banner6

Susamın tadı yerli olmasından, lezzeti taş değirmenden

Adana’da tam 136 yıl önce atla çevrilerek, bugün ise sadece elektrik motoru eklenerek yine aynı yöntemle dönen taş değirmende susamdan tahin üretiliyor.

Susamın tadı yerli olmasından, lezzeti taş değirmenden

Serhat ŞANLI / ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) – Kendine has tadı ve dokusuyla birçoğumuzun favori lezzetleri arasında yer alan, pekmezle müthiş oyumu ile hep tercih edilen ve helvanın ana kaynağı olan tahin, grip, nezle, soğuk algınlığı gibi kış hastalıklarıyla mücadelede bağışıklık sistemini güçlendirmede de en çok tercih edilen ürün olarak karşımıza çıkıyor.

Susamdan yapılan tahin, bunun yanı sıra içinde bolca protein, besin lifi, demir, kalsiyum, omega 3 yağ asidi, A ve C vitaminleri bakımından da zengin olması nedeniyle mutfaklarda sık sık tercih ediliyor.

Adana’da Büyüksaat civarı, Kazancılar Çarşısı’nda tam 136 yıldır tahin, tahin helvası, cezerye ve lokum yapan tarihi bir işletme yer alıyor. Helvanın mucidi Hacı Ahmet Şahin olarak anılan iletmede ilk kurulduğu günden itibaren aynı yöntemle tahin üretiliyor.

SUSAM İŞLEMEK EMEK İSTER

Gazetemize üretimleri hakkında konuşan Hacı Ahmet Şahin’in 4. kuşaktan torunu Sema Efe, “Dedemiz Hacı Ahmet Şahin 1884 yılında bu işletmeyi kurdu ve tam 136 yıldır aynı usulde üretime devam ediyoruz. Ben dördüncü kuşağım ve ürünlerimizi tamamen yerli susam kullanarak üretiyoruz. Hem helva hem de tahinlerimizde yerli susamı tercih ediyoruz. İddia ediyorum, Türkiye’de bizden başka kimse yerli susam kullanmıyor. Çünkü işlemesi meşakatli” dedi.

Adana’nın köylerinden alınan susamın 12 saat tuzlu suda bekletildiğini ve ardından kabuğunun soyulup, kurutulduğunu belirten Sema Efe, tam 5 işlemin ardından dedelerinden kalan tarihi değirmende sıkılarak tahine dönüştürüldüğünü söyledi.

NOSTALJİK DEĞİRMEN 136 YILDIR AYNI USUL İLE ÜRETİM YAPIYOR

Türkiye’de kullandıkları değirmenden başka olmadığı ifade eden Sema Efe, “Değirmenimiz açıldığı 1884’ten bu yana halen aynı istemle dönüyor. Zaten dedemiz Türkiye’nin ilk helvacısı. İşletme ilk açıldığı yıllarda susam değirmeni atla çevrilirmiş. Tabi sonrasında elektrik çıktıktan sonra elektrik ile çalışır hale getirilmiş. Türkiye’de iddia ediyorum ki ikincisi yoktur.

O dönem şuan halen değirmenimizde bulunan çanın çalması durunca susamın bittiği anlaşılırmış. Daha sonra ise aynı değirmen elektrik motoru eklenerek çalıştırılmaya başlamış. Bugün hala nostaljik yöntemle üretim yapıyor, yeni sistemlere dönmüyoruz. Tarihi susam değirmeni, sanayi makinaları gibi değil, çok ağır çalışıyor.

MİDEYE İLAÇ

Yerli susam, ağır çevrilerek sıkılınca çok lezzetli bir tat ortaya çıkıyor. Mide ağrısına ilaç niyetine veriyorum gelenlere. Mide arısına, bağırsak yaralarına da çok iyi geliyor. Pekmezini çok az koymak gerekiyor. Çünkü tahinimiz zaten başlı başına çok lezzetli.. Ayrıca ürünlerimizde glikoz kesinlikle yok.” Diye konuştu.

Ürettikleri tahinin kesinlikle mide yakmadığı belirten Hacı Ahmet Şahin’in 4. kuşaktan torunu Sema Efe çalışmaları hakkında şu bilgilere yer verdi;

“Piyasada çok bulunan ve mideyi yakan tahin ve susamlar yerli değil, tamamen ithal.. Yurt dışından gelen susam, tuz yerine daha farklı kimyasallarla kabuğundan ayrılıyor. Yediğiniz simit ve tahinler midenizi ve yemek borunuzu yakıyorsa sebebi budur. Susamın en makbulü tuzla soyulmuş olmasıdır. Ancak bu da ek bir masraftır. Biz tamamen doğal yöntemler kullanarak üretim yapıyoruz. Sağlık ve müşteri memnuniyeti işletmemiz için çok değerli.. Zaten tahinin tuzla soymak gerekiyor.

Buradaki ürünlerimiz helva, lokum ve cezeryelerde de glikoz şekeri değil, pancardan üretilmiş toz şeker kullanıyoruz. Doğal yöntemlerle ve tarihi değirmende sıkılarak üretiyoruz. Kilogramı 30 liradan müşterilere sunuyoruz.

Değirmenimizde 2 tane 120 cm çapında ve özel bir taş kullanıyoruz. Bu taş İzmir Foça’da dağlardan geliyor. Başka bir taşla olmuyor. Ayrıca bu taşları 6 ayda bir elmas çekiçlerle işliyoruz. Eğer işlenmezse tahini ve kendi kendini yiyor. Adeta elması işler gibi makinenin taşı da işleniyor. Bu ülkemizde başka yerde yok. Türkiye’de bizim burası tek..

Biz Türkiye’nin ilk helvacısıyız.. İlk atla çalıştığı dönemde yer alan ve halen üzerinde duran çan var. Çan durduğu zaman susamın bittiği anlaşılırmış. Halen eski sistem ile çalışıyoruz.

Bağışıklığı güçlendirici yönü olduğu için pandemi döneminde tahine çok fazla talep oldu. Çünkü bağışıklık sisteminin güçlendirdiği kanıtlanmış. İlk başta işyerinde uzun kuyruklar oluştu ve 15 gün boyunca geceleri de işyerinde kalarak tahin imalatı yaptık.

Tahine bir iki damla pekmez eklemeniz yeterli. Ayrıca çok yaparak sonra buzdolabında saklamayın. Tüketeceğiniz kadar hazırlayıp tüketmek daha fayda sağlar. Dolap kokusunu almasın. Tahinin tek sorunu su o nedenle su değmemesi gerekir”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER