Evlenecek çocuğu olan kişi hacca mı gitmeli evladını mı evlendirmeli?

Evlenecek çocuğu olan kişi hacca mı gitmeli evladını mı evlendirmeli?

Sağlık ve servet yönünden haccetme imkanına sahip, hür, akıllı ve buluğ çağına erişmiş Müslüman’ların, ömürlerinde bir defa haccetmeleri farzdır. Bu şartları taşıyan kişinin, imkan elde edince, geciktirmeden bu farzı yerine getirmesi gerekir. Bu itibarla, kişinin evlenme çağında bekar çocuğu da bulunsa, bu şartları taşıması halinde hac etmesi farzdır. Hacca gitmeyip de, hac parasını çocuğunu evlendirmek için kullanırsa, hac yükümlülüğü üzerinden kalkmaz.

Ama kişi hac farizasını daha önce yerine getirmiş ise dilerse hacca itmez evladını evlendirir. Çünkü bu ikinci ona farz değildir.

 

Parfüm veya alkollü elbiseyle namaz kılmak caiz mi?

Alkolü içmek bütün mezheplerde haramdır. Ama onunla temizlik yapma hususu ise mezhepler arasında tartışmalıdır. Elbiseye dökülen ya da yüze sürülen kolonya konusu da bunlardan biridir.

Hanefi mezhebine göre parfüm, kolonya ve benzeri temizlik maddelerini içmek, içki içmek gibi yasak ve haramdır.  Çünkü içinde alkol vardır. Ama bunları temizlikte kullanmak caizdir. (Tıraştan sonra yüze sürmek gibi). Aynı şekilde ele yüze sürülen veya elbiseye dökülen kolonya veya sürülen parfümle namaz kılmak caizdir. Çünkü necis ve pis sayılmaz. Namaz  kılınması halinde de bu namaz geçerlidir.

Şafii mezhebine göre ise kolonya ve benzeri maddeler içinde alkol barındırdığından necistir yani pistir. Kolonya ve benzeri maddeler necis olduklarından onları içmek haram olduğu gibi onları temizlik ya da başka bir gaye için de olsa kullanmak caiz değildir. Dolayısıyla Şafii mezhebine göre ele yüze yada elbiseye dökülen kolonya, parfüm ve benzeri maddeler ile namaz kılmak caiz değildir. Kılınması halinde namaz geçersizdir. Bu namazı yeniden kılmak gerekir.

 

Eşlerden biri ibadet etmediğinde diğeri bundan sorumlu olur mu?

İslam’a göre herkes yaptıklarından sorumludur. Kimse kimsenin yaptığından sorumlu değildir. Nitekim bu hususta Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurulmaktadır: “Hiç bir günahkar, başkasının günahını çekmez. Eğer yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkalarını çağırsa) onun yükünden hiç bir şey (alınıp) taşınmaz. Akrabası dahi olsa (kimse onun yükünü taşımaz)” buyrulur (Fatır, 35/18).

Aynı şekilde İslam, her insanın bir iradesi ve seçme hürriyeti bulunduğunu ve bunun sonucu olarak yaptıklarından sorumlu olacağını bildirmiştir. “Her kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür, kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür” (Zilzal, 99/7-8) mealindeki ayet buna delildir.

Buna göre kişi ibadetlerini yerine getirmezse bunun hesabını Allah’a verecektir. Diğer Müslümanlara düşen ise ona nasihat etmek ve telkinlerde (emr-i bi’l- ma’ruf) bulunmaktır. İnsanın emr-i bi’l-ma’rufa en yakınlarından, ailesinden başlaması esastır. Nitekim Hz. Peygamber’e de böyle emredilmiştir. Rabbimiz ona tebliği emrederken, “ (Önce) en yakın akrabanı uyar” buyurmuştur (Şuara, 26/214).

Hadis-i Şerifte de efendimiz: “Hepiniz çobansınız ve hepiniz sorumlu olduğunuz kişilerden mesulsünüz buyurmaktadır.”

Buna göre karı koca birbirinin ibadetinden sorumlu değildir. Taraflardan birisi bu ibadeti ihmal ederse diğeri ona nasihat eder. Ancak bundan dolayı bir günahı olmaz.

 

Eski toplumlarda da oruç ibadeti var mıydı?

Oruç, namaz, zina, adam öldürme gibi ibadet ve yasaklar bütün peygamberler döneminde vardır. Oruç ibadeti  de Hz. Peygamberin ümmetinden önceki ümmetler döneminde de vardı ve farzdı.

Nitekim Kur'an-ı Kerim'de orucun bizden önceki ümmetlere ve şimdi de bize farz olduğunu ifade eden ayet: "Ey iman edenler oruç sizden önceki ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı." (Bakara 183) vardır.

Dolayısıyla oruç ibadeti sadece Hz. Muhammed’in ümmetine farz kılınmamıştır. Daha önceki toplumlara da farz kılınmıştır.

 

Günün Ayeti

İki melek insanın sağında ve solunda oturarak yaptıklarını yazmaktadırlar. İnsan hiçbir şey söylemez ki yanında gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın”

 

Günün Hadisi

“Kadın dört sebepten biri için alınır: Malı, soyu, güzelliği ve dindarlığı. Sen, dindar olanı seç.”

(Buhârî, "Nikâh", 15)

 

Günün Sözü

Duygularla savaşılmaz duygular yönetilir

 

Günün Duası                                                            

Allah’ım evlerimizi aşsız, kalplerimizi aşksız, dillerimizi duasız bırakma

 

Bunları biliyor muyuz?

 Nasih Mensuh Nedir?

Bir nassın hükmünü daha sonra gelen bir nasla kaldırmak, dinî bir hükmü bir şerî delil ile kaldırmak demektir. Hükmü kaldırılan ayete de mensuh denir.

 

Günün Nüktesi

Efendimiz Sordu:

"Hanginiz mirasçısının malını kendi malından çok sever?"

Sahabeler:

"Ey Allah'ın Elçisi! Hepimiz kendi malımızı daha çok severiz" dediler.

Resul-i Ekrem şöyle buyurdu:

"Hayır. Mirasçısının malını kendi malından daha çok sevmeyen kimse yoktur.

İnsanın kendi malı, ahirete gönderdiğidir; göndermedikleri ise mirasçıların malıdır."

 

YORUM EKLE