Erkeğin İpek gömlek giymesi caiz mi?


Erkeğin İpek gömlek giymesi caiz mi?

 

     Saf ipekten yapılan elbiseyi erkeklerin giymesi haramdır, kadınların giymesi ise caizdir. Haram olan ipek, ipek böceği tarafından imal edilen maddeden ve başka karışımı olmayan kumaştan imal edilen elbiselerdir.

 

     Ancak bu elbisenin yüzde elliden fazlası başka bir maddeden imal edilse erkeğin bu ipek karışımlı elbiseyi giymesinde bir sakınca yoktur. Çünkü artık bu elbise saf ipek olmaktan çıkmıştır. Bundan dolayı erkeğin onu giymesinde bir sakınca yoktur.

 

 

 

İnsan dünyada yaptıklarının hesabını kabirde mi mahşerde mi verir?

 

           Dinen ölümle başlayıp yeniden dirilmeye kadar devam edecek hayata, kabir hayatı denir. Hz. Peygamber, “Kabir, ahiret duraklarının ilkidir. Bir kimse o duraktan kurtulursa, sonraki durakları daha kolay geçer. Kurtulmazsa, sonrakileri geçmek daha zor olacaktır.” (Tirmizi, Zühd 5) şeklinde buyurarak, ahiret hayatının ölümle başladığını bizlere bildirmiştir.

 

            İnsanı öldükten sonra kabirde sorgulayacak melekler Münker ve Nekirdir. Bu melekler ölünün kendisine gelerek “Rabb’in kimdir?”, “Peygamberin kimdir?” “Dinin nedir?” diye soracak, iman ve güzel amel sahipleri, bu sorulara doğru cevaplar verecekler ve kendilerine cennet kapıları açılarak gösterilecektir.

 

            Kâfir ve münafıklar ise bu sorulara doğru cevap veremeyecek, onlara da cehennem kapıları açılarak cehennem gösterilecektir. Kâfirler ve münafıklar kabirde acı ve sıkıntı içinde azap görürlerken, müminler nimetler içerisinde mutlu ve sıkıntısız bir hayat süreceklerdir.

 

       Ancak insan, bu dünyadayken yaptıkları veya yapmadıklarından dolayı mahşerde mahkeme-i kübrada hesap verecektir. Buradaki hesaptan sonra insanlar mükâfatlandırılmak için cennete cezalandırılmak içinse cehenneme gönderilecektir.

 

 

 

Abdest alırken konuşmak abdeste zarar verir mı?

 

     Abdest alırken ve guslederken konuşmamak İslam ahlakındandır ve de dinen müstehaptır. Ama konuşmak abdeste de gülse de zarar vermez. Ancak zorunlu olmadıkça konuşmamak daha iyidir.

 

 

 

Ekmeği elle bölmekle bıçakla kesmek arasında bir fark var mı?

 

     Ekmek bizim inanç ve örfümüzde kutsaldır. Kutsal kabul edildiği için her zaman ona hürmet ve saygı göstermek gerekir. Ancak kutsal kabul edilen ekmeği ihtiyaç halinde kesmek veya bölmekte dinen bir sakınca yoktur.

 

     Halk arasında kullanılan "Ekmek kesmek" tabiri, yenilecek ekmeği dilimlere ayırmak manasında olmayıp, başkasının rızkını engellemek, onun alacağı ekmeğin parasını kesmek, hakkını vermemek anlamına gelmektedir. Ki bu da kul hakkıdır. Kul hakkı ki Allah’ın affetmediği iki büyük günahtan birisidir. Kul hakkını kul affederse Allah affeder. Ancak kul affederse ya da affetmese cezasını çektikten sonra Müslüman kimse yine cennete girecektir. Çünkü Müslüman kimse er ya da geç cennete girecektir.

 

    Buna göre ekmeği elle bölmek ile bıçakla kesmek arasında dinen bir fark yoktur.

 

 

 

Nişan bozulursa erkek tarafı bütün takıları alabilir mi?

 

      Nişanın bozulması halinde nişanda takılan takılar iki tarafa da takı takılmışsa takılar ikiye bölünür yarısını erkek tarafı diğer yarısını da kız tarafı alır. Şayet herkes kendisine takılanı biliyorsa herkes kendisine takılanı alır. Yani kız tarafı nişanda kıza takılanı erkek tarafı da erkeğe takılanı alır.

 

     Ancak taraflardan birisinin rızası yoksa bir tarafın (ister kız ister erkek tarafı olsun) takıların hepsini alması caiz değildir.

 

 

 

Günün Ayeti

 

Gerçek tartı kıyamet günündedir.

 

 

 

Günün Hadisi

 

"Halka teşekkürde bulunmayan Allah'a da şükretmez."

 

Tirmizî, Bir 35, 1955

 

 

 

Günün Sözü

 

"Dostlar yıldız gibidir karanlık çökünce ilk onlar gözükür."

 

Napolyon

 

 

 

Günün Duası

 

Allah’ım malımızı haramdan bizi ve sevdiklerimizi belalardan koru

 

 

 

Bunları Biliyor muyuz?

 

Gayr-i Meşru Nedir?

 

Dine ve hukuka uygun olmayan, kanun ve dinî kurallara aykırı davranışlar anlamına gelmektedir. Haram ve tahrimen mekruhu içeren bir kavramdır.

 

 

 

Günün Nüktesi

 

Bir gencin tövbesi

 

 Allah’u Teâlâ, peygamberi Musa aleyhisselâma hitap edip

 

" (Ey Musa! Filân mahallede, bizim dostlarımızdan biri vefât etti. Git onun işini gör buyurdu.

 

Hazret-i Musa, emir olunduğu mahalleye gitti.

 

Oradakilere:

 

-Bu gece, burada, Allah’u Teâlânın dostlarından biri vefât etti mi? diye sorunca:

 

-Ey Allahın peygamberi! Allah’u Teâlânın dostlarından hiç kimse vefât etmedi. Ama filân evde zamanını kötülüklerle geçiren fasık bir genç öldü. Fıskının çokluğundan, hiç kimse onu defnetmeye yanaşmıyor, dediler.

 

Musa aleyhisselâm:

 

-Ben onu arıyorum, buyurdu. Gösterdiler.

 

Hazret-i Musa, o eve girdi. Rahmet meleklerini gördü. Ayakta durup, ellerinde rahmet tabakları olup, Allah’u Teâlânın rahmet ve lütfünü saçıyorlardı. Hazret-i Musa, yalvararak münacat etti:

 

-Ey Rabbim! sen buyurdun ki, o''Benim dostumdur.'' İnsanlar ise fasık olduğuna şahitlik ediyorlar. Hikmeti nedir?

 

Allah’u Teâlâ:

 

 

 

(Ey Musa! İnsanların onun için fasık demeleri doğrudur. Ama günahından haberleri var, tövbesinden haberleri yok. Benim bu kulum, seher vakti, toprağa yuvarlandı ve tövbe etti. Bize sığındı. Ben ki, Allah'ım! Onun sözünü ve tövbesini kabul ettim. Ona rahmet ettim

YORUM EKLE