banner6

Ölümcül kenelere dikkat!

Bu yıl havaların erken ısınmasıyla birlikte hastalığın da erken başladığını belirten Adana VHO Başkanı Nihat Köse, vatandaşların önlem alması gerektiğine dikkat çekti. Köse, muhabirimiz Serhat Şanlı’ya önemli açıklamalarda bulundu.

Ölümcül kenelere dikkat!

Serhat ŞANLI/ÖZEL

ADANA (İLKHABER) – Bu yıl erken başlayan ve vakalarda büyük artış yaşanan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı endişe yaratıyor.

Özellikle kene popülasyonunun yoğun olduğu alanlar olan Sivas, Çorum, Tokat, Yozgat, Erzincan, Gümüşhane, Giresun'un güneyi, Erzincan ve Erzurum illeri olarak görülürken, bu yıl Ege Bölgesi ve Antalya gibi farklı illerde de görülmesi vatandaşlarda korkuya neden oluyor.

Kenenin öldürücülük özelliğinin Kovid-19'a göre daha yüksek olduğunu belirten uzmanlar, havaların ısınmasıyla birlikte tehlikenin boyutunun da yüksek olması endişesi duyuyor. Türkiye’nin korona virüse kilitlendiği dönemde eski kabus olarak bilinen ve bu yıl 10 Haziran itibariyle Türkiye genelinde 480 vakanın görüldüğü, 15 kişinin de hayatını kaybettiği Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin hortladığını belirten Adana Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Nihat Köse, dikkatli olunması konusunda uyarılarda bulundu.

Bu yıl havaların erken ısınmasıyla birlikte hastalığın da erken başladığını belirten Adana VHO Başkanı Nihat Köse, vatandaşların önlem laması gerektiğine dikkat çekerek, “Bu yıl havaların erken ısınmasıyla KKKA biraz daha erken gündeme geldi ve büyük bir sorun.. Şuan pandemi var doğrudur ama tüm sorunumuz sadece bu değil. Pandemi geçtikten sonra biz bunlarla yüzleşeceğiz.

Kırım Kongo kanamalı ateşini bulaştıran marjinal tür daha çok hayvanlarda bulunan değil, meralarda, otlaklarda bulunan kenelerdir. Vatandaşlarımız bu konuda alabileceği önlemleri almalı ve kendilerini korumalıdır. Pikniğe giderken, kırsal alanlara gezilere giderken kendimizce bir takım önlemler almalıyız” dedi.

Kene ısırmasına karşı alınacak önler hakkında bilgi veren Adana VHO Başkanı Nihat Köse, kenelere karşı tedbirler konusunda vatandaşları uyarırken bireysel önlemlerin yanı sıra doğru ilaçlamanın kenelere karşı mücadelede büyük önem taşıdığına dikkat çekerek şöyle konuştu;

“Kırım Kongo kanamalı Ateşi (KKKA) kenelerden insanlara bulaşabilen Zoonotik (hayvanlardan insanlara bulaşan) karakterli bir enfeksiyon hastalığıdır. KKKA, keneler tarafından taşınan Bunyaviridae ailesine bağlı Nairovirüs grubuna ait bir virüsle oluşan ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve ağır vakalarda kanama gibi bulgular ile seyrederek ölümlere neden olabilen hastalıktır.

Yurdumuzun özellikle İç Anadolu kuzeyi, Doğu Anadolu Bölgesi, Sivas, Kırşehir, Çorum gibi yerlerde çok görülebilen bir hastalık.. Ancak bu yıl Ege Bölgesi, Akdeniz Bölgesi’nde Antalya gibi yerlerde de görüldü. Gördüğünüz gibi her bölgede çıkabiliyor. Yani her an her yerde karşımıza çıkabilir.

Bu yıl havaların erken ısınmasıyla biraz daha erken gündeme geldi. Bu konuda Adana Veteriner Hekimleri Odası olarak gerekli uyarıyı geçtiğimiz günlerde yaptık. Şuan pandemi var doğrudur ama tüm sorunumuz sadece bu değil. Pandemi geçtikten sonra biz bunlarla yüzleşeceğiz.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşinden (KKKA) ölümler meydana gelmeye başladı ve bu bir sorun.. Bu konuda mücadeleyi asla bırakmamak gerekiyor ve daha bunu gibi başka hastalıklar da var. Kırım Kongo kanamalı ateşinde şu anda sanıyorum ülkemizde 480 kişi hastalığa yakalandı ve 17 kişide ölüm gerçekleşti. Bu bir süre daha olmaya devam edecek.

Vatandaşlarımız bu konuda alabileceği önlemleri almalı ve kendilerini korumalıdır. Kırım Kongo kanamalı ateşini bulaştıran marjinal tür daha çok hayvanlarda bulunan değil, meralarda, otlaklarda bulunan kenelerdir. Ayrıca kene ormanların kırsal alanlarında daha yaygın..

Hastalığın yaygın olduğu alanlarda çiftlik hayvanlarının, kene kaynağı yabani hayvanlardan uzak tutulması gerekir. Kenelere karşı ekim ayına kadar periyodik olarak hayvanlar, hayvanların bulunduğu alanlar ilaçlanmalı..

Yaz mevsimi ile birlikte köylere, kırsala, yaylalara, hafta sonları pikniğe gitmeler başladı. İşte bu gibi yerlere giderken, kırsal alanlara gezilere giderken kendimizce bir takım önlemler almalıyız. Açık renkli beyaz renkli elbiseler giyilirse keneyi daha rahat görebilir. Paçalarını çorapların içerisine koymaları, dönüşte tüm kişilerin dikkatlice kontrol edilmesi çok önemli..

Çünkü kenelerin yüzde 70- 80'i bacak bölgesinden vücuda girmektedirler. Yani daha fazla bu yolu kullanıyorlar. Ayrıca tür aktivitelerde bulunan insanlar eğer evlerine geldiklerinde de mutlaka vücutlarında kene kontrolleri yapmalılar.

Keneler uçan ya da başka bir şekilde insanların üstüne gelen canlılar değildir. Ortamdaki yeşilliklere tırmanıp temas halinde insanlara geçebiliyorlar. İnsan vücuduna tırmandıktan sonra 1-2 saat gibi dolaşır ve sonrasında kan emmeye başlar.

Çok net olmamakla beraber 6-12 saat süreyle kan emiyorlar. Sonrasında virüsü bulaştırmaya çalışıyor. Keneyi görür-görmez hemen vücuttan çıkarılmalı ve hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir. Sağlık kuruluşu uzak olabilir o nedenle erkenden tespit edilip vücuttan çıkarılması çok önemli..

Ayrıca keneyi çıkarırken mümkün olduğunca çıplak elle çıkarmayın. Varsa eldiven ile yoksa naylon poşet parçası olabilir kullanarak keneyi ezmeden çıkarılmalı. Çünkü kene ezilirse taşıdığı virüs bulaşabilir. Bu bakımdan bulaştırmamak çok önemli..

Keneyi mümkünse ezmeden çıkarıp boş bir kutu, cam kavanoz vb. kapalı bir taşıma gereci ile alıp en yakın sağlık kuruluşuna götürürsek incelenmesi bakımından önemli olur. Çünkü sağlık kuruluşunda keneden virüs olup-olmadığı ya da ne tür virüs olduğu tespit edilebilir.

Kene görüldüğünde temas ettiği, yerleştiği yerde derinin hemen üstünden tutularak kenenin çıkarılması gerekir. Halk arasında; ‘Biz keneyi tanırız. Onlar daha büyük olur. Daha sarı olur vee ya daha küçük olur’ vb. söylemler duyuyoruz. Bunlar kesinlikle doğru değildir. Her keneden korkmak gerekir.

Bilinen bir gerçek ki Kırım Kongo Kanamalı Ateşi bizim sorunumuz ve bu soruna karşı önlemleri almamız gerekiyor. Zaten Sivas Cumhuriyet Üniversitesi

Zaten Cumhuriyet Üniversitesi’nden bir hoca KKKA’nın geçen yıla göre 4-5 kat arttığını ve Covid-19 yoğunlaşmasından dolayı bu yıl kene popülasyonlarında ve KKKA hastalarında artma görüldüğünü söyledi. Bakanlık da bu konuda gerekli mücadele çalışmaları yapıyor. Yapılan mücadeleyi dikkate almalı ve bu konuda herkes dikkatli olmalı..

KKKA ölümcüllüğü şuan mücadele ettiğimiz Covid-19’a göre daha fazla bir hastalık. Yaygınlığı onun kadar çok değil ama bunu yok sayamayız.

Bu konuda bilim insanlarımız mutlaka gerekli çalışmaları yapmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Bir kene tek seferde 10 bin yumurta bırakabiliyor. Bunun da 5 bini yaşayabiliyor. Daha öncede Ankara Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi bu konuda çalışma yaptı ve kenelerin kısırlaştırılması konusunu ele aldı. Bu çalışmanın sürdürebilirliği çok önemli..

Görünen o ki kenelerin her yerde karşımıza çıkması mümkün. Keneler sıcak kanlı hayvanlardan ve insanlardan kan emen canlılar. Kuşlarla ve ya başka hayvanlarla başka yerlere nakil oluyorlar. Şuan burada dahi olmayacak diye bir şey yok. Hatta geçtiğimiz yıllarda Tufanbeyli ilçemizde KKKA’dan dolayı ölümler oldu. Türkiye’nin her bölgesinde bu risk var. O nedenle herkes bu konuda gerekli önlemleri mutlaka almalıdır”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER