banner6

Narenciye iklimden olumsuz etkilendi

Adana’da yaşanan iklim değişiklikleri bahçelere zarar verdi. 2020 yılının başında gerçekleşen aşırı yağışlar ve don olayları ve akabinde gelişen sıcak hava narenciye bahçelerini olumsuz etkiledi. Yaz aylarında yaşanan aşırı sıcakların narenciye çeşitlerinde farklılıklar göstermekle birlikte yüzde 40 ila 80 arasında ürün kaybına neden olduğu öğrenildi.

Narenciye iklimden olumsuz etkilendi

Bayram BULUT

ADANA (İLKHABER)-Adana’da yaşanan iklim değişiklikleri bahçelere zarar verdi. 2020 yılının başında gerçekleşen aşırı yağışlar ve don olayları ve akabinde gelişen sıcak hava narenciye bahçelerini olumsuz etkiledi. Yaz aylarında yaşanan aşırı sıcakların narenciye çeşitlerinde farklılıklar göstermekle birlikte yüzde 40 ila 80 arasında ürün kaybına neden olduğu öğrenildi.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Adana Şube Başkanı Feyzullah Korkut, yılında başında aşırı yağışlar ve devamında yaşanan don olayları nedeniyle yeni tesis edilen, genç plantasyon bahçelerin ciddi zarar görmesine yol açtığını söyledi.  Mayıs ortalarına geldiğimizde ise oluşan yer yer 50 derecenin üzerine çıkan aşırı sıcakların narenciye çeşitlerinde farklılıklar göstermekle birlikte yüzde 40 ila 80 arasında ürün kaybına neden olduğu tespit edildiğini aktaran Korkut, narencinin 2020 yılı sezonuna iklim koşulları açısından şansızlıklarla başladığını söyledi.

STRATEJİK ÖNEME SAHİP

Narenciyenin tarım ürünleri içerisinde ihracat konusunda en ön planda olan ve stratejik öneme sahip bir ürün olduğuna dikkat çeken Başkan Korkut,  Adana’nın narenciyenin başkenti olduğunun altını çizdi. Narenciye fiyatlarının yüksek seyretmesiyle ilgili bilgiler veren Korkut, “Bu sezon narenciyede rekolte kaybı nedeniyle fiyatların geçmiş yıla kıyasla daha yüksek olması bekleniyor. Mayer ve dikenli limonda rekolte kaybı nispeten daha sınırlı olmasına karşın özellikle Enter cinsinde yüzde 50’lere varan oranda düşüş olacağı tahmin ediliyor. Portakalda da önceki yıla göre yüzde 25’lere varan kayıplar var. Greyfurt ve mandalina ise geçen yıla benzer bir üretim olacak.” dedi.

REKOLTE KAYBININ NEDENİ

 Korkut narenciyede ki rekolte kaybının başlıca nedeninin Mayıs ayında gerçekleşen aşırı sıcaklar olduğuna vurgu yaparak, “ Ayrıca üreticiler başta elektrik olmak üzere mazot, gübre ve ilaç gibi girdilerde yaşanan fiyat artışından şikayetçi. Bu nedenle sulama ve hastalıklar (unlu bit, trips gibi) ile mücadelede önemli sıkıntılar yaşanıyor. Narenciyede ton başına birim ihraç fiyatı son beş yıldır sürekli azalıyor. Dünya ihracatında miktar olarak elde ettiğimiz pozisyonu değer olarak koruyamıyoruz.” ifadelerini kullandı.

NARENCİYE İHRACAATI ARTTI

Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) verilerine göre, 5 yıl öncesine kıyasla Türkiye’nin narenciye ihracatı miktarı olarak yüzde 47 arttığını dile getiren Korkut, “ Ancak geliri aynı dönemde yüzde 11 geriledi. Türkiye, 5 yıl öncesine göre portakalı ton başına yüzde 44, mandalinayı yüzde 37, limonu yüzde 28 ve greyfurdu yüzde 31 daha ucuza ihraç ediyor. Pazarları korumak için daha ucuza ihracat yapıldığı için, Türkiye, rekabetçi gücünü kaybediyor” diye konuştu.

  ÇUKUROVA’DA NARENCİYE ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ KURULMALI

Başkan Korkut, Çukurova’da Narenciye Araştırma Enstitüsü kurulmasını  istedi. Tarıma dayalı narenciye  sanayi tesisleri kurulup, geliştirilmesini gerektiğini dile getiren Korkut, “Sofralık narenciye ürünlerinin üretimi ve ihracatında katma değer yaratan işleme sanayisini geliştirecek yeni politikalar geliştirilmeli. Hedef pazarların istekleri dikkate alınarak üretim yapılmalı, ulusal ve uluslararası ilaç kalıntı değerlerine (MRL) uyulmalıdır.” şeklinde konuştu.

DOĞRU ZAMANDA HASAT YAPILMALI

 Doğru zamanda ve doğru alet ekipman ile hasat yapılması konusuna dikkat çeken Korkut, “Depo şartları ve işlemleri doğru olmalıdır. Ambalajlama ve nakliye ürünün pazara sunuluşu, bunların hepsi pazarı sürdürebilir hale getirecek unsurlardır, en doğru şekilde yapılmalıdır. Sadece çiftçi eğitimi değil limonu pazara sunan tüccarlarımızın da pazarın sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yapacakları pek çok şey vardır. Bu konuda eğitilmelidirler.” dedi.

EĞİTİME İHTİYAÇ VAR

Başkan Korkut, paketleme kalitesi ambalaj kalitesi, pazara sunuş ve benzeri konularda ciddi eğitime ihtiyacın olduğunun altını çizerek, “Üretici ve tüketici kooperatifleri desteklenerek geliştirilmelidir. Kooperatifleşme sağlandığı taktirde, maliyetler düşecektir. Toplu mücadeleler daha kolay yapılabilecektir. İç ve dış pazarlarda izlenebilirlik artacaktır. Tüketiciler açısından fiyat istikrarı sağlanacaktır. Üreticilerin karlılıkları artacaktır. Güvenli gıdaya ulaşım kolaylaşacaktır” diye konuştu.

NARENCİYEDE ADANA ÖNDE

Adana, Türkiye’deki portakal ve mandalinanın yaklaşık yüzde 25’ini, limonun da yaklaşık yüzde 20’sini üretiyor. Narenciye konusunda üzerine büyük görev düşen çiftçiler, girdi maliyetlerinden dert yandı.

TÜCCARLAR KAZANIYOR

Çiftçilerden Ahmet Aslan, narenciye üretiminin ilk günlerinde narenciye fiyatının 3,5 ila 4 TL arasında olduğunu ancak şimdi 700 ila 900 kuruş olduğunu savundu. Çiftçilerin değil tüccarların kazandığını anlatan Aslan, pazarlarda narenciyenin en az 2 TL ila 2,5 arasında satıldığını belirtti. Çiftçileri destekleyen, ürünlerin değerinde satılmasını sağlayacak bir tarım politikasının olmadığını vurgulayan Aslan, dövizdeki artışın kendilerini de etkilediğini ve girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığına dikkati çekti.

KOOPERATİFLEŞME DESTEKLENMELİ

Devletin tarım ürünlerindeki ithalatı sonlandırılmasını isteyen Aslan, devletin çiftçilere gerekliği desteği verip, kooperatifleştirmeyi desteklemesini talep etti.  Aslan, devletin tüm tarım ürünlerini tavan fiyatlarını belirlenmesi gerektiğini dile getirerek şunları söyledi;

“Üretimin sağlanması için devlet çiftçiyi gerekli şekilde desteklemelidir. İthalat yapmamalıdır. Çiftçi ithal ürünlerden dolayı büyük sıkıntı yaşıyor”

BORÇLA ÜRETİM YAPIYORLAR

Nasreddin Adalı isimli çiftçi ise, kendisinin küçük bir üretici olduğunu ve ayakta kalmak için borçla üretim yaptıklarını savundu. Girdi maliyetlerin her geçen artmasından şikayetçi olan Adalı, “Bugün mazota 10 kuruş indirim yapılıyor. Yarın bir bakıyorsunuz  mazota 25 kuruş zam yapıyorlar. Sezon sonu borçlarını ödedikten sonra kalan paraya şükür ediyoruz.  Devletin çiftçileri gerekli şekilde desteklemesi gerekli. Korona döneminde hiç bir şekilde destek almadık. Kimse durumumuzu sormadı” ifadelerini kullandı.

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner42