ali Aslan ve Mustafa Sarar’ın konuşmacı olarak katıldı. Panelde İslam çerçevesinde çok dillilik ve kimliklilik, eşitlik ve Kürt sorunu konuşuldu.

Açılış konuşmasını yapan Ayhan Bilgen, Asr suresinden bahsederek panelin konusuna dair bir çerçeve çizdi. “bütün insanlar hüsrandadır” şeklinde başlayan surede istisna olarak yalnız iyi işlerle meşgul olanlar, birbirlerine hakikati, hukuku ve sabrı tavsiye edenlerin işaret edildiğini Bilgen, günümüze gönderme yaparak “Zulmün ortağı olmamak, bunun dışında alternatif bir alan inşa etmek istisna olan insanların görevidir” şeklinde konuştu.

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Yaşayan Diller Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kadri Yıldırım, İslam’da çok kültürlülük ve çok dillilik konusunda örnekler verdi. Kuran’a göre halkların renklerinin ve dillerinin farklı farklı kılındığını söyleyen Yıldırım, 1400 yıl önce İbranice konuşan Yahudilerin mahkemede anadilinde savunma hakkını sağlamak için tercüman kullanıldığını ifade etti. Yıldırım, ölümden sonra meleklerin dili ne olursa olsun, herkese kendi dilinde sorular soracağını anlattı. Kürt’e, Kürtçe, Türk’e, Türkçe, Araba, Arapça sorular sorulacağını dile getiren Yıldırım, “ahrette illaki şu dilde soru sorulacak diye bir şey yoktur. “ dedi.

İslam’da ezen ezilen ilişkisi üzerine konuşan Yavuz Delal, "müstekbir-mustazaf" şeklinde ifade edilen bu kavramların İslam’da önemli yer tuttuğunu vurguladı. Hz, Musa döneminden bahseden Delal, bu dönemin ezen ezilen ilişkisi etrafında döndüğünü söyledi. Zorbalıkla iktidarını sürdüremeyenlerin haktan yana görünmek zorunda olduğunu dile getiren Delal, Müslümanların Firavun politikalarına karşı mustazaf olandan yana olması gerektiğini söyledi. Bir soru üzerine silahlı mücadeleden bahseden Delal, esas olanın verilen mücadelenin meşruluğu olduğunu, yöntemin eleştirilemeyeceğini dile getirdi.

İslamın ortaya çıktığı dönemden bahseden Hüda Kaya, ceza ve hükümlerin zengin ve güçlü olan sınıflara uygulanmazken güçsüzlere karşı her türlü baskının uygulandığı Mekke’de emeğinin karşılığını alamayanların başvuracak merci bulamadığını çünkü o mercilerde egemenlerin olduğunu dile getirdi. Mekke ile Medine’yi kıyaslayan Kaya, Mekke’de güçlü kabilelerin otoritesi altında özerk bir yapı varken siyasi birliğin olmadığı Medine’de Müslümanların daha özgür olduğunu söyledi. Medine sözleşmesine değinen Kaya, farklı inançtan, dilden, sosyal yapıdan halklar arasında birbirlerinin kimliklerini tanıyan bir sözleşme olarak evrensel değerler taşıdığını söyledi. Kaya, Fesat, kan, savaş ve zulüm deryasında Medine Sözleşmesinin Kürt Hareketi tarafından Türkiye’nin gündemine getirilmesinin önemine vurgu yaptı.

Mıhallemiler Derneği Başkanı Mehmet Ali Aslan ise, Medine Sözleşmesinin 90'lara kadar kendi köyü olan Mardin’in Midyat’a bağlı Habsınas (Mercimekli) köyünde hala yaşadığını söyledi. Türkçe, Kürtçe, Süryanice ve Arapçanın Mıhallemi lehçesinin konuşulduğu tek yer olan Habsınas’ta bu dilleri herkesin anadili gibi konuştuğunu anlattı. Aslan, Habsınas’ta farklı inançta olanların bayramda birbirlerini ziyaret ettiğini anlattı.


 

Konuşmaların ardından soru cevap şeklinde devam eden panel daha sonra son buldu.

Güncelleme Tarihi: 10 Şubat 2014, 16:46
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER