EĞİTİMDE KALİTE

 Kaliteli bir eğitim almak her öğrencinin en temel hakkıdır. Her anne- baba da çocuğunun kaliteli bir eğitim alması için tüm fedakârlıklara katlanır. Ekonomik durumu iyi olanlar özel okulları tercih ederek kaliteli eğitim almak için çaba harcarken, büyük bir çoğunluk da devlet okullarında iyi bir okul, iyi öğretmen aramak için çabalar dururlar.

 

Ülkemizde okulların kalitesiyle ilgili durumu birçok faktör etkiliyor. Bazı okulların sosyo ekonomik olarak iyi bir bölgede olması, bilinçli veliler, okulun fiziki imkânları, kaliteli öğretmen ve yönetici kadrosunun olması cazibesini artırıyor.

Bazı okullarda ise kapısından girdiğinizde keskin tuvalet kokuları burnunuzu tıkamanıza sebep oluyor. Bahçedeki pislik, düzensizlik her yerde kendini gösteriyor. En eğitimsiz anne-baba bile çocuğunun iyi bir eğitim almasını ister. Temizlik ve hijyen okulların en önemli sorunudur. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde fiziksel ihtiyaçlar birinci sırayı nasıl alıyorsa, kaliteli bir eğitim verilebilmesi için temizlik ve hijyen okullarda temel ihtiyaçlar arasına girer.

Temizlik ve hijyen bir okulda personele, öğretmenlere, yöneticilere, öğrencilere ve velilere bağlıdır. En iyi okullarda pislikten girilmeyen okullar olduğu gibi, bin lira parası bile olmayan okullarda mucizeler yaratan yönetici ve öğretmenler de var bu ülkede. Buradan da okuldaki yöneticinin ne kadar önemli olduğu sonucunu çıkartabiliriz.

Öğretmenlik ve yöneticilik de işini sevmek ve vicdan çok önemlidir. Bir okul yöneticisi vizyoner bir kişilik yapısına sahipse en ücra köşelerdeki okullarda bile güzel şeyler yapabilir. Bir okulda yönetici tarafından öğretmen ve personelle ekip ruhu oluşturulmuşsa o okulda kaliteyi görmek mümkündür. Tabi ki ekip ruhunun oluşması için de amaç birliğinin olması gerekir. Her ne kadar teknolojik imkânların eğitimdeki yeri yadsınamazsa da iş öğretmen ve yöneticilerde bitmektedir. Ben, okul ve öğretmen soran velilere, fiziksel görünüşe çok fazla aldanmamalarını söyleyerek şu güzel sözü hatırlatırım:’’Ayakkabı fiyakalı ama çorap delik.’’ Önemli olan kalite ve iç güzelliktir.

Eğitimde kalite konusu binlerce sayfa yazılacak kadar geniş bir konu, ana konulara değinecek olursak; Türkiye de okullarda kaliteli bir eğitim için sistemde bazı değişiklikler yapmak gerekiyor. Birincisi Üniversitelerde öğretmen yetiştirme sisteminin değişmesi gerekiyor. İkincisi herkes öğretmen ve yönetici olmamalı bu ülkede. Öğretmenlik meslek kanunu bir an önce çıkartılmalıdır.657 sayılı Devlet Memurları Kanununda köklü değişikliklerin de yapılması gerekir. Ben devlet memuruyum bana kimse karışamaz anlayışının sonlandırılması gerekir artık. Bu sistemde çalışan da çalışmayan da aynı parayı alıyor. Hatta çalışan öğretmen ve yöneticiler zaman zaman dışlanıyor tehlike olarak görülüyor.

’’Yöneticiler yeter ki bizim adamımız olsun kim olursa olsun’’ düşüncesiyle hareket edersek eğitimde bir yere varamayız. Tüm il ve ilçelerde İl, ilçe müdürleri, müdür yardımcıları, şube müdürleri, okul müdür ve yardımcıları, tüm sivil toplum kuruluşlarının, sendikaların üzerinde mutabakat sağladığı bir yönetici atama yönetmeliğiyle göreve getirilerek özel olarak yetiştirilmeli gerekirse yurt dışına gönderilerek tüm dünya eğitim sistemlerini incelemeleri sağlanmalıdır.

YORUM EKLE