İncefikir: Karpuz  üreticisi korunmalı 

İncefikir: Karpuz   üreticisi korunmalı 

Serhat ŞANLI

ADANA (İLKHABER) - Çukurova 'da ekimi yapılan turfanda karpuz hasada gelmeden, Afrika ülkelerinden ve İran'dan özellikle corona virüs riski döneminde karpuz getirilmemesi konusunda uyarıda bulunan Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, “Adana’da turfanda karpuz hasadı Mayıs ortalarında başlar. Ancak İran’a ürün götürüp normalde boş dönmesi gereken tırların gizlice İran’dan karpuz getirdiği duyumları alıyoruz. Piyasada marketlerde karpuz satılmakta.. Salgın döneminde hem büyük risk, hem de kendi yerli karpuzumuza büyük darbe olur. Engellenmesi gerekir” dedi.

Türkiye'de en erken karpuz ekimi ve hasadının yapıldığı Adana'da, Ocak ayı ile birlikte ekimine başlanan karpuz, Adana'da yoğun olarak Akyatan Lagünü civarında bulunan kumluk alanda yetiştiriliyor. 

Şuana kadar havaların da iyi gitmesi ile birlikte umutlanan üreticiler, Mayıs ayı ile birlikte ilk turfanda hasadı yapacak. Ülkemizde üretilen yaklaşık 4 milyon ton karpuzun yüzde 20'sinin yetiştirildiği Adana’da yıllık yaklaşık 800 bin ton karpuz üretimi gerçekleştiriliyor.

Tarla ürünleri içinde yöresel olarak en erkenci ürün olması nedeniyle üretici için önemli gelir kaynağına sahip ürün olan karpuzda en büyük sıkıntı hasada kısa bir süre kala yurt dışından özellikle İran ve Afrika’dan ithalat yapılması..

Ocak ayı ile birlikte hummalı bir çalışma dönemine giren ve şimdi ise emeklerinin karşılığını alma heyecanı yaşayan Çukurovalı üreticiler için karpuzun önemli bir ürün olduğunu belirten Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, “Adana, Türkiye'nin ilk karpuz ekilen ve hasat edilen bir yer olması bakımından önemli bir yer. Ocak ayının o soğuk günlerinde verdikleri emeklerinin karşılığını almalarına kısa bir süre kaldı. Umarız bir sıkıntı yaşanmaz” dedi.

Ülkemizde üretilen yaklaşık 4 milyon ton karpuzun yüzde 20'sinin Adana’dan karşılandığına değinen İncefikir, “Adana'da yıllık ortalama 130 – 150 bin dekar alana karpuz ekimi ile ülkemizin yaklaşık 4 milyon ton üretiminin yüzde 20’sini karşılanıyor. Bugün biz üreticiler için karpuz çok önemli bir ürün, çünkü ülke üretiminde önemli bir yere sahibiz ve ilk hasadın da bölgemizde yapılması bizim için önemini daha da artırıyor” diye konuştu.

Adana’da tufanda karpuz hasadının Mayıs ayı ortalarında başlayacağını, ancak hasat öncesi piyasaya giren İran ve Afrika’dan ithal karpuzun üreticiye büyük darbe vurduğuna dikkat çeken Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir şu ifadelere yer verdi;

“Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte artık yavaş yavaş karpuz için heyecanlı bir bekleyiş başladı. Adana olarak bize en yakın üretim rakamına sahip Antalya'dan iki kat fazla karpuzu çiftçimiz üretmektedir. Yöremizde üretilen karpuzun dönüm başına verimi de Türkiye ortalamasının çok üzerindedir. 

Bugün Adana’da ortalama dekardan 6 ile 6,5 ton arası karpuz elde edilmektedir. Ayrıca karpuzun erkenci olması, sezonda piyasaya nakit para girişi sağlamaktadır. Üreticimizin eline erken sıcak para geçmektedir. Karpuz bu yönden çiftçimiz için ekonomik olarak büyük önem taşımaktadır. Üreticilerimiz büyük bir heyecanla hasadı beklemektedir. 

Bu heyecanlı bekleyişin yanında bir de hasat önce yurt dışından getirilip piyasaya sürülen yabancı karpuz korkusu var. Örneğin tüm dünyayı etkisi altına alan corona virüs salgını ve bu salgından en çok etkilenen ülke olan İran’a ürün götürüp baş dönmesi gereken kamyonların gizlice karpuz yükleyip getirdikleri söylemleri bize ulaşıyor.

Bu dikkatli bir şekilde kontrol edilmeli ve engellenmelidir. Salgın döneminde hem büyük risk, hem de kendi yerli karpuzumuza büyük darbe olur. Engellenmesi gerekir.

Şuanda marketlerde karpuz satışı görebiliyoruz. Daha bizim ürünler piyasaya çıkmadı. Bu ürünler nereden getiriliyor? Çok değiş birkaç güne muhtemelen tablacılara kadar düşer. Bu üreticiye zarar vermektedir.

Diğer ülkeler üreticisini korumak için elinden geleni yapıyor. Ancak bu mantık bizde çok fazla yok. Üreticinin korunması gerekiyor. Türkiye'de kontrollü bir mekanizma var. Ama Afrika ülkelerinden gelen karpuzda böyle bir uygulama var mı, yok mu bilmiyoruz. 

Karpuzun üzerinde yasak olan veya zararlı bir ilaç kalıntısı olabilir. Corona salgını hızla yayılıyor. Getirilen ürünlerde de olabilir. Biz oradaki üreticilerin nasıl denetlendiğini bilmiyoruz. Tüketici bilmediği bir ürünü kullanmaması gerekiyor. 

Ayrıca İran'ın iklimi, erkenci sebze ve meyve için uygun olmasının yanı sıra yakıt ısıtmalı seralarda üretim yapıyorlar. Orada yakıtın çok ucuz olması nedeniyle bizim çiftçimizin rekabet şansı tamamen bitiyor. Onlar da bu fırsatı kullanarak bizim piyasamıza erken giriyorlar. Bu önlenmeli ve üreticimiz korunmalıdır.

Şuan tüm kesimlere “evde kal” çağrısı yapılırken ülkemiz çiftçisi üretim faaliyetlerine ara vermeden devam etmektedir. Salgınla mücadele ettiğimiz bu süreçte gıdaya erişimde sıkıntı yaşamıyorsak, çiftçilerimizin gösterdiği özveri ve fedakarlık sayesindedir. Bu fedakar insanlarımızın emeğine sahip çıkmalıyız.”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2