banner6

“Bilinçli gübreleme yapın”

Tarımda bilinçsiz gübre kullanımının, üründe verim ve kaliteyi olumsuz etkilemesinin yanında, toprak kalitesinin düşmesine de neden olacağına dikkat çeken Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, “Tarımda gübre kullanımı, özellikle toprak analizine dayalı etkin ve bilinçli gübreleme verimi artırır. Bitkilerde, doğru yerde, doğru zamanda ve doğru gübreyi kullanmak çok önemlidir. Bilinçsiz gübreleme ise verim ve kaliteyi, toprak kalitesini düşürür” dedi.

“Bilinçli gübreleme yapın”

Serhat ŞANLI / ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) – Tarımda bilinçsiz gübre kullanımının, üründe verim ve kaliteyi olumsuz etkilemesinin yanında, toprak kalitesinin düşmesine de neden olacağına dikkat çeken Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, “Tarımda gübre kullanımı, özellikle toprak analizine dayalı etkin ve bilinçli gübreleme verimi artırır. Bitkilerde, doğru yerde, doğru zamanda ve doğru gübreyi kullanmak çok önemlidir. Bilinçsiz gübreleme ise verim ve kaliteyi, toprak kalitesini düşürür” dedi.

Her geçen gün artan nüfus ile birlikte, gıdaya olan ihtiyaç da artmakta, gereken gıdanın temini içim ise tarımsal üretimin önemi ortaya çıkıyor. Gelişen teknoloji ile birlikte artan gıda talebini karşılamak için tarımda bitkisel üretimde verimliliğin artırılması için birçok etkenin yanında, gübre kullanımının da önemli olduğuna dikkat çeken uzmanlar, mevcut toprak yapısının da korunmasına dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor.

Gazetemize gübre kullanımı ve önemi hakkında açıklamalarda bulunan Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, bozulan toprak yapısına dikkat çekerek, “Her geçen gün artan nüfusa paralel olarak gıda üretiminin de artması gerekmektedir. Çok değil, 2050 yılında 9 milyara ulaşacağı öngörülen dünya nüfusunu beslemek için dünya gıda üretiminin de en az yüzde 70 artması gerekmektedir.

Ancak, toplam arazi kaynağının yüzde 33’ü erozyon, tuzlulaşma, sıkışma, asitleşme ve kirlenme gibi sorunlardan dolayı orta ve yüksek düzeyde tahribata uğramış dünyamızda bunun nasıl sağlanacağı oldukça zor bir soru olarak karşımıza çıkıyor. Bu da gösteriyor ki elimizde mevcut topraklarımızı korumanın daha önemini bir kez daha ortaya çıkarıyor” dedi.

Artan nüfus, sanayi, küresel iklim değişikliği vs. çeşitli nedenlerle arazi bozulumu/çölleşmenin yerel, bölgesel ve küresel sonuçlarıyla tüm Dünya’nın ortak bir sorunu haline geldiğini belirten İncefikir, “Tarım, Dünya genelinde her geçen gün değeri daha da artan stratejik öneme sahip sektörlerin başında yer alıyor. Bunun nedenlerinin başında da Dünya nüfusunun artmaya devam etmesi, küresel ısınma, su kaynaklarının kıtlığı, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılması ile tarım alanlarının ciddi oranda azalması olarak gösteriliyor” diye konuştu.

Mevcut tarım topraklarının ise özellikle vahşi sulama ve bilinçsiz gübreleme sonucunda tuzluluk oranının arttığına ve çoraklaştığına vurgu yapan İncefikir, “Bitkisel üretim tarih boyunca insanlar ve hayvanların beslenmesi için temel bir gereksinimdir. Bitkiler için daha iyi olan koşulların hazırlanması ile birlikte elde edilen ürünün niteliği ve miktarında da artış olur.

Bitkilerin en çok ihtiyaç duydukları besin maddeleri olarak bilinen azot, fosfat ve potasyum gibi mineralleri barındıran gübre, tarım topraklarında yeteri kadar bulunmamaktadır. O bakımdan bugün tarımda önemli yer teşkil eden gübreleme, tarımsal üretim sürecinde daha fazla ürün almak için yapılan önemli bir olaydır” ifadelerine yer verdi.

Gübre kullanımının arttığı dönemlerde verimliliğin de arttığını, ancak bilinçsiz gübre kullanımının ise üründe verim ve kaliteyi olumsuz etkilemesinin yanında, toprak kalitesinin düşmesine neden olacağına dikkat çeken Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, şu bilgilere yer verdi;

“Şuanda bahar mevsimi ile birlikte çiftçilerimiz hummalı bir çalışma içerisine girdi. Bir yandan mevcut baharda ekilen ürünlerin gübreleme-ilaçlaması, diğer yandan yeni ürünler ekilmekte ve yine onlarında gübrelenme vb. çalışmaları sürmektedir.

Bilinen bir gerçek ki tarımsal üretimin artırılması için daha çok girdi kullanımını gerektirmekte ve bu girdilerin başında da gübreler gelmektedir. Toprağın su ve bitki besinlerini yeterince bitkiye sağlayamaması durumunda yapılması gereken işlemler sulama ve gübrelemedir. Fakat halen bazı yerlerde vahşi sulamanın yapılıyor alması, yapılan bilinçsiz gübreleme, toprakta tuzluluk oranını artırmakta ve toprağın çoraklaşmasına neden olmaktadır.

Yapılan çalışmalar gösteriyor ki, tarımda kullanılan gübre miktarının düşmesi birim alandan alınan verimin de düşmesine neden olduğudur. Ülkemizde toprak ve bitki için gerekli olan azot, fosfor ve potasyum miktarlarının ülke olarak sadece yarısını kullanıyoruz. Gübre, tarımsal üretim sonucu topraktan eksilen bitki besin maddelerini tekrar toprağa kazandıran ve toprağın verim gücünü artıran önemli maddelerdir.

Gübrelerin toprağa uygulanmasındaki amaç her yıl çeşitli yollarla topraktan uzaklaşan bitki besin maddelerini tekrar toprağa kazandırmaktır. Gübreleme ile bitki gelişmesi için uygun koşulların devamını sağlanmaktadır. Gübre ve bitki besini kullanmadan, birim alandan daha fazla ürün elde etmek şuanda teknik olarak mümkün değildir. Bitki istekleri, iklim, toprak yapısı, toprak pH’sı ve vejetasyon dönemini dikkate alarak doğru bitkide, doğru yerde, doğru zamanda, doğru gübreyi yapmak önemlidir.

Yani gübre uygulaması yapılırken topraklara zarar vermeden, tarımsal üretimdeki verimliliğinin yakalanmasına ve devamlılığının sağlanması önemlidir. Ülkemizde tükettiğimiz gübrelerin yaklaşık 1/3’ünü ve gübre hammaddelerinin yaklaşık yüzde 95’ini ithal etmemiz nedeniyle gübre fiyatları döviz kurlarına bağlı olmakla birlikte dövizin artışı ile birlikte gübre fiyatlarının da artmasına neden olmaktadır.

Tarımda kullandığımız taban ve nitratlı gübrelerde katkı maddesi olarak kullanılan kireç taşı, kil ve dolamit haricinde gübre üretiminde kullanılan girdiler tamamen ithal olarak getirtmekteyiz. Gübredeki artışlar doğal olarak üreticiye yansımakta ve girdi maliyetlerini yükseltmektedir. Toprakta kullanılan gübre miktarının düşmesi birim alandan alınan verimin de düşmesine neden olacaktır.

Ülkemizde toprak ve bitki için gerekli olan azot, fosfor ve potasyum miktarlarının ülke olarak sadece yarısını kullandığımız bir gerçektir. Kaliteli bitkisel üretim için NPK dışında, leonardit, organik gübre, hümik asit, toz kükürt, çinko, bor, gibi toprak düzenleyiciler uygun miktar ve zamanda kullanmakla üretim arttırılabilir. Örneğin Hollanda’da tarım alanında hektara 550 kg, Almanya’da 235 kg, Yunanistan’da 190 kg saf NPK (15-15-15) kullanılırken, ülkemizde ise sadece 95 kg saf NPK kullanılmaktadır.

Üreticilerimiz öncelikle toprak tahlili yaparak gübre uygulamalarını tahlil sonucuna göre yapmalıdır. Dolayısıyla gübrelerin bilinçsizce kullanılması halinde hem toprak yapısı bozulmakta hem de verim düşüklüğü olmaktadır. O nedenle doğru yerde, doğru zamanda ve doğru gübreyi kullanmak çok önemlidir”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner42