banner6

“Gıda egemenliğimiz için üretim ekonomisine geçilmeli”

Pandemi süreci tüm dünyada yeterli gıdayı üretmenin ve güvenli gıdaya ulaşmanın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Adana Şube Yönetim Kurulu Başkanı Şehmus Alparslan, “Özellikle gıdada dışa bağımlı durumda bulunan ülkelerde uygulanan tarım ve gıda politikalarının değişmemesi halinde gıda kıtlığı yaşanabileceğini açık bir şekilde göstermiştir.. Bu nedenle gıda egemenliği, gıda güvenliği ve gıda güvencesi ülkemiz gündemindeki yerini almalı, gıda egemenliğimiz için üretim ekonomisine geçilmeli ve ülke düzeyinde tarımsal üretim seferberliği ilan edilmelidir” dedi.

“Gıda egemenliğimiz için  üretim ekonomisine geçilmeli”

Serhat ŞANLI / ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) - Pandemi süreci tüm dünyada yeterli gıdayı üretmenin ve güvenli gıdaya ulaşmanın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Adana Şube Yönetim Kurulu Başkanı Şehmus Alparslan, “Özellikle gıdada dışa bağımlı durumda bulunan ülkelerde uygulanan tarım ve gıda politikalarının değişmemesi halinde gıda kıtlığı yaşanabileceğini açık bir şekilde göstermiştir.. Bu nedenle gıda egemenliği, gıda güvenliği ve gıda güvencesi ülkemiz gündemindeki yerini almalı, gıda egemenliğimiz için üretim ekonomisine geçilmeli ve ülke düzeyinde tarımsal üretim seferberliği ilan edilmelidir” dedi.

Yaklaşık bir yıl önce Çin’de çıkan ve kısa zamanda tüm dünyaya yayılan korona (Covid-19) virüsü nedeniyle ülkeler bazı kısıtlayıcı tedbirler almak zorunda kalmıştı. Tabii bu tedbirler ister istemez bütün sektörlerde üretimde aksamasına neden olmakla birlikte, yaşam kaynağı gıdanın ana sektörü olan tarım da bundan nasibini aldı.

Gazetemize pandemi sürecinde gıda ve önemi hakkında konuşan TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Adana Şube Yönetim Kurulu Başkanı Şehmus Alparslan, Covid-19 pandemisinin yeterli ve sağlıklı gıdaya erişiminin gerekliliğini bir kez daha gösterdiğini belirterek, “Dünya ölçeğinde ve ülkemizde yaşanan (Covid-19) salgını, insanların yeterli ve dengeli beslenme ile bağışıklık sisteminin güçlenerek sağlıklı yaşayabilmesi için temiz su ile yeterli ve sağlıklı gıdaya erişiminin gerekliliğini bir kez daha göstermiş, gıda egemenliği, gıda güvencesi ve gıda güvenliği salgın döneminde en fazla gündeme gelen kavramlardan olmuştur” dedi..

Pandemi sürecinde zorunlu olarak alınan tedbirler doğrultusunda üretimde azalmalar olduğuna dikkat çeken Alparslan, “Covid-19 salgını nedeniyle yaşamın diğer alanlarında olduğu gibi tarımsal alanda da bazı yaşanan değişimler olacağı bir gerçek.. Tabi gıda üretiminin sağlanması ve bu zincirin kopmaması için, sanayi kuruluşları, çiftçiler ve tarımda çalışan işçilere pandemi sebebiyle getirilen kısıtlamalarda bazı muafiyetler getirilse de, üretimde azalmalara neden olacaktır” diye konuştu.

Bu nedenle gıda egemenliği, gıda güvenliği ve gıda güvencesinin ülkemiz gündeminde yerini alması gerektiğini ve gıda egemenliğimiz için ise üretim ekonomisine geçilerek, tarımsal üretim seferberliği ilan edilmesi gerektiğini ifade eden TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Adana Şube Yönetim Kurulu Başkanı Şehmus Alparslan, şu bilgilere yer verdi;

“Dünya ölçeğinde ve ülkemizde yaşanan (Covid-19) salgını, insanların yeterli ve dengeli beslenme ile bağışıklık sisteminin güçlenerek sağlıklı yaşayabilmesi için temiz su ile yeterli ve sağlıklı gıdaya erişiminin gerekliliğini bir kez daha göstermiş, gıda egemenliği, gıda güvencesi ve gıda güvenliği salgın döneminde en fazla gündeme gelen kavramlardan olmuştur.

Tarım ve gıda sektörü Covid-19 pandemisi sürecinde en fazla önem verilmesi gereken sektörlerin başında gelmektedir. Ayrıca bu süreç tüm dünyada yeterli gıdayı üretmenin ve güvenli gıdaya ulaşmanın önemini, özellikle gıdada dışa bağımlı durumda bulunan ülkelerde uygulanan tarım ve gıda politikalarının değişmemesi halinde gıda kıtlığı yaşanabileceğini açık bir şekilde göstermiştir.

Bugün dünyada 800 milyonun üzerinde insan yani her 9 kişiden biri yatağa aç girmektedir. Ülkemizde ise insanlarımızın yüzde 22`si yeterli gıdaya ulaşamamakta yüzde 8,5`u ise açlık sınırında yaşamaktadır. Bununla beraber unutulmamalıdır ki, dünya üzerinde gıda kaynakları dünya nüfusunu beslemeye yetecek miktardadır. Eğer dünyada açlık varsa bu yetersiz gıda arzından değil, adil olmayan gelir ve gıda dağılımından kaynaklanmaktadır.

Pandemi sürecinde ülkeler kendi üretimlerini ve stoklarını artırmaya çalışmakta, zaman zaman sınırlarını kapatmakta, ihracat yasakları koymakta, korumacılık önlemlerini sıkılaştırmaktayken Ülkemizde yerli üretimi arttırma ve üreticiyi korumaya yönelik adımlar henüz görünmemektedir.

Tarım alanlarının, tarımsal üretimin, çiftçi sayısının, kırsal alan nüfusunun sürekli düştüğü bu süreçte gıda güvencesi, büyük şirketlerin kar hesabına terk edilemeyecek kadar hayati bir alandır.

Tarımsal girdi fiyatları enflasyonun üstünde, tarımsal ürünlerin tarladaki fiyatı enflasyonun altında, marketteki fiyatı ise enflasyonun üstünde kalırken gıda enflasyonu gibi bir kavram üzerinden üreticinin sorumlu tutulması kabul edilemez. Günümüzde üreten çiftçi geçim zorluğu yaşarken, tüketici pahalı gıda tüketmektedir.

Bu olumsuz gidişe dur demek, her koşulda üretmeye devam etmek, üretimi ve üreteni desteklemek zorundayız. Bu kapsamda ziraat ve hayvancılık alanında kamunun alanı genişletilmeli, tarım ve gıda sektörü tümüyle ticari bir anlayışla özel sektörün inisiyatifine bırakılmamalıdır.

Üretici ve tüketicilerin üretim, ürün işleme, ürün satış, satın alma ve eğitim konularında güçlenmesi için kooperatifleşmesi teşvik edilmeli, kolektif üretim ve paylaşımcı tüketim anlayışı geliştirilmelidir.

Ar-Ge çalışmalarına ciddi yatırım yapılarak yerli girdi ve teknoloji üretimine yönelik çalışmalar hızlandırılmalıdır. Tarımsal hammadde, girdi ve ürün dışalımı kısıtlanmalı, dışsatım olanakları artırılmalıdır.

Doğru ve yeterli beslenmede gıda çeşitliliğinin önemi doğrultusunda küçük aile işletmeleri, yerli çiftçi, yerel tarım ve yerli üretimi destekleyici politikalar uygulanmalıdır.

Yerel yönetimlerce yerinde üretim modelleri, özellikle geleneksel tarım ve gıda üretimi desteklenmeli gıdanın ticari bir meta algılayışından kurtarılarak temel toplumsal ihtiyaç olarak ele alınması ve bu doğrultuda gıda ve gıda hammaddelerinin üretimi, tüketicinin gıda ve gıda hammaddesine erişim ve edinim olanakları sürdürülebilir bir şekilde geliştirilmelidir.”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner42