Narenciyede düşük rekolte üreticiyi düşündürüyor

Türkiye'de üretilen yaklaşık 4 milyon ton narenciyenin büyük çoğunluğunun yetiştirildiği Çukurova'da hasat başladı. Ancak hasat edilen yerlerde elde edile düşük rekolte üreticiyi düşündürüyor.

Narenciyede düşük rekolte  üreticiyi düşündürüyor

Serhat ŞANLI / ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) - Türkiye'de üretilen yaklaşık 4 milyon ton narenciyenin büyük çoğunluğunun yetiştirildiği Çukurova'da hasat başladı. Ancak hasat edilen yerlerde elde edile düşük rekolte üreticiyi düşündürüyor.

Narenciyedeki düşük rekolteye dikkat çeken Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir; “Geçtiğimiz Mayıs ayında ilkbahar döneminde iyi bir çiçeklenme dönemi geçirmemize rağmen, Mayıs ayında yaşanan 4-5 günlük ve 50 dereceleri bulan aşırı sıcaklar ile birlikte meydana gelen poyraz nedeniyle ciddi bir döküme uğradı. O sıcakların verdiği zararları şimdi hasat döneminde görmekteyiz” dedi.

Türkiye’nin önemli narenciye üretim bölgesi olan Çukurova’da üreticileri rekolte endişesi sardı. Bahar döneminde iyi bir çiçeklenme dönemi yaşanmasına rağmen, çiçeğin meyveye döndüğü dönemde yaşanan aşırı sıcaklar nedeniyle meyve dökümü ve yeni filizlerin kuruması, bu yıl rekoltede büyük düşüşlere neden olacak gibi görünüyor.

Konu ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Seyhan Ziraat Odası Başkan Vekili Cahit İncefikir, “İyi bir çiçeklenme dönemi geçirdik. Ağaçlardaki çiçeklenenin iyi olması da iyi bir sezon geçireceğimiz umudunu verdi. Fakat Nisan ayında çiçekten oluşmuş nohut büyüklüğüne varan meyveler, Mayıs ayında yaşanan 4-5 günlük güneşte 50 dereceleri bulan aşırı sıcaklar ile birlikte meydana gelen poyraz nedeniyle ciddi bir döküme uğradı. O dönem rekoltede düşüş olacağını tahmin etmiştik” dedi.

Türkiye'nin yüzde 40 narenciye ihtiyacını karşılayan Çukurova’da erkenci mandalina türlerinin hasadına başlandığını belirten İncefikir, Türkiye'nin tarımsal ihracatının amiral gemisinin turunçgil ürünlerinin olduğunu söyledi.

Şuanda narenciyede fiyatların düşük olduğunu ancak, Rusya’da soğuyan hava ile birlikte talebin artacağını ve fiyatların da yukarılara doğru tırmanacağına dikkat çeken Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir şöyle konuştu;

“Türkiye'de yaklaşık 5 milyon tonluk bir narenciye rekoltemiz var. Ayrıca yeni ekimlerle birlikte rekolte daha da artacaktır. Bugün turunçgil üretiminin ülkeye katkısı da yaklaşık 1 milyar dolar.

Ancak narenciyede bu yıl beklenen rekolte yok. Erkencilerde hasat başladı. Şuanda limon türlerinden mayer ve enterdonat hasadı yapılıyor ancak verime baktığımızda beklenen rakamlardan gerideyiz. Hatta birçok bahçede neredeyse yok denecek kadar az görülüyor.

Fiyat olarak ise 3 TL gibi görünse de örneğin 2000 ağaçlı bir bahçe üreticisi minimum 400 ton ürün alması gerekiyor. Kilosunu 1.5 TL’ye satsa 600 bin TL gibi bir total oluşturur. Ancak bugün bakıyoruz ki koca bahçelerde 20-30 ton gibi bir ürün var yani o denli seyrek.

Hatta bazı ihracatçılar bahçedeki ürünün çok azlığından dolayı işçilik maliyetinin üründen daha fazla olmasını hesaplayarak hasada dahi girmiyor. Limonda hal böyleyken bu rakamlar çok düşük ve üretici bu bağlamda çok ciddi şekilde zarar etmektedir. Çukurova’da enterdonat türü limonda ancak yüzde 10 oranında üreticinin ürünü belki iyi denilebilir. Diğerleri çok zor durumda diyebiliriz.

Mandalinanın satsuma türü narenciye geçtiğimiz ilkbaharın son aylarında meydana gelen aşırı sıcak ve poyraz ile birlikte yeni oluşmuş meyvenin dökümüne uğradı. Özellikle Hatay Dörtyol, Erzin, Samandağ gibi bölgelerde çok düşük rekolte var. Rusya bizden en çok satsuma türü mandalina istemektedir. Ürünün az olması üreticimizi zor durumda bırakacaktır.

Dış pazarda rekabet gücünün artırılması ve üreticilerin rekabet edebilmesi için işçilik, gübre, mazot, elektrik ve sulama maliyetlerinin düşürülmesi gerekir. İhracatta avantaj sağlayabilecek erkenci ve geçci çeşitleri yetiştirmeye elverişli iklim koşullarına sahiptir.

Küreselleşen Dünya'da rakipleri ile yarışabilen bir pozisyonda olabilmek için pazar istekleri doğrultusunda yeni çeşitlere geçmeli, ekim -ocak ayları arasında gerçekleşen üretim periyodunu zamana yaymalı, depolama olanaklarını arttırmalı, Üreticilerin kooperatifleşmesi mutlak suretle sağlanmalı ve üretim maliyetlerini düşürücü önlemler alınmalıdır.

ÜRETİCİLERİMİZ KORKMASIN

Önümüzdeki günlerde Rusya’da havaların soğumasıyla taleplerin artacağı ve bugünkü fiyatların yukarılara doğru çıkacağını tahmin ediyorum. Şuanda narenciyede ciddi bir talep henüz başlamadı. Bundan sonra yavaş yavaş olacaktır. Üreticilerimiz yılgınlığa girmesin çünkü henüz sezonun başıdır. Narenciye ürünleri soğuklar ile birlikte çok tüketilen bir meyve olduğundan kış mevsiminin iyice belirginleşmesini beklesinler.

Mayısın ortasında 4-5 gün süren ağaçların çiçekten yeni dönmeye başladığı dönemde aşırı derecede sıcaklarla beraber ciddi döküm yaptı. O günlerde yaptığımız tahminin şimdi meydana geldiğini görmekteyiz. Rekoltede azlık söz konusu oldu ve bu azlığın artan taleple birlikte fiyatların da yükseleceğini göstermektedir.

Hasat dönemi de çok önemli. İhracatta hasat edilen ürünlerin şeker oranı en az yüzde 30’u bulduğunda hasada izin verilmektedir. Ancak limonda erken kesimler olduğunu görüyoruz. Bu çok yanlış.. Hasat zamanında yapılmalı. Zamanında hasat yapılmadığında tüketici memnun olmadığında ters tepki gösterecektir. Özellikle iç piyasaya ürün veren üreticiler buna çok dikkat etmelidir.

Türkiye ihracatta avantaj sağlayabilecek erkenci ve geçci çeşitleri yetiştirmeye elverişli iklim koşullarına sahiptir. Türkiye, Dünya'da rakipleri ile yarışabilmek için pazar istekleri doğrultusunda yeni çeşitlere geçmeli, ekim -ocak ayları arasında gerçekleşen üretim periyodunu zamana yaymalıdır. Ayrıca üreticilerin kooperatifleşmesi mutlak suretle sağlanmalı ve üretim maliyetlerini düşürücü önlemler alınmalıdır”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2