banner6

Çöp alanları pimi çekilmiş bomba gibi

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Tatar, plansız ve denetim dışı gelişmelerin yarattığı sıkıntıların arttığını söyledi

Çöp alanları pimi çekilmiş bomba gibi
Çöp alanları pimi çekilmiş bomba gibi

 

ADANA(İLKHABER) – Biyolojik çeşitliliğin ülkelerin ve insanların geleceği açısından büyük bir zenginlik kaynağı olduğuna dikkat çeken TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, plansız ve denetim dışı gelişmeler, kaynakları hızla tükettiği gibi bir doğa olayı depremi, katliama, yağışları sel felaketlerine, çöp alanlarını da pimi çekilmiş bombalara dönüştüğünü belirtti.

“DENİZLER KİRLENDİ, GIDALAR

KİMYASALLARLA DOLDU”

Yaptığı yazılı açıklamada 5 Haziran 1972’de “İnsanın, hürriyet, eşitlik ve yeterli yaşam koşulları sağlayan onurlu ve refah içinde bir çevrede yaşamak temel hakkıdır” kararının alınmasının üzerinden 40 yıl geçmesine rağmen dünyanın hızla yok edilmeye, kirletilmeye devam edildiğini belirten Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar,” Halen başta Afrika ve Asya kıtalarında yaşayanlar olmak üzere dünyada 1.1 milyar insan güvenli içme suyu, 2.4 milyar insan ise arıtma hizmetlerinden yoksun olarak yaşamaktadır. Her yıl 22 milyon ton karbon gazı atmosfere karışıyor sera etkisi yaratarak, atmosferin ısınmasına neden olduğu, ortalamak küresel sıcaklık son yıllarda normalden 100 kat daha hızlı artış gösterdiği bilimsel araştırmalarla ortaya konmuştur. Her yıl 17 milyon hektar orman alanı yok olmakta, bu günkü seviyede tüketim devam ettiği takdirde petrol rezervinin 50, doğalgaz rezervinin 70 yıl içerisinde tükeneceği tahmin edilmektedir. Bitki ve hayvan türlerinin giderek soyunun tükendiği, çölleşmenin arttığı, genetik çeşitliliğin yitirildiği, gıdalarımızın kimyasallarla dolduğu ve denizlerin kirlediği kaçınılmaz bir gerçek olduğu ortadadır.” şeklinde konuştu.

“ÇEVRE OLGUSU MULTİDİSİPÜNER BİR NİTELİKTİR”

Dr. Tatar,daha sonra sözlerini şu şekilde tamamladı:

”Doğayı değiştirme ve egemen olma tutkusu, doğa insan ilişkileri her geçen gün daha çok çelişkiler formuna dönüştürmüştür. Bu çelişkileri, bir umursamazlık örneği olarak kabul edebileceğimiz ve günümüzde artık küçümsenemeyecek bir boyuta ulaşan çevre kirliliği yaratmıştır. Artan bu çevre sorunları biz jeoloji Mühendislerine de sorumluluk yüklemektedir. Özellikle kentleşme sürecinde ve büyük – entegre mühendislik yapılarında, atık depolama alanlarının yer seçiminde, zeminde depolanan ağır metallerin yer altı sularına karışma tehlikesinde, güzergah belirlenmesinde ve benzeri bir çok alanda çevresel risklerin asgariye indirilmesi için jeolojik-jeoteknik ve hidrojeolojik etütlerin yapılması gerekmektedir. Bu Bağlamda Çevre Jeolojisi ve ÇED kavramı, bütün verilerini doğadan ve doğayla iç içe yaşayarak elde eden Jeoloji Mühendisleri için çok daha fazla önem taşımaktadır. Ancak çevre olgusu ve çevre sorunları multidisipüner bir niteliktedir ve bu nedenle bütünsel bir politik anlayışla ele alınması gerekmektedir. Yerküreyi, sistematik bir bütün olarak ele almak gerekliliği, Çevre sorunlarını da aynı bütünlükte çözülmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Yapılması gereken ekonomik etkinliklerin çevresel boyutlarını gerçek anlamda planlamaya katıp, önceliği insani gereksinmelere, çevresel değerlerin korunması ve uyum içinde yürütülmesine vermektir. Bu çerçevede geleceğin sorumluluğunu da taşıyan bir bilinçle bilim insanlarına, mühendislere, meslek örgütlerine, gönüllü kuruluşlara, kurum ve kuruluşlara önemli görevler düşmektedir.”

Güncelleme Tarihi: 01 Ocak 1970, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER