Ebeveynler çocuklarının başka şehre taşınmasına ya da gurbete çıkmalarına dinen engel olma hakları var mı?


       İslam dininde anne ve babanın evlât üzerinde hakkı çoktur. Bir evlâdın ilk işi onların rızalarını kazanmak, gönüllerini almaktır. Öyle ki İslam dini, cennete girmenin bir yolu da anne ve babanın rızasından geçtiğini kabul etmektedir.

        Onun için İslam dini, evladın anne ve babasına karşı saygılı ve hürmetkâr olmasını, onların söz ve telkinlerini dinlemesini Kur'an-i bir ifade ile onlara öf bile demeyi yasaklamıştır. Çocuk anne ve babanın telkinlerini dinlemek zorunda ama bu telkin ve istekler dini çerçeveyi ihlal ediyorsa çocuk anne ve babasına itaat etmek zorunda değildir. Zira inancımızda yaratılmışa masiyet ve günah konusunda itaat etmek yasaklanmış ve haram kılınmıştır.                

      Aynı şekilde çalışmak, okumak, yaşamak veya Hacca gitmek gibi makul ve meşrû işlere ana-babanın izin vermemesi halinde duruma bakılır: Ana babaya bakılacak kadar imkân hazırlanmış, evlâda muhtaç olmayacak bir ortam temin edilmişse, ana babanın böyle bir seyahate engel olmaya hakları olmaz. 

      Şayet, evlat ana babayı bakıma muhtaç halde bırakıyor, kendine muhtaç durumdan kurtarmadan gidiyorsa, kendisine izin verilmeyebilir. Bu takdirde evlâdın gitmeye de hakkı olmaz.

 

Sıhhati elverişli olmayan kişi nasıl namaz kılmalıdır?

       İslâm dini kolaylık dinidir. İslam dininde sorumluluklar ve görevler kulun gücüne göredir. Bu nedenle hastalık, kişinin ibadeti için hafifletme ve kolaylaştırma sebebi sayılmıştır.

       Ayakta namaz kılmaya gücü yetmeyen veya ayakta durmakta zorlanan kimse oturarak namazını kılabilir. Rükû veya secde etmeye gücü yetemeyen kimse ima ile namazı kılabilir. İmâ, namazda rükû ve secde yerine başla işaret etmektir. Bu şekilde namaz kılan kişi rükû için başı biraz eğer, secde için ise rükûdan biraz daha fazla eğer.  Oturarak namaz kılamayan, sırt üstü yattığı yerde imâ eder. Bir kişi ayakta durmaya gücü yettiği halde, rükû ve secdeye gücü yetmiyorsa niyetini ve kıratını ayakta yapar, ayakta yapamadıklarını ise oturarak yapar. 

     Kişi ima ile de namaz kılamıyorsa Şafii mezhebine göre en son nokta olarak kalbi ile namaz kılar.

 

Çocukların üzerine edilen yemin dinen geçerli olur mu?

      Allah’tan başkası adına yemin edilmesi doğru değildir. Yemin ancak vallahi, billahi, tallahi, lafızları ile olur. “Çocuklarımın ölüsünü öpeyim lafzı” ise yemin lafızları ile söylenmediği için yemin yerine geçmez.

       Böyle bir söz yemin sayılmadı gibi aynı zamanda doğru ve güzel bir söz de değildir. Böyle sözler ve yeminler Allah Resulü tarafından yasaklanmıştır. Nitekim buna benzer bir yemin etme olayında peygamberimiz sahabeleri uyarmış ve şöyle buyurmuştur:  “Allah Teâlâ, babanızı zikrederek yemin etmenizi yasaklamıştır. Öyleyse kim yemin edecekse ya Allah’a yemin etsin veya sussun.” (Buhârî, Eymân 4).

      Bu sözler yemin sayılmadığı için herhangi bir keffaret vermek de gerekmez.     

 

Adak etinden yemek hususunda kadın erkek aynı mı değerlendirilir?

     Adakta bulunan kişinin, anne ve babası, dede ve nineleri, evlat ve torunları ile eşi o adaktan yiyemezler. Kadınla erkek arasında adak hususunda herhangi bir fark yoktur. Adak konusunda erkek için geçerli veya geçersiz olan aynı şekilde kadın için de geçerlidir.

 

Günün Ayeti

Kimse kimsenin günahını çekmez.

İsra, 17/15.

 

Günün Hadisi

Bir kimse din kardeşine hayır dua ettikçe, yanında bulunan görevli bir melek ona, ‘duan kabul olsun, aynı şeyler sana da verilsin’ diye dua eder.

Müslim, "Zikir", 87.

 

Günün Sözü

Yaşlandığında çocuklarından bekleyeceğin şey, senin babana yaptığındır.  

Pittacus

 

Günün Duası

Allah'ım güne ve haftaya hayırla ve bereketle başlamayı ve bitirmeyi nasip eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

Lukata Nedir?

Yolda veya başka bir yerde bulunup da, sahibi bilinmeyen mal.

 

Günün Nüktesi

Hataları sildiren ve Dereceleri yükselten…

Ebû Hüreyre anlatıyor: "Resûlullah buyurdular ki:

"Allah'ın hataları silmeye ve dereceleri yükseltmeye vesile kıldığı şeyleri size söyleyeyim mi?"

"Evet, ey Allah'ın Resulü, söyleyin!" dediler.

Bunun üzerine saydı:

Zahmetine rağmen abdesti tam almak.

Mescide çok adım atmak

Bir namazdan sonra diğer namazı beklemek.

(Müslim, “Tahâret,”  41.)

YORUM EKLE