Evlatlıkta mahremiyet ölçüsü nedir?

Evlatlıkta mahremiyet ölçüsü nedir?
        Evlatlık edinme durumunda çocuk akıl buluğ olduktan itibaren mahremiyet esasları işler. Onun için evlatlık alınan kişi buluğa erdikten sonra kendisini evlat edinen anne ve babaya yabancı kişi gibi kabul edilir.
        Evlatlık alınan kimse yabancılara karşı yani nikâhlanabileceği kişilere karşı nasıl bir tavır ve tesettür takınıyorsa aynı şekilde kendisini evlat edinen aileye karşı da onlarda kendisine karşı aynı tavrı takınmak zorundadır. Zaten bundan hareketle İslam dini evlatlığı yasaklamıştır. Aynı zamanda aile ile evlatlığın birbirine mirasçı olması da dinen yasaklanmıştır.
 
Cuma namazını kılmış kadın öğle namazını kılmak zorunda mı?
      Cuma namazı, akıllı, ergenlik çağına erişmiş, sağlıklı, hür ve mukim erkek Müslümanlara farzdır. Kadınlar, hürriyeti kısıtlı olanlar, yolcular ve cemaata gelemeyecek kadar mazereti olanlar Cuma namazı kılmakla yükümlü değildirler.   
 Cuma namazı kılmak kadınlara farz değildir. Zira Hz. Peygamber, “Cemaatle Cuma namazı kılmak, her Müslüman’a farzdır. Ancak, köle, kadın, çocuk ve hastaya farz değildir” buyurmuştur (Ebû Dâvûd, Salât, 215).
     Diğer bir hadisi şerifinde ise, “Kadın, çocuk, köle ve hasta hariç, Cuma namazı her Müslüman’a farzdır” buyurmuştur (Beyhakî, Sünen, III/183-184, H.No: 5422, 5425, 5426).  
     Asr-ı saadetten günümüze kadar müçtehit imamlar ve daha sonraki bilginler de dahil olmak üzere bütün Müslümanlar da, Cuma namazının kadınlara farz olmadığı konusunda ittifak etmişlerdir.
     Ancak bütün bu kimseler gibi kadınlar da cuma namazını kılmaları halinde namazları geçerli olup ayrıca öğle namazı kılmaları gerekmez.
     Cuma namazının kadınlara farz kılınmamış olması, onlar hakkında bir mahrumiyet değil bir muafiyettir. Diledikleri takdirde, camiye gidip cemaatle Cuma namazı kılmalarında dinen bir engel yoktur. Hatta, hutbe ve vaazlardan istifade etmeleri için Cuma namazlarına devam etmeleri tavsiye olunur.
 
Kaza namazlarında ezan ve kamet gerekir mi?
     Ezan ve kamet vaktin değil, namazın sünneti olduğu için kaza namazı kılarken de ezan ve kamet getirmek sünnettir. Kamet getirilmeden kılınan namaz geçerli olmakla birlikte, terk etmek hoş görülmemiş.
      Birden fazla kaza namazı kılınacak ise, her bir namaz için ayrı ayrı ezan ve kamet getirilmesi daha faziletli olmakla birlikte, başta bir kere ezan okunup, her bir kaza namazı için ayrı bir kamet getirilmesi de yeterlidir.
 
Kadınlar özel günlerinde kabir ziyareti yapabilirler mi?
       Kadınların özel günlerinde yapamayacakları ibadetler namaz, oruç, Kuran okuma, dokunma, Kabeyi tavaf etme… gibi ibadetlerdir. Kabri ziyaret etme bu yasaklar arasında değildir. Dolayısıyla kadınların özel günlerinde kabir ziyareti yapmalarında bir sakınca yoktur.
 
Yiyecek ve içeceği olan kimsenin dilencilik yapması caiz mi?
     Bir günlük yiyeceği bulunan kimsenin dilenmesi dinen haramdır. Sıhhati yerinde olan, çalışacak ve ticaret edebilecek halde olan kimsenin de, yiyecek, içecek veya bunları almak için para istemesi, dilenmesi uygun değildir. Ancak aç veya hasta olanın yiyecek istemesinde bir sakınca yoktur. Fakat parasını harama sarf edene sadaka verilmez. Yani fakir diye dilenci, diye birisine para veriliyorsa o da gidip bu parayla içki içiyorsa, kumar oynuyorsa ona para verilmez verilmemelidir de.
      Buna göre eli ayağı tutan, çalışabilecek sıhhatte olanın bir günlükte olsa iaşesi olanın dilenmesi dinen uygun değildir. Nitekim sevgili Peygamberimiz bu hususta bir hadis-i Şerifinde şöyle buyurmaktadır: “Muhtaç olmadan dilenen, ateş koru yutan kimse gibidir.”
 
Günün Ayeti
   O vakit, kimin tartıları ağır gelmişse, artık o, hoşnut olacağı bir hayat içinde olacaktır. Ama kimin de tartıları hafif gelirse, işte onun varacağı yer kızgın bir ateştir.
 
Günün Hadisi
“Sahibinin ağzından lanet çıktığı zaman bakar, eğer yöneltildiği kimsede kendisine yol bulursa ona gider, aksi halde kendisinden çıktığı kimseye döner."
 
Günün Sözü
Sevinçli anında kimseye vaatte bulunma. Öfkeli anında kimseye cevap verme.
Çin Atasözü
 
Günün Duası
Allah’ım bizi zalimlerin zulmünden ve kötülerin şerrinden uzak tut.
 
Günün Nüktesi
Allah kalbinden merhameti almışsa ben ne yapayım?
Ebu Hureyre rivayet ediyor: Resulullah’ın huzurunda bulunuyorduk. Bu arada Hz. Peygamber durmadan henüz küçük yaşta olan Hasan ve Hüseyin’i öpüyordu. Hz. Peygamberin bu hareketini gören Uyeyne adındaki sahabi: “Ya Resulullah benim on çocuğum vardır. Ben şimdiye kadar onların hiçbirini asla öpmedim” dedi.
       Hz. Peygamber bu sözü duyunca çok sinirlendi, öyle ki çehresinin rengi değişti ve: “Allah kalbinden merhameti almışsa ben ne yapayım; kim, küçüklerimize rahmet etmezse, büyüklerimizi de saymazsa, o bizden değildir”  Çünkü merhamet etmeyene merhamet edilmez.” Buyurdu.
 
Bunları biliyor muyuz?
Âkile nedir?
Klasik fıkıh kaynaklarında, kasıt ve taammüt bulunmaksızın hata ile adam öldürmede, ölenin diyetinin, ölüme sebebiyet verenin erkek tarafından akrabaları (asabe) arasında veya aşireti, divan ya da meslek ve benzeri mensubu bulunduğu grubu arasında taksim edilmesi kabul edilmiştir. Böyle bir hadisede diyete akl, diyet ödemekle yükümlü olan şahıs veya topluluğa da âkıle denmiştir.
 

YORUM EKLE