Dinin haram saydığı yollarla kazanılan para ile hacca gitmek caiz mi?

Dinin haram saydığı yollarla kazanılan para ile hacca gitmek caiz mi?

     Dinimize göre Müslüman, kazancını dinin meşru saydığı yollarla elde etmekle yükümlüdür. Allah Müslüman’ın malını nerelerde harcadığını soracağı gibi, nerelerden kazandığını da soracaktır.

     Dinin haram saydığı maddelerin ticareti, hırsızlık veya gasp, kumar, faiz ve fuhuş dinin yasakladığı kazanç yollarından bazılarıdır. Bu yollarla elde edilen kazanç haramdır. Müslüman’ın bu mallardan yararlanması caiz değildir. Bir kimsenin elinde bu yollardan birisi ile elde edilen bir mal varsa, onu; “haram yolla elde edilen kazancın sarf yeri yoksula vermektir” kuralı gereği, yoksullara vermesi gerekir. Ancak bundan bir sevap beklemek doğru değildir. Çünkü haram yolla elde edilen kazanç, kişinin malı olmaz. Malı olmayan bir şeyi hayri bir hizmette kullanması karşılığında sevap beklemesi de mümkün değildir.

     Buna göre haram kazançla hacca gidilmemelidir. Çünkü bu para meşru değildir.

 

 Boşanan kadının tekrar evlenebilmesi için beklemesi gereken bir süre var mı?

        Boşanan kadın hemen bir başkasıyla evlilik yapamaz. Önce boşandığı kocasından herhangi bir hamilelik durumunun olup olmadığını ispat ve tespit etmesi için üç ay halini bitirmesi gerekir.

Bu bekleyiş, hem çocuk nesebinin doğru tespiti için gerekli, hem de boşanmış olmanın meydana getirmesi muhtemel psikolojik sarsıntının aşılması için lüzumludur. Aile kurumunu yeniden teşkil ederken gereken saygı ve özenin gösterilmesinin de zaruri bir

sonucudur. Bu sebeple İmam-ı Azam Hazretleri:

– Boşanan kadın üç tam (hayızlı) devreyi tamamlayınca, gereken müddeti doldurmuş olur, derken; Şafii Hazretleri de: – Üç tam (temizlik halini) tamamlamasıyla müddetini bitirmiş olur. Ay hali görmeyen yaşlılar ile küçüklerin bekleme müddeti de (üç ay)dır.

 Hamileninki ise çocuğunu doğuruncaya kadardır.  Bir de kocası ölenin beklemesi vardır ki bu da (dört ay on gün) dür.

Bu bekleme müddetleri içinde kadınlar yeni bir evlilik arayışı içinde olmadıklarını ifade için süslenmezler, şımarık hareketlerde bulunmazlar. Üzüntülü giyim kuşam içinde görünürler, albenili giyimden uzak kalmaya dikkat ederler. Dışarıdan da onlara, bekleme müddeti bitinceye kadar evlilik teklifi yapılmaz; ihtiyaç duyanlar sadece

Îmada bulunmakla iktifa ederler.

                    İslam ayrılmalarda ikinci evlilik için bekleme müddeti koymuş, neslin kime ait olduğu kesinleşinceye kadar yeni bir evliliğe izin vermemiştir. Ta ki ömür boyu sürecek bir şüphecilik, anaları babaları bunalımlara sokmasın. Ötekinin çocuğunu, beriki kendi çocuğu zannıyla nüfusuna kaydettirme gibi hazmedilmez bir

hataya maruz kalmasın.  Burada müddet beklememesi gereken biri vardır. O da nişanlanıp nikahlandıktan sonra bir araya gelemeden nikahı bozulup ayrılanlar. Bunların bir arada baş başa halvette kalmamış olmaları, iddet beklemelerine ihtiyaç bırakmamıştır.

 

Cemaatle namazdan sonra topluca tespih çekmek bid'at mıdır?

       Namazlardan sonra bilinen şekliyle zikirleri çekmek, sahih hadislerle tavsiye edilmiştir.

Bu tesbihat topluca çekilebileceği gibi, münferit olarak da camide veya cami dışında çekilebilir.

       Bu nedenle, cemaatle namazdan sonra topluca tespih çekmek bid'at değildir. Bilakis güzel bir davranıştır.

 

 

Günün Ayeti

 Eğer Allah, insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi, şerri de alel-acele verseydi, onların hemen ecellerini getiriverirdi.

 Yunus 11.

 

Günün Hadisi

Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası."

(İbn Mâce, “Dua”, 11)

 

Günün Sözü

Bir kimsenin malını nereden kazandığını öğrenmek istiyorsanız, onu nereye harcadığına bakınız.

Hasan Basri

 

Günün Duası

Allah’ım kalbimde kine, nefrete, kıskançlığa ve cimriliğe yer verme

 

Bunları biliyor muyuz?

MEHİR neye denir?

Erkeğin evlenirken eşine verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para veya başka bir mala mehir denir.

 

Günün Nüktesi

 En çok korktuğunuz şey…

      Süfyan İbnu Abdillah anlatıyor:

"Ey Allah'ın Resûlü bana  uyacağım bir amel tavsiye et!" dedim.

       Hz. Peygamber bana şu cevabı verdı:

 "Rabbim Allah'tır de, sonra  da doğru ol!"

     "Ey Allah'ın Resûlü. Benim hakkımda en çok korktuğunuz şey nedir?"

       Diye sordum.

       Eliyle dilini tutup sonra:

 

  "İşte bu diye cevap verdi.”

YORUM EKLE