“Gıda güvenliği önceliğimiz olmalı”

Geçtiğimiz 2019 Aralık ayında Çin’de ortaya çıkan ve Dünya genelinde korkuya neden olan Corona virüsünden etkilenen kişilerin sayısı her geçen gün artarak devam ediyor.

“Gıda güvenliği önceliğimiz olmalı”

Serhat ŞANLI / ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) – Geçtiğimiz 2019 Aralık ayında Çin’de ortaya çıkan ve Dünya genelinde korkuya neden olan Corona virüsünden etkilenen kişilerin sayısı her geçen gün artarak devam ediyor.

Çin’de vaka sayısı azalırken, Avrupa ve ABD’de hızla artış gösteren corona virüsü salgınına karşı bir yandan hastalığın bulaşmasının engellenmesi için çalışmalar yapılırken, öte yandan da bulaşma ve tedavisi için çalışmalar yapılıyor.

Salgınının yayılmasının önüne geçmek için korunmanın yanında gıda güvenliğinin de önemine dikkat çeken uzmanlar, özellikle hijyene dikkat edilmesi konusunda uyarıda bulunuyor.

Gıda güvenliği konusunda özellikle bilgi kirliliğine dikkat çeken TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, Adana Şube Başkanı Şehmus Alparslan, bilimsellikten uzak yaklaşımların yapılan açıklamaların insanları yanlış yönlendiğini belirtiyor.

Doğru bilginin doğru kaynaktan elde edilmesini gerektiğini belirten Şehmus Alparslan, “Yaşamımız boyunca bize gerekli olan sağlıklı gıdaya erişim ve bunu doğru şekilde yapmaktır. İşte bu bağlamda gıda ve beslenmeye yönelik bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak için, doğru bilginin doğru kaynağından elde edilmesi gerekmektedir” dedi.

Son aylarda tüm dünyayı etkisi altına alan corona (Covid-19) virüsü salgını önlemleri kapsamında su ve gıda ihtiyacının ertelenemeyeceğini ve ‘Evde Kal’ çağrısına uyan vatandaşların gıda ihtiyaçlarının mutlaka hijyen çerçevesinde karşılanması gerektiğini ifade eden TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, Adana Şube Başkanı Şehmus Alparslan şöyle konuştu;

“Felaket geliyorum demez. Ancak bu defa geliyorum dedi. Hem de hazırlık yapmamıza epey zaman tanıyarak. Bugün tüm dünya büyük bir salgının ile mücadele içerisinde. Aslında ilk Çin’de ortaya çıktığında tüm Dünyaya geliyorum dedi ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel pandemi olarak belirtildi.

Unutulmamalıdır ki, söz konusu toplum sağlığı ise, bizler toplumun birer ferdi olarak tabii ki üzerimize düşeni yapmalı, kendimizi, yakınlarımızı ve dolayısıyla toplumu tehdide karşı korumalıyız. Bunda tartışılacak bir durum yoktur.

Bununla birlikte açık ki diğer birçok ihtiyacımızı erteleyebilsek te, su ve gıda, ertelenebilecek ihtiyaçlardan değildir. Gıdaya erişimin hiçbir koşulda aksamayacağı yani en azından bu günkünden daha geriye gitmeyeceğinin güvencesi verilmelidir.

Gerek Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve gerekse Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) açıklamaları Covid-19 virüsünün yayılmasının ana yolunun enfekte olmuş bir kişinin hapşırma veya öksürük damlacıkları ile temas etmek olduğu yönündedir. Hastalığın, virüsün bulaşmış olduğu gıdalara ya da gıda ambalajlarına temas etmekten kaynaklanması riskinin çok küçük olduğu ifade edilmektedir.

Bununla birlikte alacağımız önlemlerden söz ederken; gıdaları hazır, yarı mamul ve yiyecek malzemesi olarak gruplandırmak pratik olacaktır.

Buna göre; Hazır gıdalar ambalajlı olduğundan, tabii ki uygun şartlarda hazırlanmış olmaları kaydıyla temiz kabul edilir. Bu grup gıdada, olabilecek tek risk; taşınmasında veya reyonda geçirdiği süreçte temas eden kişilerden kaynaklı bulaşma olasılığıdır. Bunu bertaraf etmek için ise satın alındıktan sonra ambalajın dezenfektanla silinmesi yerinde olacaktır.

Burada her türlü hastalık için olduğu gibi, Covid-19 virüsü ile hastalanmış olduğu tespit edilen insanların da gıda üretim-tüketim hattında çalışmaması ve iyileşene kadar gıdalarla temasının kesilmesi gerektiğini hatırlatmakta yarar var.

Yarı mamul veya yiyecek hazırlamak üzere alınan gıda ürünleri için ise temas doğrudan gıdaya olacağından, gıdanın kendisinin temizlenmesi elzem olacaktır. Ancak, gıdada dezenfektan kullanımı söz konusu olamaz. Bu durumda satın alınan gıdanın yeterli pişirilmesi ayrıca evde sebze ve meyvenin sepette veya temiz bir bez üzerine yayılarak belli bir süre açık havada bekletilmesi bir çözüm olarak düşünülebilir.

Diğer taraftan gıda veya yiyecek malzemesini tedarik ettiğimiz satış yerleri, özellikle yoğun insan teması ve bulaşılara maruziyet bakımından oldukça riskli olan pazar yerlerinde alınacak tedbirlerin önemini belirtmekte fayda var.

Konu ile ilgili bütün ilçe belediyeleri koordine edilmeli ve aşağıda sayabildiğimiz başta olmak üzere gereken tedbirler alınmalıdır.

Öncelikle pazar alanlarında birim alana düşen kişi sayısı; tezgah sayısı azaltılarak ve pazar girişi tutularak kişi sayısı sınırlandırılmalı, gelenlerin ateşi kontrol edilmelidir.

Pazar alanına giriş ve çıkış kapıları ayrılmalı, yüz yüze karşılaşma önlenmelidir. Gıda maddeleri gözle seçilmeli, sadece seçilen ve alınacak olan gıda maddesine dokunulmalıdır. Sebze ve meyveler mümkün olduğunca pazar esnafı tarafından poşetlenmelidir.

Pazar alanında seyyar veya sabit mümkünse sıcak temiz su sistemi kurulmalıdır. Pazar alanının muhtelif noktalarına el dezenfektanı bulundurulmalıdır. Pazar esnafı konu ile ilgili bilgilendirilmeli ve maske gibi önleyici malzemeleri kullanmaları sağlanmalıdır. Pazar esnafı sağlık kontrolünden geçirilmelidir.

Alınan ürünlerin temizliği ile ilgili bilgilendirici el broşürü dağıtılmalıdır. Yukarıdakilere benzer kurallar market alışverişleri için de geçerli kabul edilebilir. Alışveriş sıklığı azaltılmalı, alışveriş yapılan toplu mekanlarda olabildiğince az zaman geçirmeye gayret edilmeli, eve dönüldüğünde kişisel temizlik ihmal edilmemelidir.

Bütün bunlar tabii ki ekonomik olarak evden çıkmadan geçimini sağlayabilenler için söylenebilecek şeyler.  Gıda ve diğer ihtiyaçlarını tedarik edemeyenler için devlet kurumları ve özellikle yerel yönetimlerce destek uygulamalarının hayata geçirilmesi zorunludur. Dayanışma kültürünün gerçekleşmesi için kanallar açılmalı, yerel yönetimler buna öncülük etmelidir.

Bir diğer yandan gerek tarla, bahçe ve çiftliklerde kıt kanaat bir yaşama karşılık üreten ve gıda ihtiyacımızı karşılayan küçük aile işletmelerinden, büyük tarım işletmelerinde çalışanına yine kıt kanaat ücret karşılığı küçük orta ve büyük gıda işletmelerinde özveri ile çalışan mühendisinden ustasına, ustasından işçisine bütün gıda emekçileri, bir diğer hakkı ödenemeyecek meslek mensuplarıdır.. Her birine toplum olarak minnet borçluyuz.”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2