Kılıçay: İki önemli günü bir arada yaşıyoruz

Cumhuriyet Kadınları Derneği Seyhan Şubesi tarafından 5 Aralık Türk Kadının Seçme ve Seçilme Hakkının Yıldönümü ve derneklerinin kuruluşunun 22.Yıl dönümü nedeniyle basın açıklaması yapıldı.

Kılıçay: İki önemli günü bir arada yaşıyoruz

BAYRAM BULUT

ADANA (İLKHABER)-Cumhuriyet Kadınları Derneği Seyhan Şubesi tarafından 5 Aralık Türk Kadının Seçme ve Seçilme Hakkının Yıldönümü ve derneklerinin kuruluşunun 22.Yıl dönümü nedeniyle basın açıklaması yapıldı.

Açıklamada konuşan Cumhuriyet Kadınları Derneği Seyhan Şube Başkanı Avukat Hatice Nesrin Kılıçay,  Türk Kadının Avrupa’nın, dünyanın onlarca ülkesinden, onlarca yıl önce kazandığı Seçme ve Seçilme Hakkının yıldönümü olan 5 Aralık tarihi, aynı zamanda Cumhuriyet Kadınları Derneklerinin de kuruluş yıldönümü olduğunu söyledi. 5 Aralık tarihinin derneklerinin kuruluş günü olarak özellikle seçildiğini işaret eden Kılıçay, “Aslında bir kadın devrimi olan, Türk Kadınını Cumhuriyetin öznesi yapan, Cumhuriyet Devrimlerinin en önemlisi Kadınların Siyasal Haklarının verildiği yasal düzenlemedir. Bu yasal düzenleme; ülkemizde Demokrasi, Eşitlik ve Kadının İnsan Hakları açısından çağ atlatan bir devrimdir.” dedi.

SEÇME VE SEÇİLME HAKKI

Kadınların seçilme hakkı konusuna değinen Kılıçay, “Tüm bunların bilinciyle her yıl 5 Aralık tarihini, kuruluşumuzu ve Siyasal Haklarımızı kazanışımızı şevkle aynı zamanda buruk bir sevinçle kutluyoruz. Çünkü yasalardaki siyasal haklarımız 85 yıl geçmesine rağmen yaşama geçmedi. Seçmen olarak bu hakkı kullanabiliyoruz, hiçbir engel yok. Hatta teşvik var.  Siyasal partiler, iktidarlar kadınların sadece seçmen olarak yasal haklarını kullanmalarından son derece hoşnutlar. Ancak seçilme hakkını kullanma konusunda tam tersi bir tutum sergiliyorlar. Atatürk’ten sonra yerel ve genel parlamentolarda kadınların birdenbire yok olduğunu görüyoruz. Bunca yıl sonra meclislerimiz hala Erkek Egemen Meclislerdir. Yerel parlamentolarda durum daha da kötüdür. Hiç kadın üyenin olmadığı meclislerimiz var.” şeklinde konuştu.

KADINAR AKTİF SİYASETTE EŞİT ŞEKİLDE YER ALMALI

Kadınların aktif siyasette eşit şekilde yer alması gerektiğini anlatan Kılıçay, “Kadınların siyasal haklarını bizden onlarca yıl sonra alan pek çok ülke bizi fersah fersah geçti. Kadın hakları özelliklede kadının siyasal hakları konusunda uluslararası tüm sözleşmelere taraf olmuş, imza atmış hatta Anayasasına pozitif ayrımcılık ilkesini bile koymuş ama kadınlarına seçilme hakkını eşitlikçi bir biçimde yaşama geçirmemiş bizden başka bir ülke yoktur. Kadının insan haklarının ve bu bağlamda siyasal haklarının yasalarda yer almasının yeterli olmadığını bunca yıllık deneyimden sonra gördük, anladık. Önemli olan  bu hakların kullanılabilmesidir. Yani yaşama geçmesidir. İşte 85 yıl sonra geldiğimiz yer bir arpa boyu yol alamayışımızdır. Yaşadığımız gerçek; hala erkek meclisler, göstermelik oranda kadın temsilciler. Aynen  ”Vitrin Süsü”  deyiminin göstergesi.  Hala kadınların ve onların çocuklarının kaderini, geleceğini, erkek çoğunluklu meclisler belirliyor.

SEMBOLİK OLARAK YER ALIYORUZ

Nüfusun yarısını oluşturan biz kadınlar, karar verici meclislerde ancak sembolik olarak yer alıyoruz. Siyasette kadınların kaderi erkeklerin iki dudağı arasında. Seçiciler ve liste yapıcılar hep erkek. Nadir sayıdaki kadın seçicilerde aslında erkek egemen siyasetin hizmetkârlarıdır. Listelere kendilerine söylenen erkekleri yazarlar. Hepsini tek tek biliyoruz ve asla affetmiyoruz. Ülkemizde cinsiyet ayrımcılığının en ağır biçimde yaşandığı alan siyasettir. Kadınların siyasal haklarının gaspı, tüm haklarının ihlaline, gaspına neden olmaktadır. Günümüzde kadınlar bırakın siyasal haklarını, birincil insan hakkı olan yaşam haklarının peşine düştüler. Kadın cinayetlerindeki artış bir kadın kırımı noktasına gelmiştir.” diye konuştu.  

SORUNLAR KADINLAR OLMADAN ÇÖZÜLEMEZ

Ülkenin yakıcı sorunlarının kadınlar olmadan çözülemeyeceğine dikkat çeken Kılıçay, “Bu yakıcı sorunun çözümü kadının siyasal katılımındadır. Yerel ve genel parlamentolarda yarısı kadın olursa bu sorunun derhal çözüldüğünü görürüz. Tüm erkek siyasetçilere , karar vericilere buradan sesleniyoruz ki kadınların eşit siyasal katılımı olmadan demokrasi olmaz.! Ülkenin yakıcı sorunlarını kadınlar olmadan çözemezsiniz, kadınların eşit siyasal katılımını sağlamadan biz demokratız diyemezsiniz, demokrasi sözünü ağzınıza bile alamazsınız. Kadınların siyasal haklarını kullanabilmeleri bir eşitlik mücadelesi değildir. Aslında bir demokrasi mücadelesidir. Nüfusun yarısını oluşturan kadınlar aynı oranda mecliste ve karar verici konumda olmalıdır.” ifadelerini kullandı.  

VATANDAŞLARA SESLENDİ

Vatandaşlara seslenen Kılıçay sözlerini şöyle devam ettirdi;

“Kendinizin, gelecek nesillerimizin gerçek bir demokraside yaşamasını istiyorsak Kadınların siyasal katılımını sağlamak için mücadele edin. Bize destek olun. Tüm insan hakları mücadelesi aktivistleri,  tüm “demokratım” diyenler lütfen özeleştiri yapın. İdealleri, ilkeleri doğrultusunda kadının eşit siyasal katılımı için ben ne yaptım sorusunu kendinize sorun. Sorun ve başınızı öne eğin! Kadınlardan özür dileyin.. Hiçbir şey yapmadınız. Bundan böyle ne demokratım nede insan hakları savunucusuyum diyemezsiniz. Bu unvanları hak etmiyorsunuz. Hak etmek için kadının siyasal haklarını yaşama geçirmek için mücadele edin. Kadınların seçilme hakkını kullanabilmelerinin önünde bir dizi engel vardır. Çözümü içinse de tek bir yol vardır, o da cinsiyet kotasını yaşama geçirmektir. Buradan tüm siyasi partilere sesleniyoruz. Tabiki öncelikle Atatürk’ün kurduğu CHP ye ve yaptırım gücünü elinde tutan iktidar partisi AK Parti’ye en kısa zamanda Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Kanununda gerekli değişiklikleri yaparak eşitlikçi cinsiyet kotası için yasal düzenleme yapın. Yaşama geçmesi için politika üretin.

KADIN CİNAYETLERİNİ ENGELLERİZ

Biz kadınlar siyasette karar verici, yasa yapıcı oranlarda var olursak kadın cinayetlerini de engelleriz, sizlerin bir türlü düzeltemediği ekonomiyi de düzeltiriz, ülkenin tüm yakıcı sorunlarını da çözeriz. Şunu hatırlatmak isteriz ki dünyada yüzyıllardır süren Kadın hakları Mücadelesinde ilk talep edilen hak Siyasal Hak olmuştur. Bu konudaki ilk yazılı belge 1791 tarihli Fransız “Kadın Yurttaş Beyannamesinde” yer alır. Fransız kadını ”madem erkekler gibi giyotine gidiyorum, erkekler gibi benimde oy hakkım olmalı” demiştir. Bu talebin bedelini giyotinde can vererek ödeyen Fransız Kadını siyasal haklarını bu beyannameden 154 yıl sonra ve Türk Kadınından da 11 yıl sonra kazanabildi. Dünyadaki ilk kadın örgütlü Kadın Hakları Mücadelesini canları, kanları pahasına veren İngiltere deki Suprajet’ler de öncelikle oy hakkı talep ediyorlardı.”

RUHLARI ŞAD OLSUN

Cumhuriyet Kadınları Derneği olarak, Türk Kadınına Siyasal Haklarını veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, Tunalı Hilmi Bey’e, Türk Kadınlar Birliği kurucu Başkanı Nezihe Muhittin Hanımefendiye, Atatürk’ün eşi Latife Hanımefendiye ve 1934 Meclisinde Kadınların siyasal haklarının verilmesi, için oy veren tüm milletvekillerine sevgi saygı ve şükranlarını  ilettiklerini belirten Kılıçay, “Ruhları şad olsun.    Biz Cumhuriyet Kadınları Derneği olarak, kuruluş amaçlarımızın başında gelen Kadının Siyasal Haklarının yaşama geçmesi için mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Tüm Cumhuriyet Devrimleri gibi bu devrimi de gerekirse canımız, kanımız pahasına koruyacağız, geliştireceğiz, yaşama geçireceğiz” dedi.

             

           

           

           

           

 

                                          

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2