Karpuzda fiyatlar düşüşte

Karpuzda fiyatlar düşüşte

Serhat ŞANLI

ADANA (İLKHABER) - Türkiye’de üretilen yaklaşık 4 milyon ton karpuzun yüzde 25'ini karşılayan Adana'da karpuzun kilosunun tarlada 25 kuruşa kadar düşmesi çiftçiyi düşündürüyor.

İlk hasat döneminde kilosu 2.5 liradan satılan karpuz, şimdi birçok yerde tane olarak satılmaya başlandı. Mahalle aralarında tanesi 5 ile 12 kilo arasındaki karpuz fiyatı 5 ile 10 lira arasında değişen fiyatla satılıyor.

Yaklaşık 20 gün öncesine kadar kumul alanlarda hasat edilen karpuzun marketlerde kilosu 2 ile 3 lira arasında değişen fiyatlar ile satılırken, fiyatlar iç bölgelerde başlayan hasatla birlikte düşüşe geçti. Ayrıca turfandadan sonra açık tarla karpuzunun da piyasaya girmesi ile birlikte pazarlarda karpuz, kilo yerine artık tane ile satılmaya başlandı.

Üretici Hasan Şanlı, Adana karpuzunun bu yıl ilk etapta çok iyi fiyata satıldığını ancak, arzın artmasıyla birlikte fiyatlarda da düşüş meydana geldiğini söyledi.

Girdi fiyatlarının yüksekliğinden dolayı karpuzun da düşük fiyata gitmesinin üreticilere büyük zarar vereceğine dikkat çeken Şanlı şöyle konuştu;

“Biz üreticilerin en büyük sıkıntısı yüksek maliyetlerdir. Tarla kiraları, mazot, ilaç, tohum ve işçilik gibi girdiler devamlı yükseliyor. Hatta son dönemlerde tarımda girdiler yüzde 300’lere varan seviyede çok ciddi şekilde arttı.

İşimiz sadece girdiler ile sınırlı değil.. Çiftçilik riskleri çok bir sektördür. Her ne kadar iyi bakım ve işçilik yapsak da hava şartları iyi gitmediğinde yaptığımız emekler boşa gider ve bize büyük zarar verir. Ayrıca doğal afetlerin olması veya olmasına bakmaksızın gerekli tüm bakımları, önlemleri almak zorundayız.

Sonuçta girdiler her sektörde olduğu gibi tarımda da olacaktır. Ancak tarımı doğa ile birlikte düşünmek gerektiğinden ayrı bir sektör olarak algılanmalıdır.

Karpuz yetiştiriciliği çok maliyetli ve riskli olduğundan üreticilerin en çok korktuğu üründür. Yüksek kira gerektirir, ilaç ve gübre kullanımı vardır. Ayrıca bugün hem daha tasarruflu, hem de topraklarımızın korunması açısından modern sulama sistemi olan ‘Damla Sulama’ sistemi ile sulanmaktadır. Biz üreticiler her konuda artık tarımız bilinçli yapıyor.

Karpuz da bu yıl karpuz ilk çıktığında kilosu 2, 2.5 TL arasında toptan piyasaya sürüldü. Ayrıca ilk hasat kumul alanlarda yapıldı, ancak bizim ürünler daha içeri bölgelerde normal toprak ekimidir. O nedenle piyasaya daha geç çıkıyor.

Havaların ısınmasıyla birlikte iç bölgelerde daha fazla ekimi yapılan karpuz kırımları başladı bu da fiyatları birden bire düşürdü. Karpuz fiyatları şuan ilk hasat 40 kuruş iken, ikinci ve ya üçüncü kırımlarda kilo fiyatı 20-25 kuruşlara kadar düşüyor.

Bu fiyatlar bırakın kar etmeyi maliyetlerimizi dahi çıkarmıyor. Çünkü karpuzun 1 dönüm maliyeti 3 ile 5 bin TL arasında değişiyor. Fiyatlar daha da düşebilir. Böyle olursa nasıl ürün yetiştireceğiz.

Devletimizin en başta tarımdaki yüksek girdi maliyetlerine bir çözüm bulması lazım. Dikkat ederseniz zamanla artık bazı ürünlerin yetiştirilmesinden kaçıyoruz. Çünkü kazanamayınca ekmiyorsunuz. Bazı üretici arkadaşlarım artık zaman zaman arazisi boş bırakıyor. Biz çiftçiler olarak devletten destek bekliyoruz.

Seyhan Ziraat Odası İkinci Başkanı Cahit İncefikir de tarımdaki en büyük sıkıntının yüksek girdi maliyetleri olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu;

Tarım artık üretici için zaman geçtikçe daha da zorlaşıyor. Burada en büyük sıkıntı da her zaman söylüyoruz ve söylemeye de devam edeceğiz maliyetler, maliyetler, maliyetlerdir.

Çok değil geçtiğimiz ay narenciyede 4 günlük aşırı sıcak hava dalgası meyve dökümünün yanı sıra, taze filizlerin kurumasına neden oldu. Bugün karpuz fiyatları hızla düşmeye başladı. Yaz dönemindeyiz. Her an aşırı sıcak hava dalgası gelebilir. Geçtiğimiz böyle bir dönem yaşandı ve karpuz tarlada yandı.

Ülkemizde elma ile üzümden sonra en fazla yetiştirilen ve aynı zamanda en çok ihracatı yapılan meyve olan turunçgillerde sıkıntı oldu. Yine aynı şekilde ülkemizin önemli ürünü olan karpuzda da sorun var.

Ürün yetiştirmekte sorun yok. Sorun maliyetler. Tarımın, bugün tüm Dünya ülkeleri için çok önemli bir sektör olduğunu bilmeyen yoktur. Biz bunun farkındayız ve her zaman tarımdaki desteklemeleri önemsiyor ve sık sık dile getiriyoruz.  

Tarım sektörü çok farklı ve riskli bir sektördür. Tarımda ne yaparsanız yapın, doğal afetleri kestiremediğiniz için önlem de alamıyorsunuz. Her şeyi en iyi şekilde yaparsınız, doğal afet gelir alır ve götürür. Yaz mevsiminde aşırı sıcaklar, kış mevsiminde zirai don vakaları hep risktir.

En büyük sıkıntımız da girdilerdeki artışlardır. Bu maliyetlerin artması üreticilerimizi geriye götürmekte ve elini ayağını sektörden çektirmektedir. Bu her geçen gün önemi daha da iyi anlaşılan tarım için ve tarımda önemli bir potansiyele sahip ülkemiz için iyi bir gelişme değildir.

Üreticimiz artık tarımı bilinçli yapıyor. Bu konuda sıkıntı yok. Ancak elinde olmayan hava şartları ve yüksek maliyetler işi zora sokuyor. Üretici kar etmediği zaman geri çekiliyor. Bu sıkıntıyı son yıllarda görebiliyoruz. Bir zamanlar tüm tarım alanlarında kendi kendine yeten ülkemiz artık dışarıdan ürün ihraç etmeye başladı.

Dışarıdan ürün alınması, vatandaşlarımızın yüksek fiyata gıda tüketmesine neden oluyor. Ayrıca istihdam alanında büyük bir potansiyele sahip tarımdaki gerileme, işsizlikte artışları beraberinde getiriyor. Üretmeden refah olmaz. Üreteceksiniz ki, geliriniz yüksek olsun. Üreteceksiniz ki dışa bağımlı olmayasınız. Daha iyi bir yaşam yaşayasınız.

İyi bir gelecek, iyi bir yaşam için üretim… Üretim… Üretim…”

Güncelleme Tarihi: 28 Haziran 2019, 21:08

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER