banner6

Anamur'daki depremler acaba neyin habercisi?

Akdeniz'de son günlerde sıklıkla meydana gelen ve Anamur'da da hissedilen depremler bazı soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Mersin İl AFAD’ın bölgede depremle ilgili herhangi bir çalışma yapmaması vatandaşların da tepkisine neden oluyor.

Anamur'daki depremler  acaba neyin habercisi?

Mehmet ŞAHİNCİLEROĞLU

MERSİN(İLKHABER) – Vatandaşların aklına takılan soruları araştırmak ve “Anamur'daki depremler neyin nesi?” sorusunu irdelemek amacıyla yola çıkan İLKHABER Gazetesi Muhabiri Mehmet Şahincileroğlu, konuyu bir uzmana sordu.

Türkiye’nin en güvenli bölgesi olarak ilan edilen Taşeli yöresinde yaşanan depremler hakkında Jeoloji Mühendisi Murat Bayırdır'ın görüşüne baş vurduk.

Mehmet ŞAHİNCİLEROĞLU : Murat Bey, öncelikle şunu sormak istiyorum. Anamur’da deprem olacak mı? Taşeli bölgesi Türkiye’nin en güvenli yeri midir? Çünkü biz de dâhil çok sayıda vatandaş bunu merak ediyor.

Murat BAYINDIR - Türkiye’nin her tarafı faylarla dolu. Bizim Anadolu coğrafyası dünya üzerinde birinci derecede deprem bölgesi. Bizim için önemli olan Anamur’dur. Ulusal televizyonlar, kanallar için nasıl İstanbul önemli ise bizim içinde Anamur önemlidir. Taşeli’nin güvenli bir yer olduğu söylentisi doğru değil. Bayındırlık Eski Bakanlığı’nın yapmış olduğu deprem risk haritasında Türkiye’yi beşe bölmüş. Bizim bölgeyi de beşinci derecede deprem bölgesi olarak söylemiş. Bunu neye dayandırmış? Resmi deprem kayıtlarına. Bizim bölgemizde olmuş olan depremlerin resmi bir kaydı yok. Dolayısıyla bizim bölgede deprem olmamış gibi kabul ediyor. Bunlar tabi resmi kayıt dediğimiz Kandilli’nin kayıtları, artı Türkiye sismografın girişi geç olduğu için resmi bir kayıt yok. Mesela herkes Anamur’da deprem olmaz diyor. Hayır, Anamur’da deprem olur. Yakın tarihli depremlerimiz var. Mesela Anamur’da 30 Ekim 2013’te Kızılca’da 8 km. derinliği olan 1.6 şiddetinde bir depremimiz var. Bi de bu depremden hemen 2 gün önce yani 28 Ekim 2013’te Anamur-Ören’de 8.7 km. derinlikte, 1.6 şiddetinde bir deprem var. Yani Anamur deprem yönünden sıfır riske sahip bir yer değil. Bunu hem bilimsel veri olarak hem de Kandilli’nin kayıtlarında görebiliyoruz. 28 Aralık 2013’te olan deprem 6.0 şiddetinde, 46 km. derinlikte. 8 Aralıkta olan deprem 88.7 km. derinliğe sahip. İkisi bir birinden farklı bir deprem. Bunların oluşum yerleri levha sınırlarındadır.

Levha sınırı nedir Murat Bey? Bir de faylar neye göre oluşuyor? Bunları biraz açar mısınız?

Murat Bayındır: Denizleri yok farz edeceksin. Dolayısıyla dünyayı oluşturan kıtalardan farklı olarak kara parçaları var dünyayı oluşturan. Bizim Anadolu’yu oluşturan levha da Anadolu Levhası, Karadeniz Levhası, Avrasya Levhası, Arap Levhası, Afrika Levhası ve Ege Levhası dediğimiz 6 tane levhanın bulunduğu bir coğrafyadır Anadolu. Şimdi bu levhalar hareket halindedir. Bunlar devamlı hareket halinde. Zaten Türkiye’nin en büyük fayı olan Kuzey Anadolu Fayı, Karadeniz Levhası ile Anadolu Levhasının arasındaki faydır. Doğu Anadolu Fayı dediğimizde Hatay’dan gelip Erzincan tarafına doğru giden Maraş’tan geçen fayda Arap Levhası ile Anadolu Levhası ve Avrasya Levhası’nın arasındaki bir fay. Şimdi bizim Anamur’u ilgilendiren Anadolu Levhası’yla Afrika Levhası dediğimiz iki levhanın sınırı Kıbrıs’ın ortasından geçen bir levha. Afrika Levhası kuzeybatıya doğru hareket etmek istiyor. Anadolu Levhası da batıya gitmek istiyor. Şimdi bu levhaların hareketleriyle faylar oluşuyor. Bindirmeler oluşuyor. Dolayısıyla saniye ile ifade edilen yer sarsıntısı dediğimiz depremler oluşuyor.

Murat Bey, Anamur’da depremle yıkılan yer neresidir?

Murat Bayındır: Milattan Sonra 7.yüzyılda Anemurium Antik Kenti depremle yıkılmıştır. Mersin Viranşehir Antik Kenti yine depremle yıkılmıştır.

Peki, Anamur’a en yakın fay hattı nerededir?

Murat Bayındır: Anamur’a en yakın fay Mut Fayı’dır. Mut Fayı, Gülnar, Ermenek, Mut arasında yatay olarak güneybatı kuzeydoğuya doğru parçalı bir şekilde giden bir fay hattı. En yakınımız bu, bilinen aktif fay.

Şunu bizde okuyucularımız kadar hep merak ettik. Anamur’da fay hattı ya da fay hatları var mı?

Murat Bayındır: Evet, Anamur içinde fay var. Anamur’da 5 tane büyük fayımız var. Maden Arama Tetkik Genel Müdürlüğü’nün 2001 yılında hazırlamış olduğu Jeolog Doğan Usta’nın hazırlamış olduğu detaylı bir etüt var. Bizim bölgemize yapmış olduğu bu etütte Anamur’da fayları 5 kısma ayırmış. Onlarda şunlar: 1-Anamur Fayı: Anamur’un batısından başlayıp kuzeybatı, güneydoğuya doğru uzanan doğru akımlı sağ yönlü bir fay, Yalçıdağının o yönünden görüyor. Yaklaşık 4 km. uzunluğunda bir fay. 2-Ovabaşı Fayı: Ovabaşı Köyü civarından başlayıp yönü konusunda tam bir bilgi elde edilememiş. 4-5 km. uzağıma olduğunu söylüyor. Bizim daha çok cumartesi pazarının üst tarafından geçtiği tahmin ediliyor. Yani Ovabaşı’nda fay gözüküyor ama devamı tam olarak bulunamamış. 3-Dişlen Fayı: Gene Anamur’un kuzeydoğusundan başlayıp 10 km. uzanan bir fay. Anamur Kaş Dişlen Köyü’nden başlayıp kuzeydoğuya doğru devam eden bir fay. 10 km. uzunluğunda. 4-Efeler Fayı: Evciler Efeler Mahallesi’nden başlayıp Dişlen Fayı’na gelip Dişlen Fayı’nın altından kesiyor. Dişlen fayından önce oluşmuş bir faydır bu. 3 km. uzunluğu var. 5-Kocaseki Fayı: Bu da yaklaşık 10 km. uzunluğunda olup kuzeydoğu, güneybatı doğrultulu diyor. Yerini tam belirtmemiş.

Bunlar büyük ama aktif olmayan faylarımız. Bunların aktif hale geçip geçmeyeceğine dair şu an için bir bilgi yok. Şu an için tehlike arz ediyor mu? MKA’nın raporlarına göre şu an herhangi bir tehlike arz etmiyor. Bizim için tehlike arz eden yer Mut Fay Hattı. Mut Fayı’nın Akkuyu’da nükleer santral yapılacak yeri ile bir bağlantısı bulunmuyor. Kandilli Rasathanesi’nin son 2 aydaki verilerine göre Ovacık yani bu Nükleer Santralin yapılacağı yerde Akkuyu’nun orda her gün bir hareketlenme var. Yanışlı Köyü’nde bu fayın devamının bir hareketlenmesi var. Ölçeği 1.5 ile 2.0 arasında değişiyor.

Murat Bey, depremleri kimler, nasıl hesaplıyor? Meydana gelen depremlerin yeri nasıl tespit ediliyor?

M.B.: Depremleri jeologlar hesaplıyor. Herhangi bir yerde deprem olduğunda oraya en yakın 3 tane sismograf kayıt eder. Üçünün kaydı birleştirilir ve depremin olduğu yer tespit edilir. Çukurova Üniversitesi’nde sismograf vardır, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde sismograf vardır, 9 Eylül ya da Ege Üniversitesi’nde sismograf vardır, Kandilli’de var. Şimdi bu sismograflar, yer sarsıntısını ve uzaklığını ölçerler. Üç tanesi yan yana getirilip oluştuğu yer ve büyüklüğü hesaplanır. Ayrıca bir de Kandilli’nin kendi Rasathaneleri vardır. Yani olası depremleri tahmin ederek oralara gözlemevi kurmuştur. O gözlemevlerinde işte suyun hareketi, gaz hareketi bunlar ölçülerek yakın bir zamanda orda depremin olup olmayacağıyla ilgili de veri aktarımı yaparlar. Kandilli’nin Türkiye’nin birçok yerinde Rasathanesi var. Aynı şekilde devletinde afet işleri mesela Anamur, Belediye’nin arka tarafında bir kutu yaptı. Oraya koyması gerekiyordu ama daha kendisini koyamadı. Kutusunu yaptı, kendisini koyamadı. Yani bu tip yerlerden elektronik veri alışımı oluyor. Kandilli dünya çapında iyi çalışan bir kurumdur.

Peki Murat Bey, deprem anında insanlar ne yapmalıdır? Anamur’da depremi önüne geçmek için neler yapılmalıdır?

Murat Bayındır: Deprem olmadan önce ne yaparız? Deprem olduğunda ne yaparız? Deprem olduktan sonra ne yaparız? Esas önemli olan bu üç konudur. Depremden önce insanlar sağlam binalarda oturmak zorundadırlar. Deprem olduğunda nereye kaçacağını, nasıl kaçacağını bilmek zorundadır. Deprem olduktan sonra insanlar nasıl davranacaklar, nereye gidecekler, nerde kalacaklar? Bu bilgilerle eğitilmesi gerekiyor. Japonya bunu ilkokuldan başlayarak hatta anasınıfından başlayarak çocuklara eğitimlerini veriyorlar, 3 ayda bir, 6 ayda bir tatbikatlarını yaparak. Bizim Anamur’da bir deprem olduğunda, diyelim ki bir alış veriş merkezindesin, ne yapacağını şaşırıyorsun. Zaten bu saniye içerisinde olup biten bir şey. Sen o anda düşünmeye kalktığında zaten deprem bitiyor. Onun için insanlara ilk önce bunlar verilmelidir. Anamur’da yüksek katlı bina yapılmamalıdır. Bunun bir sınırı yok. Deprem olduğunda yüksek yerlerde kurtulma, kendini dışarıya atma zorlaşır. Dolayısıyla mümkün olduğunca tek katlı, 2 katlı, 3 katlı yerler yapılmalıdır. Bunu uygulamak kolay mı? Değil. Tamamen insanların arz taleplerine göre oluşan bir şey. İskele bölgesi, kıyı şeridi tamamen kumluk bölgedir. İskele bölgesinde 3 kattan fazla bina yapmamalıyız. Hem kumluk bölge hem de sıvılaşma potansiyelinin fazla olduğu bir yer. Bir de bizim İskele bölgemizdeki yazlıklarımızda araba yıkamak için, çevreye yeşil bir şeyler dikip onları sulamak için yeraltı suyu kuyuları açılıyor. Yeraltı suyu kullanılıyor. Siz bu yeraltı suyunu çektikçe kumlar arasında boşluklar meydana gelecektir. Bu boşluklarda herhangi ufacık bir depremde çok fazla sallanır ve yıkılabilir. Deprem, toplumsal bir olaydır. Her şeyi devletten beklememek gerekir. Devletin her yere uzanması, bir şey yapmasına, yapamadığı yerlerde olduğu için beklememek lazım. Biz millet olarak bir şey olduktan sonra dersimizi alırız. O dersi de çabuk unuturuz. Ta ki, ikinci bir ders alıncaya kadar. Ama deprem öyle bir şey değil işte. O deprem anında ne biliyorsan, ne öğrendin ise onu yaparsın. Dolayısıyla yerel yönetimler, Belediyeler, kaymakamlık, kitle örgütleri, sonuçta bu bölgenin örgütleridir. Üzerlerine vazife olarak almaları gerekir. En azından yapılaşmada, insanları eğitmede, tatbikat yapmada. Planlanma eksikliğimiz var. Bir itfaiye aracı örneğin 9.kata ulaşamıyor. İnsanlar evlerin önlerine, girişlerine bahçe duvarları falan yapıyorlar, itfaiyelerin yüksekliği ayarlanmıyor, geçemiyorlar. Kaldı ki, deprem gibi bir konuda itfaiye, ambulans yetişebilsin. Deprem ne zaman olacağı belli olmayan bir afettir. Tedbirlerimizi almalıyız ki, öyle bir şey olduğunda en az zararla kurtulabilelim. Önce can kaybı az olmalı, sonra da maddi zararımız.

Önümüzdeki günlerde Anamur’da tsunami bekleniyor mu? Anamur’da olası bir tsunamiyi nasıl önleriz?

Murat Bayındır: Anamur’un jeolojik yapısına bakıldığında metamorfik yapısı içerisinde zaman kayıpları vardır. Bu zaman kayıplarının denizin karaları istilası vardır. Yani çok eski zamanlarda Anamur bölgesi oluşurken Alpin orojenisi zamanında Anamur’da denizin karaları istilası vardır. Dolayısıyla Afrika Levhası ile Anadolu Levhası Akdeniz’deki birleşim yönündeki bir depremde, denizde olacak bir depremde tsunaminin olmayacağını hiç kimse söyleyemez. Zaten bununla ilgili buzulların erimesiyle denizlerde bir yükselme var. Anamur’da halden İskele yönünde 200-300 metre yakınına kadar denizin gelebileceğinden bahsediliyor. Bunlarla ilgili bir zarar görmemek için bununla ilgili çalışmaların yapılması lazım. İskele’ye yeni bir liman yapılacak. Bu liman İskele’yi büyük ölçüde koruyacak. Bir tsunami o liman dalga kıran büyük ölçüde koruyacak.

Murat bey, verdiğiniz bilgiler için size çok teşekkür ederim.

Murat Bayındır: Ben de teşekkür ediyor ve sizlere başarılar diliyorum.

Güncelleme Tarihi: 07 Şubat 2014, 17:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER