banner6

Alparslan; Gıda mühendisliği halkın sağlık güvencesidir

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Şehmus Alparslan, Kamu sağlığının korunabilmesi adına gıda güvenliğinin sağlanmasının zorunluluk olduğunu söyledi. Alparslan, “Dünya üzerinde kimi kaynaklara göre 400 bin, kimi kaynaklara göre ise 600 bin kişi her yıl gıda kaynaklı hastalıklardan yaşamını yitirmektedir. Bu da, gıda güvenliğinin yaşamımızın ne kadar değerli bir parçasını oluşturduğunu daha iyi anlamamıza neden olacaktır” dedi.

Alparslan; Gıda mühendisliği  halkın sağlık güvencesidir

Serhat ŞANLI / ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) - Her geçen gün artan nüfus ile birlikte artan gıda ihtiyacı, bu ihtiyaca cevap vermek için üretimde yapılan artış kadar, gıda ürünlerinin üretimden tüketime varıncaya kadar sağlıklı koşullarda geçmesi de önem taşıyor.

Sağlıklı gıdanın tarladan üretim, işleme, saklama ve vatandaşa ulaşma noktasında da devreye giren mühendisleri büyük sorumluluk taşıyor.

Gıda mühendisliğinin önemine dikkat çeken TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Şehmus Alparslan, “Gıda mühendisliği; gıda maddelerinin üretiminden tüketimine kadarki tüm süreçlerde sağlığa uygun, güvenli ve kaliteli üretilmesi, gıda üretim teknolojilerinin geliştirilmesi, gıda maddelerinin depolanması, üretilen gıdaların kalite kontrollerinin yapılması, gıda alanında araştırma-geliştirme faaliyetlerinin yürütülmesi konularında görev ve sorumluluklar alan önemli bir mühendislik disiplinidir.. Yani gıda üretiminde mühendis varlığının, gerek verimlilik ve gerekse sağlıklı gıda tüketimine katkısı tartışılmazdır” dedi.

Kamu sağlığının korunabilmesi adına gıda güvenliğinin sağlanmasının zorunluluk olduğunu belirten Alparslan, “Gıda güvenliği erişilen gıdanın fiziksel, kimyasal ve biyolojik her türlü zararlanmalardan uzak, sağlıklı ve vücuda yarayışlı olma halini ifade etmektedir. Dünyada gıda güvenliği,  gıda güvencesinin ötesinde konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştır. Dünya üzerinde kimi kaynaklara göre 400 bin, kimi kaynaklara göre ise 600 bin kişi her yıl gıda kaynaklı hastalıklardan yaşamını yitirmektedir. Bu da, gıda güvenliğinin yaşamımızın ne kadar değerli bir parçasını oluşturduğunu daha iyi anlamamıza neden olacaktır” diye konuştu.

Sağlık gıda üretimi ve tüketiminin önemine dikkat çeken TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Şehmus Alparslan, Gıda mühendisliğinin halkın sağlık güvencesi olduğunu ifade ederek şöyle konuştu;

“Gıda güvencesi, bütün insanların her zaman aktif ve sağlıklı bir yaşam için gerekli olan besin ihtiyaçlarını ve gıda önceliklerini karşılayabilmek amacıyla yeterli, sağlıklı, güvenilir ve besleyici gıdaya fiziksel ve ekonomik bakımdan sürekli erişebilmeleri durumudur. Gıda güvencesinin dört boyutu bulunmaktadır ve gıda güvencesinin sağlanması için bu dört boyutun aynı anda gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlar, gıdanın bulunabilirliği, gıdaya ulaşılabilirlik, gıdanın kalitesi ve güvenliğidir.

Gıda güvencesi kavramı sıklıkla gıda güvenliği kavramı ile karıştırılmaktadır. Gıda güvencesi aynı zamanda bir "hak" olup; herkesin yeterli, güvenli ve sağlıklı gıdaya kolayca ve sürdürülebilir bir şekilde ulaşma hakkı olarak tanımlanabilir. 

Gıda Hakkı; dini, dili, rengi, cinsiyeti ve milliyeti ne olursa olsun her insanın en temel hakkıdır. Bu birincil hakkın, sağlık hakkı ile birlikte işler hale gelebilmesi için gıdaya erişmenin yanında var olan gıdanın da, insan sağlığına tehdit oluşturmayacak şekilde korunması gerekmektedir.

Gıdaların dayanma sürelerini uzatmak için tarihsel süreçte binlerce yıl sonra gelinen nokta aslında özünden hiç de kopmuş değildir. Kurutma, tuzlama, salamuraya yatırma, çeşitli bitki ve baharatlarla daha uzun süre dayanmasını sağlama, fermente etme, yağın içinde hava ile temasını keserek uzun süre koruyabilme, tütsüleme-dumanlama, haşlayarak, pişirerek ısıl işleme tabi tutma,  bir gıdayı konserve ederek uzun süreli tüketime sunma ve benzerleri.

Gıdada hammadde sınırlı iken, sınırlı hammaddeden daha verimli ve verimi yüksek ürün elde etmek günümüzde mümkün hale gelmiştir. Gelişme üretim süreçlerinin yanı sıra insan sağlığına yönelik, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede ve gıdanın güvenliğini sağlayacak hijyen uygulamalarında da görülmektedir.

Güncel olarak önemli bir sorun, Covid 19 salgın sürecinde gıda ihracatındaki kısıtlamalardan dolayı tedarik zincirinin bozulması nedeniyle, başta en yoksul ve kırılgan ülkeler olmak üzere tarımda dışa bağımlı hale gelmiş ülkelerde gıda güvensizliği tehdidiyle karşı karşıya kalınmasıdır.

Bundan sonraki süreçte salgının, gıda güvenliği ile beslenme dahil olmak üzere daha pek çok derin sosyal ve ekonomik sonuçlara neden olacağı unutulmamalıdır. Bu salgınla dünyadaki gıda sistemleri olumsuz yönde etkilenecektir. Umarız gelinen bu noktada, dışa bağımlı olmayan sürdürülebilir tarım ve gıda üretiminin, ülkelerin gıda egemenliğinin önemi bir kez daha anlaşılmıştır.

Unutulmamalıdır ki, dünya üzerinde üretilen tarım ve gıda ürünleri 7,5 Milyarı geçen dünya nüfusunu beslemeye yetecek miktardadır. Eğer dünyada açlık varsa bu yetersiz tarım hayvancılık ürünleri ve gıda arzından değil, adil olmayan gelir ve gıda dağılımından kaynaklanmaktadır. 

Gıda güvencesinin sağlanamadığı bir dünyada, savaşların sona erip barışın sağlanması ve demokratik bir düzen içinde yaşayabilmek hayal olacaktır. İnsanlık için kâbus olan bu yokluğu ve yoksulluğu yenmek için sorumluluk almak hepimizin ortak toplumsal görevidir.

Başta ana akım medya olmak üzere görsel ve işitsel medyanın yanı sıra son yıllarda yaşamımızın bir parçası haline gelen sosyal medya aracılığıyla gıda ile ilgili spekülatif, doğrudan uzak, yanıltıcı haberler ile isminin başında bir sürü akademik unvan olduğu halde insanları yanlış bilgilendirip yönlendiren medyatik figürlerin neye hizmet ettiğini anlayabilmek pek mümkün olmamaktadır. İnsanları gıda bilimine uygun üretimden, hijyen ve sanitasyondan uzak ürünlerin tüketilmesine davet etmek, bu ülke insanının sağlığını tehlikeye atmaktan başka bir şey değildir. Bu ve benzeri olaylarla mücadele etmek hepimizin görevidir.

Herkes için güvenli ve besleyici gıda sağlamanın hükümetlerin asli görevi olduğu ilkesinden yola çıkarak; üreticilerin iyi tarım uygulamaları ve iyi üretim uygulamaları yapabilmeleri için gerekli eğitimler verilerek yaşama geçirilmesi konusunda takipçi olunmalı, denetimler yapılmalıdır. Gerek resmi kontrollerde gerekse sektörde çalışan Gıda Mühendisleri`nin gıda güvenliğinin vazgeçilmez bir parçası olduğu göz ardı edilmemeli, istihdam koşulları yeterince sağlanmalıdır.

Üretim sonrası nakliye ve depolama uluslararası standartlara uygun yapılmalı, tüketicilerin gıda okuryazarlığının geliştirilmesi için, okul öncesi eğitim başta olmak üzere ilk ve orta öğretim müfredatına gıda güvenliğiyle ilgili dersler konulmalı, kamu spotları gibi yayınlar ile halk bilgilendirilmelidir.

Gıda ile ilgili başta resmi otorite Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere kamunun ilgili diğer kurum ve kuruluşları ile meslek örgütleri, üniversiteler, sektör temsilcileri, üretici birlik ve sivil toplum kuruluşlarıyla gıda güvenliğinin sağlanması için bir araya gelinmelidir. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası olarak "Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşu" kimliğimizden kaynaklı üzerimize düşen toplumsal sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER