banner6

Biber tarlada kaldı

Adana’nın Karataş İlçesi, Tuzla bölgesinde yetiştirilen kapya cinsi kırmızıbiber bu yıl çiftçiyi üzdü. Biberin satış fiyatının hasat maliyetinden az olması nedeniyle, üreticiler hasattan vazgeçip traktörle sürmeyi tercih ediyor.

Biber tarlada kaldı

Serhat ŞANLI / ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) - Market raflarında kırmızıbiber salçasının kilosu 30-35 TL'den satılırken, kapya biberin kilosu son hasat dönemi ile birlikte 50 kuruşun altına düştü. Yaklaşık 7-8 kilo kapya biberden 1 kilo salça elde edilirken, üreticiler bu aradaki farkın çiftçilerin emeklerinden gittiğini belirtiyor.

Adana’da yılda ortalama 10 bin dekar alanda üretimi yapılan ‘Kapya’ közlemelik kırmızıbiber de son hasatlar yapılırken, fiyat düşüşleri üreticileri hasat yapmadan ürünlerini sürmelerine neden oldu. Bu sezon iklim koşullarının iyi gitmesi ile birlikte verimin yüksek olması ve ilk başlarda pazar fiyatlarının iyi olması üreticileri sevindirirken, şuanda tarlada 50 kuruşun altına kadar fiyatlar geriledi.

Tarımda plansız üretim nedeniyle bu gibi sorunların her yıl üreticileri zor durumda bıraktığını belirten Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, “Üreticimiz çalışkan, üreticimiz üretken.. Ancak devamlılık yok, planlı ekim yok.. Hep söylediğimiz gibi arz-talep dengesi hesaplanarak üretim yapılmalı ve bu yapılmayınca üreticilerimiz zor durumda kalıyor” dedi.

Çukurova’nın verimli topraklarıyla ülkemizin önemli önemine dikkat çeken İncefikir, “Türkiye’nin verimli arazilerinin yer aldığı Çukurova’da son birkaç yıldır alternatif ürün olarak közlemelik, kebaplık (Kapya) biber de ekilmeye başlandı ve her geçen yıl üretimi artıyor. Bugün Çukurova’da her yıl yaklaşık ortalama 10 bin dekar alanda kapya biber ekimi yapılıyor ve bu ekimden de 70 bin ton civarında verim alınıyor.

Ayrıca hep dediğimiz gibi bölgemizde tarımda ürünlerde rekolte olarak dünya ortalamalarının üstündeyiz. Zaten bunu biberde de görebilirsiniz. Biberde sezonda 4-6 kez hasat yapılıyor ve dekar başına hasat sonrası 7 ile 9 ton arası biber mahsulü alınabiliyor.” Diye konuştu.

Havaların bu yıl uzun süre sıcak gitmesiyle birlikte biberde de hasadın uzadığını, ancak son hasatların verimin yüksek olmasının yanında para etmediğinden üreticilerin hasat yerine ürünlerini doğrudan sürdüğüne değinen Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, şu bilgilere yer verdi;

“Hep söylediğimiz ve söylemeye de devam edeceğimiz gibi, geçmişte olduğu gibi gelecekte de tarım sektörü tüm insanlık için büyük önem taşımakta ve taşımaya da devam edecek. Onun için tarımsal üretimimizin artırılması, gıda güvenliğinin sağlanması için gerekli adımlar geç kalınmadan atılmalıdır.

Tarımda yapısal sorunların çözülemediği, üreticilere rekabet edecek destekleme ve koruma sistemleri oluşturulmadığı sürece tarımda üretkenlik ve verimlilik sorunu çözülemeyecektir. Bu konuda geç kalmamalıyız.

Dünya genelinde her geçen gün değeri daha da artarak stratejik öneme sahip sektörlerin başında yer alan tarımda zaten küresel iklim değişikliği, su kaynaklarının kıtlığı ve kirlenmesi, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılması, erezyon, yanlış kullanım gibi nedenlerden dolayı toprak kayıpları vs. nedeniyle tarım alanlarının ciddi oranda azalması ve ayrıca her geçen gün artarak devam eden dünya nüfusu tarımı yine ön plan çıkarıyor..

İşte bugün gördüğümüz gibi bir ürünü yetiştirmeye karar verirken, arz-talep dengesini bilmediğinizde, ne kadarı iç tüketime, ne kadarı ihraç edileceğini bilmediğinizde ekimi yaparken de ne kadar ekeceğinizi bilemez, hesaplayamazsınız. Bir dönem az ekimi yapılır iyi fiyata gider, bir dönem çok ekilir ve tarlada kalır. O zaman bir denge sorunu ile karşılaşırsınız.

İşte bugün biberdeki durum bunun tam bir bariz örneği.. İlk başlarda iyi fiyata gitti ve üretici para kazandı. İşin güzel tarafı ilk başta bu kar payı belki kar ettirdi. Tabi eğer üretici tarla sahibiyse.. Yok eğer kiracıysa belki maliyeti kurtarmıştır. Ayrıca şuan önümüzdeki sezon için buğday ekimi ve ya diğer ürünler için tarla hazırlanma dönemi nedeniyle acilen hazırlık yapması gerekecektir.

Biberde buna baktığımızda havalar sıcak gitti ve bugünlere kadar ürünleri verimi devam etti. Ancak üretici, tarladaki son ürünlerini hasat için biberde yaklaşık 35 kuruşluk bir maliyet ile karşı karşıya ve tarlada bu ürün 50 kuruşa gittiğinde zararına olacaktır. O nedenle ürüne hiç dokunmadan traktörüyle tarlaya girip sürmekten başka çaresi yok ve onu da yaptığını görebiliyoruz.

Şuan önümüzdeki sezon için hazırlık dönemindeyiz ve çiftçilerimiz ne ekeceğini, ekerse ne kadar ekeceğini bilmeli.. Bilmezse sonradan rekoltenin ve arz-talep dengesinin bozulmasıyla beraber, ekim fazlalığıyla üretim dengesi de alt-üst olacaktır.

Tabi üretici para kazanamayınca ve tarımsal desteklerden de aradığını bulamayınca ya üretimden çekilmekte ya da gittikçe artan maliyetler nedeniyle sektörden uzaklaşmaktadır. Zaten gün geçtikçe tarım alanlarının, tarımsal üretimin, çiftçi sayısının ve kırsal alan nüfusunun düştüğünü görebiliyoruz.

Bugün yaklaşık bir yıldır tüm dünyayı etkisi altına alan ve halen aşı, ilaç gibi kesin bir çözüm bulunamayan korona (Covid-19) pandemisi bir kez daha gıdanın önemini bizlere göstermiştir. Tarım sektörü hem ülkemiz, hem de tüm dünya için yaşamsal önemdedir.

Yapılması gereken tarımsal kaynaklarımızın korunması, üreticilerimizin çıkarlarını, halkımızın gıda güvencesi ve güvenliği ile ülkemizin kendi kendine yeterliliğini sağlamaktır. Bunun için zaman kaybetmeden çalışılmalı, tüm tarafların işbirliği ile hazırlanacak olan plan ve programlar ile tarımda büyük atılım yapılmalıdır.

Tarım sektöründe yapısal sorunların çözülemediği, üreticilere destekleme ve koruma sistemleri oluşturulmadığı, çağdaş bilgi ve teknolojiyle buluşturulamadığı ve üretim maliyetleri düşürülmediği sürece, tarımda üretkenlik ve verimlilik sorunu da çözülemeyecektir.

Üretim maliyetlerinin yüksekliğinde çok büyük payı olan gübre, ilaç, mazot gibi temel tarımsal girdilerde dışalıma bağımlılık azaltılarak, yerli girdi üretimi teşvik edilerek girdi maliyetleri düşürülerek, çiftçilerimizim sürdürülebilirliği sağlanmalıdır.

Tarımda önemli olan kooperatifçilik özendirilerek üretimin yanı sıra pazarlama kanallarında da etkin rol almaları sağlanmalı ve aracılık sistemi kaldırılarak, çiftçilerin hak ettiği ürün bedelini almaları sağlanmalıdır.”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner42