banner6

Eğitimde yaşanan sorunlar anlatıldı

Adana’da eğitimde yaşanan sorunlar ile ilgili açıklamalar yapıldı. Çukurova Öğretim Elemanları Derneği Başkan Yardımcısı Oya Katırcı, Çukurova Üniversitesi’nde pandemi nedeni ile yaşanan sıkıntıları, Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Hüseyin Kaya ise, yüz yüze eğitim döneminde yaşanan sorunları anlattı.

Eğitimde yaşanan sorunlar anlatıldı

Bayram BULUT

ADANA (İLKHABER)-Adana’da eğitimde yaşanan sorunlar ile ilgili açıklamalar yapıldı. Çukurova Öğretim Elemanları Derneği Başkan Yardımcısı Oya Katırcı, Çukurova Üniversitesi’nde pandemi nedeni ile yaşanan sıkıntıları, Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Hüseyin Kaya ise, yüz yüze eğitim döneminde yaşanan sorunları anlattı.

Adana’da eğitim öğretim de yaşanan sorunlarla ilgili iki ayrı açıklama yapıldı. Eğitim Sen Adana Şubesi toplanı Salonu’nda yapılan iki açıklamadan ilki Çukurova Öğretim Elemanları Derneği Başkanlığı tarafından gerçekleştirildi. Dernek Başkan Yardımcısı Oya Katırcı tarafından yapılan açıklamada Çukurova Üniversitesinde pandemi konusunda alınan önlemlerin yetersizliğine dikkat çekti. Üniversitede yüz yüze eğitimin başlama süreci ile ilgili bilgiler veren Katırcı, “Çukurova Üniversitesi 2021-2022 eğitim-öğretim yılı başlangıcı 20 Eylül 2021 olarak ilan edilmişti. Ancak yüz yüze eğitime geçilmesi kararı alınması nedeniyle eğitim-öğretim yılının başlangıcı, gerekli önlemlerin alınması için, iki hafta ötelenmiş ve Çukurova Üniversitesi 4 Ekim 2021 tarihinde yüz yüze eğitim yoluyla öğretim yılına başlamıştır. Bu süreç içerisinde gözlenen durum “ilave tedbirler” diyeceğimiz ekstradan hiçbir önlem alınmaksızın, pandemi öncesi dönemle aynı koşullar içinde, yüz yüze eğitim sürecine geçildiği görülmektedir.” dedi.

Üniversitede özellikle temizlik personeli açığı had safhada olduğunu dile getiren Katırcı, “Bu nedenle üniversitenin en önemli sorunu temizlik sorunudur. Temizlik personeli sorunu rektörlük nezdinde dile getirilmiştir. Görüşmemizde rektör hocamızın bize ilettiği bilgi de, ‘Temizlik personeli eksikliğinden kurum olarak sıkıntılı oldukları, önlem olarak temizlik elemanı çok olan binalardan az olan yada olmayan binalara aktarma yapacaklarını’ ifade etti. Ancak henüz somut bir gelişme görülmemiştir. Temizlik en önemli sorundur. Bunun yanı sıra sınıfların havalandırılmasının yaklaşan kış döneminde daha büyük bir sorun teşkil edeceği görülmektedir. Özellikle penceresiz sınıflarda ders işlenmesi pandemi riskini artırmaktadır.” diye konuştu.

  1. konusunda bir genel rehavet halinin gözlemlendiğini işaret eden Katırcı, “Bu konuda bilgilendirme çalışmaları yapılmamakta olup, duyurular ve önlemler yetersizdir. Ulaşım ise başlı başına önemli bir sorun teşkil etmektedir. Trafik sıkışıklığının yanı sıra öğrencileri üniversiteye ulaştıran toplu taşıma araçlarında önlemlere riayet edilmemesi ve araçların içindeki insan kalabalığı pandemi riskini artırmaktadır.  Ayrıca yemekhanelerde büyük kuyruklar oluşmaktadır. Öğrencilerin sosyal alanları da kısıtlı olup, öğrencilerin yemekhane dışında bir araya gelebilecekleri kafe-kantin-restoran gibi vakit geçirebilecekleri mekanların azlığı ve sıkışıklığı her açıdan sorun yaratmaktadır.

Bütün bu sorunlar üniversite yönetimine iletilmiş, sorunlar dile getirilmiş ve çözümü için öneriler sunulmuştur. Ancak tüm sorunlar devam etmektedir ve gerekli önemlerin alınmaması durumunda kışa girdiğimiz bu dönemde sorunların çözülmek bir yana giderek artacağından endişe ediyor ve sorumluları acilen göreve davet ediyoruz.” şeklinde konuştu.

KAYA: ARA DÖNEM SONA ERDİ

 Aynı salonda ikinci bir açıklama ise, Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Hüseyin Kaya tarafından yapıldı. Kaya, yüz yüze eğitimde okullardaki sorunları vurguladı. Pandemi koşullarında okullarda verilen eğitim-öğretimin, iki buçuk aylık ilk ara dönemini tamamlandığını dile getiren Kaya, “Bilindiği gibi okullar eğitim-öğretime başlamadan önce Eğitim Sen olarak mevcut sorunları kamuoyuyla paylaşmış, alınması gereken önlemlere yönelik görüşlerimizi ifade etmiştik. Ne yazık ki bu önlemlerin hiç biri bu süre boyunca alınmamıştır. Ek derslik ihtiyacı karşılanmamış, sınıf mevcutlarının kalabalık oluşu, bir çok okulda maske, hijyen malzemesi eksikliği, havalandırmada yaşanan sorunlar, zamanında yapılmayan tadilat nedeniyle farklı iki okulun birleştirilmesi, pansiyonlu okullarda koşulların toplu yaşamaya uygun hale getirilmemesi, servis gibi taşıma araçlarında gerekli düzenlemeler yapılmamış, yardımcı hizmetli eksikliği, okullara gerekli ödeneklerin verilmemesi vb sorunlar halen yaşanmaya devam ediyor. Okulların ihtiyaçları veliler üzerinden karşılamayı amaçlamış, bu yönde velilerden para toplanmaya devam edilmiştir.” dedi.

 Öğrencilerimiz ve eğitim emekçilerinin psikososyal açıdan desteklemediğini dile getiren Kaya, “Sınıflar seyreltilmemiş, ders süreleri 30 dakikaya düşürülmemiştir. Okul öncesi öğretmenlere teneffüs hakkı tanınmamış, 50 dakika olan ders süreleri kısaltılmamıştır. Yeni öğretmen alımları beklenen sayının çok altında kalmıştır. Okullarda tuvalet, lavabo, pencere sayıları artırılmamıştır.  Bütün bu olumsuzluklara karşın öğrenci ve öğretmenlerimizde korktuğumuz ürkütücü boyutta salgının yaşanmadığı ifade ediliyor. Bu durumu ortaya çıkaran gerçekler ise şöyledir; Öğretmen ve öğrencilerimizin büyük bölümünün aşılarını yaptırmaları ayrıca okullarda yeterince test yapılmaması öğrencilerin sağlık durumlarının takip edilmemesidir. Bir başka gerçekte okul idarelerinin karantinaya alınacak sınıflar konusunda kendilerini baskılandırmalarıdır. Salgında aşının önemli bir etkisinin olduğu görülmüştür. Ancak aşıya rağmen her okulda iki ya da üç sınıf karantinaya alınmıştır. Bu nedenle sadece aşıya güvenerek okullar açık tutulamaz. Kış aylarında salgının nasıl bir seyir izleyeceği bilinmemektedir. Yukarıda saydığımız önlemlerin kış gelmeden alınması gerekmektedir.”ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin bir önceki yılın müfredatından eksik olduklarını kaydeden Kaya, “Altını çizmek istediğimiz bir diğer önemli konu ise şöyledir. Öğrencilerimiz bir buçuk yıl, okullardan mahrum bırakıldılar. Bu nedenle gerekli eğitim-öğretimden yoksun kaldılar. Öğrencilerimizin bir önceki yıl müfredata yönelik bilgileri çok eksiktir. Boşa geçen bir buçuk yıl var ortada. Bir önceki ders konularının öğrenilmemiş olması, devam ettikleri üst sınıftaki başarılarını da olumsuz etkilemektedir. Öğrencilerin girecekleri LGS, TYT, AYT gibi sınavlarda bu öğrenmedikleri konulardan, sorumlu olacakları düşünüldüğünde, bu durum telafisi olmayan eşitsizliğe ve adaletsizliğe neden olacaktır. Eğitim emekçileri olarak MEB’i bu durumu görmeye çağırıyoruz. Bu olumsuzluğun telafi edilmesi için, gerek geçmiş döneme ait müfredatın, gerekse bu yıl ki müfredatın sadeleştirilmesi ve telafi eğitiminin verilmesi gerekmektedir. Gerekli planlamalar yapılarak geçmiş yıllara ait müfredat birkaç ay içerisinde telafi edilebilir. Özel okulların ve etüt merkezlerin varlığı düşünüldüğünde yoksul emekçi halk çocuklarının bu adaletsizlikten en az zararla çıkmasının bir yolu da budur.” şeklinde konuştu.

 

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER