Geceleyin tırnak kesmek ölü eti yemek gibi mi?

       Böyle bir sözün dinde aslı yoktur. İslâmiyet böyle manasız ve mantıksız ifadeleri kabul etmez. Bu anlayış da diğer batıl inançlar gibi İslâm’a sokulmuştur. Bu meseleyi Abbasî Halifelerinden Harun Reşid, Hanefi mezhebinin ileri gelen müctehidlerinden ve aynı zaman da İmam-ı Azamın talebesi olan Ebû Yusuf’a, sorar: “Geceleyin tırnak kesilebilir mi?” der. İmam da, “Evet, kesilebilir” diye cevap verir.“Deliliniz nedir?” şeklinde tekrar sorunca, İmam,“Hayırlı iş geciktirilmez” mealindeki hadis-i şerifi okur.

         Dolayısıyla her zaman tırnak kesmek caizdir. Böyle batıl inançlara ve hurafelere kanarak temizlik geciktirilmemelidir.

 

Kazası olan kimse her namazın arkasında kaza kılmak zorunda mı?

    Hanefi mezhebine göre kazaya kalmış farz ve vacip bütün namazlar kerahet vakitlerinin dışında her zaman kılınabilir. Bunlar için belirli bir vakit yoktur. Ancak, düzenli bir şekilde namaz borçlarını tamamlamak için, kaza namazlarını vakit namazlarının peşinden kılmayı prensip haline getirmek güzel bir davranıştır. Ama illaki hemen her farz namazın arkasında bunu kılma gibi bir zorunluluk yoktur. 

    Şafii mezhebine göre ise kişi istediği zaman kaza namazını kılabilir. Onlar için bir kerahet vakti de söz konusu değildir. Ama aynı şekilde illaki bunu farz namazların arkasına kılmak zorunda değildir.

 

Borç verip borçtan kâr payı almak caiz midir? 

   Borç verip bu borçtan dolayı bir gelir elde etmek faizdir. Çünkü verilen para borç verilmiştir. Borç da bir menfaat celbetmemelidir. Şayet borçtan bir menfaat sağlansa dinen bu uygun değildir. Nitekim sevgili Peygamberimiz bu hususta bir hadisinde mealen şöyle buyurmaktadır: “Menfaat celbeden her borç faizdir.” 

    Ancak verilen para borç değil de kar zarar karşılığında çalıştırılmak üzere verilmişse ve bu paradan bir kar elde edilmişse bu paradan gelen geliri almada bir sakınca yoktur. Tabi aynı şekilde bu para çalıştırılırken zarar olmuşsa onu da paylaşmak gerekir.

 

Öldükten sonra tekrar bu dünyaya dönüş var mı?

    Tenasüh, hulûl, ruh göçü kavramlarıyla da ifade edilen reenkarnasyon, ruhların beden değiştirerek dünyaya tekrar tekrar gelmelerine inanmaktır. Ruh göçü inancı dediğimiz reenkarnasyon, günümüzde Hindistan ve Çin’in büyük bir bölümü başta olmak üzere dünyanın bazı bölgelerinde hala varlığını sürdürmektedir.

    Bu inanca sahip olanlara göre, ruhun bir defa dünyaya gelmesiyle dünyayı tanıması mümkün değildir. Bunun için bir beden ölünce ruhu, başka bir bedene geçer. Bu yeni bedende ruh öncekine oranla daha da olgunlaşır. Söz konusu intikal her ömrün sonunda başka bedende ve varlıkta gerçekleşebilir. Nitekim su, bulut ve gök gürültüsüne dönüşüyor. Yumurta kuş biçimine geliyor. Palamut, meşe ağacı oluyor. Odun ateş ve kül halini alıyor.

           İslam inancına göre ruh, ezelî olmayıp sonradan yaratılmıştır. O, bedenin tamamlayıcısıdır. Ölümle bedenden ayrılan ruh, tekrar başka bedenlerle dünyaya gelmeyecek, ahirette beden yeniden yaratılınca ruh tekrar ona iade edilecektir. Dolayısıyla dünyadaki ameline göre mükafat veya cezaya muhatap olacaktır. Kur’ân’da ruh göçünün olmadığı kesin olarak ifade edilmektedir: “Nihayet onlardan birine ölüm gelince: ‘Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım' der. Hayır! bu sadece onun söylediği boş bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.”

          Bu ayeti kerimede de ifade edildiği gibi, tenasüh inancı İslâm'la bağdaşmaz. İslam ile bağdaşmadığına göre tenasüh inancının İslam’da yeri yoktur. 

 

 

Kadınlar cenaze namazı kılabilirler mi?

        Kadın, günün beş vaktini, Cuma ve bayram namazlarını… camide ve cemaatle kılabileceği gibi aynı şekilde cenaze namazını da camide ve cemaatle kılabilir. Ama bu namazı kılarken bir takım kurallara da riayet etmesi gerekir. O da öncelikle her namazda ve günlük hayatta dinen kapatmak zorunda olduğu saçını kollarını ayaklarını kısaca bedenini dinin istediği ölçüde örtmesi gerekir. Aynı zamanda erkeğin önünde değil arkasında durması gerekir.

 

 

 

Günün Ayeti

Biz insana bir nimet verdiğimiz zaman o yüz çevirir, yan çizer. Ona bir kötülük dokunduğu zaman da uzun uzun yalvarır.

 

Günün Hadisi

Nafaka için harcananın hepsi Allah yolunda harcanmış gibidir

 

Günün Sözü

Hiddetle hemen kılıca sarılan kimse sonra esefle elinin ardını dişler

Sadi Şirazi

 

Günün Duası

Allah’ım kalbimde kine, nefrete, kıskançlığa ve cimriliğe yer verme

 

Bunları Biliyor muyuz?

Telkin nedir?

     Ölmek üzere olan kişinin yanında kelime-i tevhîd ve kelime-i şehâdet okunmasına; cenâze defnedildikten sonra, kabirde sorulması muhtemel soruları ve cevapları ölüye hatırlatma konuşmasına telkîn denir.

 

Günün Nüktesi

Değneğin bedeli

Taberi, İyas bin Seleme'nin şöyle dediğini rivayet eder:

" Ömer bin Hattab çarşıdan geçiyordu. Değneği de elinde idi. Değneğin ucu ile beni dürtüp,

- Yolun ortasında durma dedi.

Ertesi sene bana rast gelince,

- Hacca gitmek istiyor musun? Diye sordu.

-Gitmek istiyorum, dedim. Elimden tutup,

- Öyleyse gel, dedi ve beni evine götürüp bana 600 dirhem verdikten sonra,

- Bunu kendine yol masrafı yap. Biliyor musun? Ben bunu sana niçin veriyorum? dedi.

- Bilmiyorum, diye cevap verdim.

- Geçen sene sana değneğimin ucu ile vurdum ya, onun için veriyorum, dedi.

- Ya Emire' l-mü' min' in, ben unutmuştum bile, dedim

- Ben unutmamıştım, dedi. "

YORUM EKLE