banner6

İşimi yönetebiliyorum

TÜRKONFED, UNDP ve Visa, 27 bankanın desteğiyle KOBİ’lerin mevcut kapasitelerini artırmak ve yaşam döngülerini sürdürülebilir kılmak amacıyla yeni projesini hayata geçiriyor.

İşimi yönetebiliyorum

Rukiye UYANIK /Hande MUŞTU

ADANA (İLKHABER) - Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Visa Türkiye işbirliğinde 27 bankanın da desteğiyle Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan, yerel kalkınma ve küresel rekabetçiliğin kilit aktörleri KOBİ’lerin, mevcut kapasitelerini artırmak ve yaşam döngülerini sürdürülebilir kılmak amacıyla “İşimi Yönetebiliyorum” projesini hayata geçiriyor.

Çukurova Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (ÇUKUROVA SİFED) ev sahipliğinde ilk eğitim toplantısı Adana’da gerçekleştirildi.

Adana Hilton Oteli’nde gerçekleştirilen toplantıya Adana ve Mersin iş dünyası temsilcileri, ‘İşimi Yönetebiliyorum’ projesinin ana paydaşları TÜRKONFED, Visa Türkiye ve UNDP ile Boğaziçi Üniversitesi yöneticileri ve çok sayıda KOBİ yetkili ile davetli katıldı.

Toplantıya konuk konuşmacı olarak katılan CNN Türk Ekonomi Editörü Cem Seymen, Türkiye için çalışmanın, üretimin önemine dikkat çekerek, “Fırtınalar esse de, rüzgarlarla mücadele edilmek zorunda kalınsa da her şey geçici. İnsanların bir şeylere inanmasını, gençlerin bir umudu olmasını istiyorum. Ve temel dinamikleri doğru anlatabilirsek insanların bir araya gelerek, üretebileceklerini göstermek istiyorum” dedi.

Ekonominin zor bir sürece girdiğini vurgulayan Seymen, “Bakın dolar 6 liraya dayandı. Bu, modelde bir yanlışlık olduğunu gösteriyor. İthalat yapıyoruz, dışarıdan ithalat yaptığımız ham maddeyle ara malını başka bir şeye dönüştürüyoruz tekrar Avrupa'ya satıyoruz. Bu kadar acayip dönüşümün olduğu her şeyin başkalaştığı bir dünyada bu modellerle devam etmemiz mümkün değil” şeklinde konuştu.

Projenin amacını ve kapsamını anlatan TÜRKONFED Başkan Yardımcısı ve ÇUKUROVA SİFED ile Adana Sanayici ve İşadamları Derneği (ADSİAD) Başkanı Süleyman Sönmez de Türkiye’yi dünya ekonomi arenasında ön plana çıkarmayı amaçlayan bu uğurda büyük özveri gösteren TÜRKONFED’in projenin bölge ekonomisine ve yerel kalkınmaya önemli faydalar getireceğine inandığını belirterek şöyle konuştu;

“Bağımsız ve gönüllü yapısı dikkate alındığında Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü olan TÜRKONFED; gücünü ve etkinliğini, iş insanlarının üye olduğu federasyon ve derneklerinden alarak çatısı altında 26 bölgesel, 3 sektörel olmak üzere 29 federasyon, 247 dernek üzerinden, 25 bin iş insanı ve 40 bine yakın şirket bulundurmaktadır.

Ülkemizin sürdürülebilir kalkınması ve küresel rekabetçilik gücü artışında yerelin dinamiklerini, işletmeler ve özelde KOBİ’lerimiz üzerinden gerçekleşeceğine inanıyoruz. Bu ana hedef doğrultusunda da gerek TÜRKONFED gerekse de Çukurova SİFED olarak KOBİ’lerimizin kapasitelerini artıracak, yüksek teknoloji kullanımı ile yüksek katma değerli ihracat gerçekleştirecek, nitelikli insana sahip, teknolojik bilgi ve beceri ile yetkinliklerinin artırılması amacıyla kapsayıcı işbirlikleri gerçekleştiriyoruz. Çünkü bölgemizin bu kapsayıcı ve katılımcı işbirliklerine çok ihtiyacı var.

Adana-Mersin hattının olduğu Çukurova, ülkemizin tarım ve depolama başta olmak üzere lojistik-liman işletmeciliği ile enerji üssü konumuyla ekonomik aktivitenin yoğun olduğu bir bölgedir. Özellikle Adana sanayisi, geçmişten bugüne ülkemizin ekonomik büyümesine önemli katkılarıyla bilinir.

Proje özel sektör, sivil toplum ve kamunun bir araya geldiği çok özel bir model ve geniş bir kapsayıcı ağ ile yerel kalkınmanın kilit aktörleri olan KOBİ’lerin kapasitelerini artırmaya odaklanıyor. Özel sektörün yerel kalkınmaya katkısını artıracak İşimi Yönetebiliyorum Projesi, Adanalı KOBİ’lerimizi de geleceğe hazırlayacak.

TÜRKONFED, UNDP ve Visa Türkiye işbirliğiyle, ülkemiz ekonomisinin omurgasını oluşturan, yerel kalkınma ve küresel rekabetçiliğin kilit aktörleri KOBİ’lerin yaşam döngülerini sürdürülebilir kılmayı amaçlıyor. İlki, Adana’da gerçekleşen etkinlik TÜRKONFED üyesi federasyonlarımız kanalıyla 5 kentte daha düzenlenecek.

Projeyle Boğaziçi Üniversitesi İnovasyon ve Rekabet Odaklı Kalkınma Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından iki aşamalı olarak geliştirilecek eğitim programında, KOBİ’lerin sürdürülebilir başarı için her zaman ihtiyaç duyacakları öz disiplinlerini sağlamaları, dijital dünyayı tanırken buna göre bir strateji geliştirerek rekabet üstünlüğü kazanmaları ve eğitim verilen alanlarda gerekli donanımı kazanmaları sağlanacak.

Günümüzde sürdürülebilir kalkınmanın yerelden başladığını ve kentlerin marka gücüyle, ülkelerinin rekabetçiliğine katkı yaptığı gerçeğini göz ardı etmeden hareket etmek zorundayız. Bu gerçekten hareketle öncelikle özel sektörün yetkinliğini, günümüz dijitalleşen dünyasına hazırlamak zorundayız.

Ekonomimizin en kırılgan yapıları olan KOBİ’lerin direncini artırmak hem bölgemiz hem de ülkemiz için büyük önem taşıyor. Bunu gerçekleştirmenin yolu da KOBİ’lerimizin öncelikle işini yönetebilmesini sağlamaktan geçiyor. Kriz öncesinde, anında ve sonrasında; finansal okuryazarlıktan ihracata uzanan değer zincirinde proje ile işletmelerimize, stratejik yol haritası çizme yeteneği kazandırmak istiyoruz.

Projemizin yerel kalkınmayı ve rekabetçiliği geliştireceğine; işletmelerimize, dijital devrimin hız ve verimlilik esaslı yetenekler kazandıracağına inanıyorum. İlk eğitim toplantısının ilimizde düzenlenmesinin, bölgemize ve Adana’mıza verilen önemli bir değer olduğunu düşünüyorum. TÜRKONFED, ÇUKUROVA SİFED ve ADSİAD, geçmişten bugüne yerelin öncelikli kalkınmasıyla ülkemizde daha hızlı ve sürdürülebilir bir kalkınma sağlanacağı inancıyla hareket etmektedir.

Ülkemizde 3,5 milyon KOBİ faaliyet gösteriyor. Yani tüm işletmelerin yüzde 99,8'ini oluşturan KOBİ’lerimiz; istihdamın yüzde 73,5'ini ve cironun da yüzde 62'sini karşılıyor. Ancak bakıyoruz ki KOBİ’lerin sadece yüzde10'u, 10 yıldan daha fazla hayatta kalabiliyor.

KOBİ’lerimiz finansmana erişimden nakit akışına, teknolojik yetkinlikten ihracata, finansal okuryazarlıktan nitelikli insan kaynağına uzanan sorunlar yaşıyor. Aynı zamanda vergi başta olmak üzere teşvik ve destekler konusunda da erişim sıkıntıları yaşanıyor. Bu konuda KOBİ’lerimiz düzenleyici, yol gösteren ve rehberlik eden Kurumsal desteklerden de potansiyelleri ölçüsünde yararlanamıyor.

Çok bilinmeyenli bir sorunu tek başınıza çözmenizin mümkün olmadığı bir dünyada,  sürdürülebilir kalkınma için çok paydaşlı bir yapıyla KOBİ’lerimize ulaşmayı hedeflediğimiz proje, işletmelerimizin potansiyellerinin farkına varmalarına da yardımcı olacak. KOBİ’lerin sürdürülebilirliğini artırması için finansal ve dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmeleri, bankacılık endüstrisinde güveni artırarak daha yüksek finansal katılım ve bankacılık hizmetlerini kullanmaları, E-Ticaret yoluyla yeni pazarlara erişimini sağlaması gerekiyor.

Türkiye ekonomisinin 2017 yılında yüzde 7,4 büyümesinde, KOBİ’lerimizin performansı önemli bir fark yaratmıştı. Özellikle mikro ve küçük ölçekli işletmelerimizin, 2017 yılının ikinci yarısı ve son çeyreğinde istihdama katkısı görülmekteydi.

İçinden geçtiğimiz kritik süreçteki zararın yine KOBİ’lerimizin performanslarının artmasıyla asgari düzeye indirgeneceğini düşünüyorum. Türkiye’nin özellikle 2017 yılındaki ekonomik büyümesi KOBİ’lerin büyümesinin Türkiye’yi de büyüttüğünü açık ve net olarak göstermiştir.

Şimdi yeniden odak noktamız, büyümenin devamlılığı için KOBİ odaklı politikaların daha etkin bir reform gündemi ile ele alınması olmalıdır. Güçlü ekonomi ve güçlü Türkiye, sürdürülebilir bir büyüme ve rekabetçilik gücü artışı ile sağlanacaktır. 2019 yılının güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme ile kapatılması için, KOBİ’lerin yetkinlikleri geliştirilmeli, dijital dönüşüm sürecine entegre edilmeli, üretime ve yatırıma dönüşecek teşvik, kredi ve desteklerden yararlandırılmalı, finansmana erişim başta olmak üzere, nitelikli insan kaynağı ile ihracat güçleri artırılmalıdır. “Yerelden-küresele” rekabetçilik zincirinde yeni bir kalkınma modelini harekete geçirecek, büyümemizi sürdürülebilir kılacak güç KOBİ’lerimizden geçmektedir”

Konuşmaların ardından Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Gökhan Özertan, eğitim programının hedeflerini anlattı. Boğaziçi Üniversitesi Finans Merkezi Eğitmeni Dr. Kadri Özgüneş ise ‘Şirketin Finansal Röntgeni-Temel Muhasebe Sürecine Giriş ve Temel Mali Tablolar - Olay Yeri İnceleme Mali Analiz ve Teknikleri’ yine Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Oğuzhan Aygören ise ‘Yenilikçi İş Modelleri ve E-Ticaret, Yeni Nesil Teknoloji Şirketleri Ne Yapıyor’’ konularında katılımcılara sunum gerçekleştirdi.

Güncelleme Tarihi: 21 Nisan 2019, 14:46

ilkhaber


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER