Güngör: İncir üretimimiz tehlike altında

Türkiye’de yaklaşık 500 bin dekar alanda yaklaşık 300 bin ton incir üretimi ile dünyada ilk sırada yer alıyor. İncir ülkemizin başta Ege ve Akdeniz bölgeleri olmak üzere birçok yöresinde de yetişen bir ürün olarak karşımıza çıkıyor.

Güngör: İncir üretimimiz  tehlike altında

Serhat ŞANLI/ÖZEL

ADANA (İLKHABER) – Türkiye’nin dünya incir üretiminde ilk sırada yer aldığını ancak, İncir üretiminin en fazla yapıldığı Aydın ili ve Ege Bölgesinde jeotermal enerji üretiminin zarar verdiğine dikkat çeken ZMO Genel Başkanı Özden Güngör, “Jeotermal enerji tesislerin toprağa, suya ve havaya yaptığı olumsuz etkiler, üretimi ve ürün kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir.. Suların kirlenmesi toprağın kirlenmesi sorununu doğuracaktır. Geleneksel ürünümüz incir tehlike altındadır” dedi.

Türkiye’de yaklaşık 500 bin dekar alanda yaklaşık 300 bin ton incir üretimi ile dünyada ilk sırada yer alıyor. İncir ülkemizin başta Ege ve Akdeniz bölgeleri olmak üzere birçok yöresinde de yetişen bir ürün olarak karşımıza çıkıyor.

İncir üretimi ve tarımdaki önemi hakkında önemli açıklamalarda bulunan Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Genel Başkanı Özden Güngör, “Dünya incir ihracatı yaş ve kurutulmuş formlarda gerçekleştirilmektedir. Dünya yaş incir ihracat miktarı 2017 yılında 24 bin ton, ihracat değeri 82 milyon dolar olmuştur. Dünyada en fazla yaş incir ihracatı yapan ülke, dünya incir ihracatının %22’sini gerçekleştiren Avusturya’dır. Avusturya’nın en fazla yaş incir üreten ülke olması, bu ülkede incir üretimi olmaması nedeni ile hayli ilginçtir. 1990 yılına kadar Avusturya’nın incir ihracatı bulunmazken, 1999 yılı sonrası giderek artan bir ihracat göze çarpmaktadır" dedi.

Ülkemizde en fazla üretimin Ege Bölgesinde olduğunu belirten Güngör, “Türkiye’de yaklaşık 500 bin dekar alanda incir üretimi yapılmaktadır. Ülkemizin başta Ege ve Akdeniz bölgeleri olmak üzere birçok yöresinde yetişen bir üründür. Aydın en önemli üretim bölgesi olup, ülkemizde üretilen incirlerin büyük bölümü kurutularak değerlendirilmektedir. 300 bin ton civarında olan yılık incir üretiminin yaklaşık yüzde 60’ı Aydın’da %15’i İzmir’de gerçekleşmektedir” diye konuştu.

En fazla üretimin yapıldığı Ege Bölgesi’nde Jeotermal enerji tesislerin zararından bahseden ZMO Genel Başkanı Özden Güngör şu bilgilere yer verdi;

“Türkiye dünya incir üretiminde ilk sırada yer almaktadır. 2017 yılında üretimin yaklaşık yüzde 26’sı Türkiye’de, yüzde 15’i Mısır’da yüzde 12’si Fas’ta gerçekleştirilmiştir. 2017 yılında dünyada 315 bin hektar alanda incir üretimi yapılmıştır. İncir üretimi yapılan alanların 60 bin hektarı, toplam incir alanının yüzde 19’u Fas’ta bulunmaktadır.

İncir ithalatımız, üretim miktarımız göz önüne alındığında, önemsiz denebilecek düzeydedir. 2018 yılında 950 ton incir ithalatı yapılmışken, 2019 yılının ilk sekiz ayında ithal edilen incir miktarı 690 ton kadardır. Bu ithalatın karşılığında 3.4 milyon dolar ödenmiştir.

En fazla incir ithalatı ABD, Almanya ve Çin’den yapılmaktadır. İthal edilen incirler kuru incir ve incir ezmesi formlarındadır. İncir ithalatı için 2018 yılında 4.8 milyon dolar ödeme yapılmışken 2019 yılının ilk sekiz ayında bu miktar 3.4 milyon dolar olmuştur.

Dünya incir ihracatı yaş ve kurutulmuş formlarda gerçekleştirilmektedir. Dünya yaş incir ihracat miktarı 2017 yılında 24 bin ton, ihracat değeri 82 milyon dolar olmuştur. Dünyada en fazla yaş incir ihracatı yapan ülke, dünya incir ihracatının yüzde 22’sini gerçekleştiren Avusturya’dır. Avusturya’nın en fazla yaş incir üreten ülke olması, bu ülkede incir üretimi olmaması nedeni ile hayli ilginçtir. 1990 yılına kadar Avusturya’nın incir ihracatı bulunmazken, 1999 yılı sonrası giderek artan bir ihracat göze çarpmaktadır.

İncir üretimi bulunmayan Avusturya’nın taze incir tedarikini nereden yaptığı, FAOStat istatistikleri incelendiğinde, en büyük tedarikçinin yüzde 90’lık pay ile ülkemiz olduğu görülmektedir. Ancak yine FAOStat istatistiklerinden Türkiye’nin Avusturya’ya yaptığı taze incir ihracatı sorgulandığında, Türkiye’den hiç taze incir ihraç edilmediği görülmektedir. Bu farklılığın nereden kaynaklandığı tarafımızca bilinmemektedir. TUİK verilerinde de Avusturya’ya taze incir ihracatı yer almamaktadır.

Dünya kuru incir ihracat miktarı 2017 yılında 131 bin ton, ihracat değeri 509 milyon dolar olmuştur. Ülkemiz dünya kuru incir ihracatında %60’lar düzeyindeki payı ile ilk sırada yer almaktadır. Dünya yaş incir ithalatı 2017 yılında 56 bin ton, ithalat değeri 186 milyon dolar olmuştur. En fazla taze incir ithalatı yapan ülkeler Avrupa ülkeleridir.

Dünya kuru incir ithalat miktarı 2017 yılında 86 bin ton, ithalat değeri 411 milyon dolar olmuştur. En fazla kuru incir ithalatı yapan ülke Hindistan’dır.

Tüm ürünlerde olduğu gibi incirde de çevre, insan ve hayvan sağlığını dikkate alan bir üretim yapısı sağlanmalı, doğal kaynakların korunmasına, gıda güvenliğine gereken önem verilmelidir. Dünyada söz sahibi olduğumuz, önemli bir ihraç potansiyeli bulunan incir üretimi ve kurutulması süreçleri dikkatli bir şekilde izlenmelidir.

Hastalık ve zararlılara dayanıklı, iklim ve toprak koşullarına uyum sağlayan çeşitlere üreticilerin kolayca ulaşması sağlanmalı, incirin uygun yerlerde yetiştirilmesi teşvik edilmelidir. İncirde en büyük sorun aflotoksindir. Engellenmesi için zamanında ve tekniğine uygun bir şekilde budama yapılması, temiz ilek kullanılması, hasat döneminde yere düşen meyvelerin sık sık toplanması, kurutmanın tahta kerevetler üzerinde yapılması yönünde çiftçilerin eğitilmesi gerekmektedir.

Ege İhracatçı Birliklerince belirlenen Gümrük Beyannamelerinin ilk kayda alınış tarihi, diğer bir deyimle “İlk Gemi” olarak tabir edilen ilk yükleme tarihinin geç açıklanması kuru incir arzının artmasına, tüccar ve ihracatçıların üreticilerin elindeki kuru incir almakta isteksiz davranmasına ve ürünün piyasa fiyatının düşmesine ve üreticilerin mağdur olmasına neden olmaktadır.

İncir üretiminin en fazla yapıldığı Aydın ilimizde ve Ege Bölgesinde jeotermal enerji üretimine yönelik tesislerin toprağa, suya ve havaya yaptığı olumsuz etkiler, üretimi ve ürün kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Koruma önlemleri alınmadan ve denetimsiz bir biçimde sürdürülen jeotermal enerji yatırımlarının tarıma olan olumsuz etkileri şu ana kadar göz ardı edilmiş durumdadır. Su kaynakları ağır metal etkileri altındadır.

Suların kirlenmesi toprağın kirlenmesi sorununu da doğuracaktır. Bu durum tarım yapılacak alanların giderek daralmasına yol açacaktır. Geleneksel ürünümüz incir tehlike altındadır. Menderes havzasında jeotermal tehdidinin boyutları gün geçtikçe büyümektedir. Jeotermal tesislerinin buharları bölgede nem oranını arttırmakta ve ürün kalitesinde bozulmalar yaşanmaktadır. Bölgede kanser ve solunum yolu hastalıkları görülmektedir.  

Bu sorunun giderilmesi için gerekli önlemler alınmalı, jeotermal enerji üretimine verdiği zarar göz önüne alınarak kısıtlama ve yasaklamalar getirilmelidir. İncirin gerek kuru, gerekse taze iç tüketim miktarı artırılması sağlanmalıdır.

Bir yıl içinde tüketilmesi gereken bir ürün olan kuru incirde rekoltenin yüksek olduğu yıllarda, iç piyasa veya ihraç fiyatlarında yaşanan dalgalanmalara da bağlı olarak stok sıkıntısı yaşanmaktadır. Stok sorunun çözülmesi ve fiyat düşüşlerinin önüne geçilmesi amacıyla, gereken miktarda ürünün piyasadan çekilip depolanması ve isteyen alıcılara eşit koşullarda verilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından kuru incirde fiyatın düşmesini engellemek için müdahale alımı yapılacağının açıklanması olumlu bir gelişme olmuştur”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2