Dr. Mehmet Duyar; “Adana’yı ilk 5’te görmek istiyoruz”

Coğrafi işaretin önemine değinen Türk Patent ve Marka Kurumu Başkan Yardımcısı Dr. Mehmet Duyar, büyük bir potansiyele sahip Adana’da sadece bir ürünün tescilli olduğunu belirterek, “Gözümüz hep Adana’yı ilk beşin içerisinde görmek. Bu kadar güçlü bir tarım havzası olan, bereketli topraklara sahip Adana sıralamalarda neredeyse yok. Sadece bir adet tescilli ürünü var. Ne gerekiyorsa yapacağız” dedi.

Dr. Mehmet Duyar;  “Adana’yı ilk 5’te görmek istiyoruz”

Serhat ŞANLI / Hande MUŞTU

ADANA (İLKHABER) – Adana'nın sahip olduğu değerlerin tanıtımını sağlamak ve Adana’da üretilen ürünleri markalaştırmak amacıyla düzenlenen Coğrafi İşaret Bilgilendirme Çalıştayı gerçekleştirildi. Çalıştayda bir konuşma yapan Adana Valisi Mahmut Demirtaş, Adana’nın sahip olduğu verimli tarım alanları sayesinde çok şey ürettiğini, ancak bu çeşitliliğe rağmen sadece bir ürünün coğrafi işaretli olduğunu söyledi.

Coğrafi ürünün önemine değinin Vali Demirtaş,  “Bir ürünün markasına, bir ürünün kalitesine o ürünün coğrafi işaretinin olup olmadığına özellikle bakılır. Hem iç piyasada bakılır hem de dış piyasada bakılır” dedi.

Bugün bu vesileyle bir araya geldiklerini ifade eden Vali Demirtaş, “Çalıştayımızda coğrafi işaret alması gereken ürünleri masaya yatıracağız. Çalıştayda sunum yapacak yetkililerimizden Adana’da üretilen ürünleri en iyi şekilde tanıtmasını istiyoruz. Arkadaşlarımız özellikle bizim ne eksiğimiz var söylesinler, Böylelikle Adana’yı bugün layık olduğu yere getirelim. Adana hakikaten hem tarımıyla hem sanayisiyle hem turizmiyle hem de doğasıyla mükemmel bir il. Sıcakkanlı insanlarıyla, cömert ve mert insanlarıyla gerçekten çok yaşanmaya değer bir il. Çok misafirperver insanları var. Adanalılar bu ilin ve ülkenin kalkınmasında çok ciddi fedakarlıkta bulunuyorlar” diye konuştu.

Zengin tarımsal potansiyeli sayesinde Adana’nın ülkenin gıda sektörüne önemli katkılar yaptığını belirten Vali Demirtaş, “Tarımsal ürünlerin ilk hasadı hemen hemen Adana’da yapılarak piyasaya Adana’dan sürülüyor. Çok ciddi kaliteli ürünler üretiliyor. Başta narenciye olmak üzere karpuz gibi ürünlerin büyük kısmı Adana’da üretiliyor. Bizim tabi burada Türk Patent ve Marka Kurumundan beklentimiz Adana’nın bu potansiyelini görmeleridir” şeklinde konuştu.

Türk Patent ve Marka Kurumu Başkan Yardımcısı Dr. Mehmet Duyar ise coğrafi işaretler ve patentte Adana’yı hep ilk 5’te görmek istediklerine vurgu yaparak şöyle konuştu;

“Coğrafi işaret dünyada önemi her geçen gün artan önemli kavramlardan biridir. Coğrafi işaret dediğimizde ne anlıyoruz? İlk başta bir yöre ile ünlenmiş, özel bir hale gelmiş, kendi sahip olduğu niteliklerle başka yörelerden farklılaşmış bir ürünleri kast ediyoruz.

Bu ürünleri bir kişiye ait olmaktan daha ziyade, bir bölgenin anonim bir değeri olarak görmek gerekir. Evet! Ortak değer bu ürünler. Yani bu bölgenin ortak değerleridir. Adana’ya has ürün standını gezdik. Bölgemize ait bu ürünlerin, bu bölgenin insanının emeği ve alın teriyle nesilden nesile aktarılmış ürünler olduğunu görüyoruz.

Günümüzde artık coğrafi işaretin önemi artıyor ve bu sadece ülkemizde değil, tüm dünyada da bu işten daha fazla katma değer üretmek, bu bir fikri mülkiyet hakkı olarak görüldüğü için koruma süreci geliştirilmiş olması gerekiyor. Adana şalgamı güzel. Adana kebabı tescili yapıldı. Çukurova’nın pamuğu, narenciyesi, karpuzu ve daha sayamayacağımız ürünleri var. Ancak bu ürünleri sadece bir görsel olarak korumaktan ziyade, yasal bir mevzuat olarak tescillenme süreci ile sonuçlanması lazım.

Tescil olduğu takdirde bununla birlikte gelen yükümlülükleri, sorumluluklar var. Bunların yerine getirilmesi gerekiyor. Ancak öylece bu yöremize ait değerlerin daha güçlü bir şekilde korunmasını sağlamış oluyoruz. Yaptığımız bu çalıştayda bu tescil süreciyle ilgili işlemlerde bir hızlandırma, bir ivme yapacağız. Türk Patent Ve Marka Kurumu olarak, tescil sürecinde elimizden ne gelirse yapacağız. Ne katkı verilmesi gerekiyorsa bu konuda hazırız.

2018 yılında ülkemizde 87 adet kurum olarak tescil gerçekleştirdik. Aynı zamanda bugün itibari tescil sayımız 426’ya ulaştı. 426 tescilli ürün sayısına ulaştık. 406’da başvuru süreci devam eden ürünlerimiz var. Ülkemizde 2017 yılında meclisten bizim kurumun sınai mülkiyet haklarının korunması ile ilgili önemli bir kanun geçti. 67- 69 sayılı sınai mülkiyet hakları kanunu. Bu sınai mülkiyet kanunu ile birlikte ülkemizde coğrafi işaretler alanında daha büyük bir gelişmeler oldu. Bunlar neler olduğunu sıralayacak olduğumuz zaman ilk başta coğrafi işaretlerin tescil süreci kurumumuza markalar dairesi bünyesinde yürütülen iş ve işlemlerdi.

Yeni kanun ile birlikte artık kurumumuzda coğrafi işaretler daire başkalığı kanun gereği ihdas edilmiş oldu. Bunun için uzman ekipler oluşturuldu. Böylece bu konu sadece bir marka olarak değil bölgelerin anonim markası olduğu için ayrı bir konu olarak ele alınması gerektiği sonucuna ulaşıldı. Önceden eski mevzuatta 8 ve ya 10 bin lira yakın başvuru ücretleri vardı. Şimdi ise sembolik bir hale getirildi. Şimdi yaklaşık olarak 95 TL gibi bir başvuru ücreti var ve bu sembolik bir değer.

Ayrıca kanunla birlikte tescil aşamasında bir askıda kalma süresi vardı 6 ay kadar. Şimdi onu 3 aya indirdik. Bu da sürecin daha hızlı sonuçlanmasına vesile oldu. Tabii başvurumuz yaptık tescil sürecini gerçekleştirdik peki bundan sonra bu ürünlerin korunması ve denetlenmesi nasıl gerçekleşecek. Yeni kanunda bu da ayrıntılı biçimde düzenlendi.

Coğrafi işaretli ürünlerden mahreç işaretli ürünler olabilir, geleneksel ürün adı olabilir. Bir yönetmelik gereği bütün bölgelere ait tescili yapılmış ürünlerin üzerinde amblem kullanma ve bulundurma zorunluluğu var.

Bir vatandaş ben herhangi bir iş yerinde Adana Kebabı yapıyorsa mutlaka bulunduğu iş yerinin uygun bir lokasyonuna, Adana Kebabı coğrafi mahreç işareti amblemini kullanmak zorunda.  Kişi kıyma kebabı diye bunu bulundurabilir. Ancak Adana Kebabı deyince insanların aklında oluşmuş bir algı var. Bu da zaten tescil sırasında standartlara uygun biçimde nasıl üretilmesi gerektiği dosyasında mevcuttur. O standartlara uygun ürüne biz Adana Kebabı diyebileceğiz.

Oluşturmuş olduğumuz veri tabanında, bütün illerin coğrafi işaretteki tescil durumlularını gözden geçirmek istedik. Gözümüz hep Adana’yı ilk beşin içerisinde görmek. Bu kadar güçlü bir tarım havzası olan, bereketli topraklara sahip Adana sıralamalarda neredeyse yok. 

Adana’nın sadece bir adet tescilli ürünü var. Nasıl olur diye düşündük. Bu kadar ürünü olan bir memleket neden tescil sürecine geçmiyor diye düşündük ve bu konu üzerine ayrıntılı çalışmalar yaparak ilgili taraflara gönderdik.  Bu ürünlerin tescili işçin ne gerekiyorsa yapacağız. Son verilere göre Adana’da mal ve hizmet ürününde 90 milyar TL üzerinde bir ticaret hacmi var. Şirketlerimizin oluşturmuş olduğu değer 90 milyar TL’yi geçmiş.  250 bin üzerinde istihdam var.

Bu 90 milyar TL cironun da yaklaşık 25 milyardan fazlası imalat sanayinden elde edilmiş. İmalat sanayiinde de ağırlıklı olarak tekstil ve gıda ürünleri, plastik ürünleri yer alıyor. Bir potansiyel var. Bu potansiyel Adana’mızın olması gereğinden çok daha geri.. Bu potansiyele göre daha fazla değer üretmesi gerekmesi lazım.

Yüksek katma değer, eşittir markalaşma, artı tasarım, artı ARGE ve inavasyon. Yani markalaşma bu kadar önemli. Coğrafi işaret de bu bölgenin değerini markaya dönüştürmek. Yani bu tescille diyoruz ki; Adana Kebabı, şalgamı, Adana Tatlısı, Adana Karpuzu, Çukurova Pamuğu diye markalaştırıyoruz.

Markalaştırdığımız takdirde kendiliğinden bir katma değer söz konusu olacaktır. Aynı şekilde tasarım. Bir ürüne, bir tasarım üretirseniz, farklı bir tasarım katmazsanız diğerlerinden başka bir fark yaratmış olmuyorsunuz.

Avrupa Birliği bu işin farkına varmış. Bugün Avrupa Birliği’ndeki rakamlara baktığımızda inanılmaz yüksek bir pazar hacmi oluşturmuşlar. Fransa’da 21 milyar Avroluk bir coğrafi işaretler pazarı inşa edilmiş. Bunu markalaşmayla tasarımlarla öyle kıymetlendiriyorlar ki, bugün peynir ürünleri gibi ürünlerine baktığımız zaman iç piyasada birinin değeri bir birimse, coğrafi işaret diyor.

Anadolu coğrafyasına baktığımızda kendi değerlerimizden halen katma değer oluşturma noktasında oldukça geri olduğumuzu görüyoruz. Burada yerel aktörlere büyük sorumluluk düşüyor. Bir değer var elimizde binlerce yıldır. Nesilden nesillere gelmiş, kolay oluşmuyor bu değerler. Bu değeri katma değere dönüştürmek için yapılması gereken çalışmalar var. Bu çalışmaları yapmayınca işte diyoruz ki niye Adana’mızın karpuzu bu kadar değerli olmuyor. Ürettiğimiz salçamız karpuzumuz bir değere dönüşmüyor. Burada biraz Adanalı olarak öz eleştiri yapmamız gerek”

Konuşmaların ardından Türk Patent ve Marka Kurumu Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanı Hakan Kızıltepe bir sunum gerçekleştirdi. Adana’dan coğrafi işaret başvurusu yapılan ürünlere ilişkin gerçekleştirilen bilgilendirme sunumumun ardından ise çalıştay, yapılan çeşitli değerlendirme ve görüş alışverişiyle son buldu.

TÜİK toplantı salonunda düzenlenen çalıştaya; Adana Valisi Mahmut Demirtaş’ın yanı sıra Vali Yardımcısı Murat Süzen, İl Sanayi ve Teknoloji Müdürü Remzi Özdoğan, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkan Yardımcısı Mehmet Duyar, Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanı Hakan Kızıltepe ve oda temsilcileri katıldı.

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER