banner6

Kadınlardan başbakana kürtaj uyarısı

Adana Tabip Odası Kadın Hekimlik Komisyonu üyeleri Başbakan Recep Yayyip Erdoğan'ın "Kürtaj ve Sezaryen Cinayettir" söylemlerine tepki göstermek için Çukurova Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi önünde bir araya geldi. Açıklamaya SES, ADEO, MMO, Baro, ÇÜ. Öğretim Elemanları Derneği, Eğitim Sen ve CHP Kadın Kolları ile KADAUM, Adana Kadın Platformu ve Türkiye Üniversiteli Kadınlar Derneği destek verdi.

Kadınlardan başbakana kürtaj uyarısı

Kadınlardan başbakana kürtaj uyarısı

 

 

 

Adana Tabip Odası Kadın Hekimlik Komisyonu üyeleri Başbakan Recep Yayyip Erdoğan’ın “Kürtaj ve Sezaryen Cinayettir” söylemlerine tepki göstermek için Çukurova Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi önünde bir araya geldi. Açıklamaya SES, ADEO, MMO, Baro, ÇÜ. Öğretim Elemanları Derneği, Eğitim Sen ve CHP Kadın Kolları ile KADAUM, Adana Kadın Platformu ve Türkiye Üniversiteli Kadınlar Derneği destek verdi.

 

KÜRTAJ KADININ BEDENİYLE İLGİLİ ALACAĞI BİR KARARDIR

Hiçbir kadın’ın canından can kopsun istemediğini belirten Adana-Osmaniye Tabip Odası Kadın Hekimlik Komisyonu Başkanı Dr. Resmiye Kaya,”Hiçbir kadın güle oynaya kürtaja gitmez ama öyle zorunluluklar vardır ki, kürtaj dışında bir seçenek yoktur. Belki kadın tek başınadır, belki bir çocuğu yetiştirecek ekonomik gücü yoktur, ona verecek sevgisi yerine acıları yaraları vardır, yaralı bir çocuk mu doğursun? Her bireyin kendi bedeni ile ilgili her kararı alma hakki vardır. Kürtaj da ancak kadının kendi bedeni ile ilgili alacağı bir karardır. Başbakan in her zamanki gündem saptırma manevrası ile gündeme oturttuğu kürtajı engelleme, yasaklama zihniyeti, insan hakları anlamında bir gerileme hareketidir. Buna izin vermeyeceğimizi, kendi bedenlerimiz üzerinde devletin müdahalesini asla kabul etmeyeceğimizi duyurmak istiyoruz. Sayın Başbakan sizi uyarmak zorunluluğumuz var. Sağlık ve sosyolojik yönden bir gereklilik olan kürtajı yasaklayabilirsiniz ama engelleyemezsiniz. Kürtaj kadın için zorunluluk olduğunda siz yasakladığınız için, kalıcı sakatlıklara, yaralanmalara ve ölümlere sebebiyet veren eski yöntemlere başvurulmasına sebep olursunuz; işte o zaman cinayet olur! Çünkü Sayın Başbakan özel hayatlara müdahale etmek istiyorsunuz ama siz kapıların ardına da girecek değilsiniz. Anadolu da yüzlerce kadın bilinçsizlikten, baskılardan, sağlık merkezlerine ulaşamadığından, çaresizce kendi sağlığını riske atarak kendisine sağlıklı olmayan aletlerle kürtaj yapmaya çalışıyor. Siz kadınlar için istenmeyen gebelikleri önleme koşulları sağlayacağınıza, doğum kontrolü ile ilgili bilinçlendireceğinize, mevcut çocuklarına bakabilme koşulları sağlayacağınıza, onu bir yumurtlama makinesine çevirmek istiyorsunuz. Bakabileceği kadar değil yapabileceği kadar çocuk mu yapsın? Sevgisiz, özensiz, belki annesiz, babasız, aç bilaç çocuklar mı doldursun sokakları? Kürtaj, insanin kendi bedeni üzerinde karar verebilme hakkıyla ilgilidir ve bu da en temel insan haklarındandır.  Kürtaj  kadının vereceği bir karardır. Bu karar son derece zor içsel süreçler sonunda alınmış akılcılık uğruna yapılmış kişisel bir fedakârlıktır. Sayın Başbakan bu ulvi sureci anlayamıyorsanız bile, saygı gösterin ve devletin elini özel hayatlarımızdan, kadınların bedenlerinden çekin. Kürtajı yasaklama girişiminizin, çok daha kötü sonuçlar doğuracağını, ölümlere, sakatlıklara yol açacağını, asıl cinayetin o zaman olacağını bir kez daha hatırlatıyoruz ve temel insan haklarımızdan olan kürtajın Receplerin değil kadınların kararı olduğunu duyurmak istiyoruz” diye konuştu.

 

OP. DR. HAMDİ KARANFİL, BİLİNÇSİZ KÜRTAJ ÖLÜM NEDENİ

Sezaryen uygulamasını cinayetle eşleştirmenin akıl ötesi bir durum yorumu olduğunu söyleyen Adana Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ahmet Hamdi Karanfil,”Başbakan, 26 Mayıs 2012’de görsel ve yazılı basından izlediğimiz, Ülkemiz Sağlık politikası, Halkımız özellikle Kadınlarımız ve Biz Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları için talihsiz bir açıklamada bulundu.“Kürtaj ve Sezaryen bir cinayettir. Sezaryenle doğum; ülkenin nüfusunun artmaması için ve tatlı para kazanmak için yapılan bir işlemdir. Uludere olayı bir cinayettir” diye. Dünyada anne ölümlerinin üçte bire yakını, güvenli olmayan düşüklerin sonuçlarına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Kürtajla ilgili katı yasaklamaların olduğu ülkelerde yasa dışı ve güvenli olmayan koşullarda girişimler, düşük talebi ve başvuruları artmaktadır. Ülkemiz geçmişte modern yöntemlerle korunamadığı ve sağlıklı koşullarda kürtaj yaptıramadığı için kendi kendine çocuğunu düşürmeye çalışan birçok kadının ölümüne şahit olmuştur. Şiş, Süpürge Çöpü, Sabun, Aspirin, Tavuk Teleği, Kibrit Çöpü gibi cisimlerle yapılmaya çalışılan düşük girişimleri ardından oluşan ciddi ve ölümcül az vakalar ile karşılaşmadık” şeklinde konuştu.

İSTENMEYEN GEBELİK AYNI ZAMAN DA KADININ YAŞAM HAKKIDIR

Güncelleme Tarihi: 01 Ocak 1970, 00:00
YORUM EKLE

banner42