Paralel çete Kılıçdaroğlu’na MİT’e saldırtıyor

Ak Parti’nin genişletilmiş il toplantısına katılmak üzere Şanlıurfa’ya gelen Başbakan Davutoğlu “MİT, CHP’ye operasyon yapıyor” diyen CHP lideri Kılıçdaroğlu’ya yanıt verdi:

Paralel çete Kılıçdaroğlu’na MİT’e saldırtıyor

Paralel çete Kılıçdaroğlu’na MİT’e saldırtıyor

Sedat ATİLLA
ŞANLIURFA(İLKHABER) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, geçmişiyle yüzleşmeden kendilerine meydan okumakla suçladığı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "MİT, CHP'ye operasyon yapıyor" sözlerini yanıtladı. Davutoğlu, Kılıçdaroğlu'nun ortaya attığı iddialarının 7 Şubat'ta MİT üzerinden hükümete yönelik komplo kuranlar tarafından hazırlandığını belirterek, "Orada MİT müsteşarımızı hesaba çekemeyenler, şimdi anlaşılan o paralel çete, Kılıçdaroğlu'nu MİT'e saldırtmaya çalışıyor" dedi.

Başbakan Davutoğlu, AK Parti genişletilmiş il başkanları toplantısının 99'uncusu için Şanlıurfa'ya geldi. Özel uçak 'ANA' ile bir saat gecikmeli olarak Şanlıurfa GAP Havalimanı'na gelen Başbakan Davutoğlu'nu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük,Şanlıurfa Ak Parti Milletvekilleri Zeynep Karahan Uslu,
Seyit Eyyüpoğlu ,Kasım Gülpınar  ile diğer ilgililer karşıladı. Kendisini karşılayanlarla tokalaşan Başbakan Davutoğlu daha sonra yanında eşi Sare Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve İçişleri Efkan Ala ile birlikte, il başkanları toplantısının yapıldığı GAP Tarımsal Eğitim Merkezi'ne geçti.

Salon girişinde kendisini karşılayanlarla tokalaşan Başbakan Davutoğlu'na dokunmak isteyenler kısa süreli izdihama neden oldu. Polislerin araya girmesiyle izdiham engellenirken, salona giren Başbakan Davutoğlu konuşmasının ilk bölümünde Şanlıurfa'ya övgüler yağdırdı.

Ak Parti'nin özgün yaklaşımların partisi olduğunu ve bundan sonra il başkanları toplantısını Ankara dışındaki kentlerde yapmayı kararlaştırdıklarını belirten Davutoğlu, "Öncelikle Urfa'yı tercih ettik, çünkü burası tevhidi geleneğin şehridir. Buraya 81 vilayetimizle geldik. Anadolu, Trakya, Dicle, Fırat, Sakarya, Seyhan, Ceyhan, Yeşilırmak, Kızılırmak'la buraya geldik. Birileri bu güzel dağ ve nehirleri ayırmak isterken bizler birleştirmek için tevhid için tek yürek olmak için geldik" dedi.

AK Parti olarak gönülleri buluşturduklarını ve köprüler kurduklarını vurgulayan Başbakan Davutoğlu, Aralık ayı il başkanları toplantısını ise Edirne'ye yapacaklarını ifade etti.

'ÇÖZÜM SÜRECİNDEN TAVİZ VERİLMEYECEK'

Başbakan Davutoğlu, hükümeti kurmalarının ardından taviz vermeden kararlılıkla çözüm sürecine devam ettiklerini vurguladı. 6-7 Ekim olaylarının ardından iç demokratikleşme anlamında reformları hayata geçirdiklerini dile getiren Davutoğlu şöyle konuştu:

"6-7 Ekim'de ortaya çıkan bazı çevreler Doğu ve Güneydoğu ile büyükşehirlerde demokratik atmosferi istismar ederek vandalizme, şiddete yöneldiler. Biz bu olaylar karşısında devlet ahlakı gereği soğukkanlı tavır sergiledik. Çünkü çözüm süreci kamu düzeni olmadan hayata geçirilemez. Bunu bildiğimiz için bu ay içinde iç demokratikleşme anlamında sosyal ve siyasal sorunlar konusunda 3 önemli reformu hayata geçirdik. Güvenliği teminat altına almak, özgürlüğü derinleştirmek açısından köklü reform paketi hazırladık ve pazartesi günü TBMM'ye sevk ettik. Vatandaşlarımızın özgürlük ve hakları korunup ve güvenlikte yeni yapılanmayı esas aldık. Bürokratik işlemler kolaylaştırıldı, vatandaşlarımıza devlet ile ilişkilerde en kısa ve doğru yoldan hizmet götürme tedbiri aldık. Daha koordineli güvenlik yapılanması için jandarmamızın görev bağlamında İçişleri Bakanlığı'na doğrudan bağlanması konusunda adım attık. Son olaylarda gördüğümüz tecrübe sonrası özellikle toplantı ve gösteri hakkının kullanılması esnasında oluşacak istismarı yok edecek ciddi düzenlemeler getirdik. İnşallah TBMM'de görüşülerek karara bağlanacak. Buradan da tüm vatandaşlarımıza çağrımızı yineliyorum; çözüm süreci kararlılıkla sürecek, Hakkari'den Edirne'ye kadar kamu düzenini kesinlikle zaafa uğratmayacak her türlü tedbiri almaya kararlıyız."

'HERKES SİLAHI BİR KENARA KOYACAK'

Kobani olayları tırmandıran kişilerin bulundukları alanlarda farklı siyasi partileri barındırmayacaklarının mesajını vermek için AK Parti binalarına saldırdığını ifade eden Davutoğlu, çözüm sürecinde herkesi nefret dili ve silahı bir kenara bırakmaya davet ederek şöyle devam etti:

"Bu olayları tırmandıranlar sözde ve söylemde çözüm süreci vurgusu yapmakla birlikte alanda şiddeti teşvik edenler şu mesajı iletmek istediler; 'Biz belli alanlarda, yerlerde tek siyasi görüşe izin veririz, bunun dışındakiler farklı siyasi görüşler buralarda barınamazlar.' Onun için parti binalarımıza saldırdılar, farklı siyasi düşünceye sahip kişilere hunharca katlettiler. Fakat daha önce Patnos kongresinde vurguladığım gibi tüm AK Parti kadrolarına şu mesajı veriyorum, Türkiye'nin her yerinde siyaset yapmaya, al bayrağı ve AK Parti bayrağını dalgalandırmaya kararlıyız ve bundan hiçbir şekilde taviz vermeyeceğiz. Şimdi bir sınav veriliyor. Gerçekten çözüm süreci samimiyetle savunulacaksa herkes şiddeti, nefret dilini, kini ve en önemlisi silahı bir kenara koyacak ve süreci siyasal alanda yürüyen süreç olarak, temel muhatabın sadece millet olduğu süreç olarak ilerleteceğiz. Biz de bu çerçevede adımlar atmaya devam edeceğiz."

'CHP VE MHP, TEK PARTİ DÖNEMİ UYGULAMALARINI SAVUNDU'

Hacı Bektaş ve Tunceli'yi ziyaret ettiğini ve oradan Alevilere ilişkin mesajlar verdiğini hatırlatan Başbakan Davutoğlu, bu çerçevede Alevi vatandaşlara ilişkin kapsamlı bir çalışma içerisine girdiklerini söyledi. Tarihi birliktelik ve eşit vatandaşlık hakkını hakim kılacaklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, bu kapsamda hareket ederken tepkiler aldıklarını da vurgulayarak şöyle konuştu:

"Tarihi birliktelik ve eşit vatandaşlık hakkını benimsiyoruz. Bu topraklardaki kardeşliğimiz temel prensibimizdir. Hazreti İbrahim'in yoluyla Ehli Beyt'in yolu birbirinden ayrılamaz, Urfa'da, Tunceli ve Hacı Bektaş'tan ayrılamaz. Bununla birlikte eşit vatandaşlık haklarını belirleyeceğiz. Etnik kökeni, mezhebi, inancı, dili dolayısıyla, siyasi görüşü nedeniyle bu topraklarda kimse tahkir edilemeyecek, ötelenemeyecek. Bu çerçevede adımlar atarken birçok tepkiler aldık. Bu tepkilerin geleceğin biliyorduk. Tek parti zihniyetini CHP ve onun kuyruğundaki MHP birlikte tek parti dönemi uygulamalarını savundular. Birileri milleti adam etmeye ayarlı bir devlet anlayışını benimserken, biz millete hizmet eden devlet anlayışını savunduk, savunmaya devam edeceğiz. Birileri kendisinden farklı düşünen herkese düşmanca duygular körüklerken, biz tüm düşmanlıklar karşısında muhabbetin sözcüsü olmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanlığı seçiminde çatı aday diye bir araya geldiler ve birliktelikleri devam ediyor. Nerede tek parti zihniyetinde. Onlar çatıyla uğraşacaklar, biz milletin temelinden hareketle yeni bir siyasi sistem, güçlü bir devlet inşa etmeye devam edeceğiz."

KILIÇDAROĞLU'NUN KULAĞI DA GÖNLÜ DE KAPALI

Erzincan kongresi sırasında Kılıçdaroğlu'nun kayınvalidesinin vefat haberi aldığını ve devamında siyasete yeni bir seviye getirmek için CHP liderine eleştiride bulunmadığını anlatan Başbakan Davutoğlu, ancak aynı karşılığı alamamaktan şikayet ederek şöyle devam etti:

"Siyasete bir seviye, saygı getirelim dedim. Ama maalesef bu sabah havaalanından buraya gelirken Kılıçdaroğlu'nun İstanbul'da yaptığı bir toplantıdaki ifadelerinden anlıyorum ki bu tür çağrılara kulakları kapalı. Gönülleri kapalı olanların kulakları da kapalı olur zaten. Kullandığı ifadelerle bizi başbakanlığa çağırıyor. Herhalde herkes Türkiye'nin dört bir tarafını dolaşıp çaba sarf ettiğimizi görüyor. İktidar boşluğu oluşturmadığımız gibi güçlü bir ivmeyle seçime hazırlıklarla geleceğe hazırlandığımızı görüyor. Hiç Kılıçdaroğlu dertlenmesin onun halini de görüyor herkes bizi de görüyor."

CHP'NİN İKTİDAR OLACAĞINA İNANAN ÇIKAR MI?

Geçmişiyle yüzleşememekle suçladığı CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Sırf kendisini bir anlamda kitlesi nezdinde tatmin edebilmek ve partiden ayrılanları da itham edebilmek için 'CHP'nin iktidar olamayacağına inananlar partiyi terk etsin' diyor. Böyle bir kriter koyacaksa önce kendisinin kapıdan çıkıp gitmesi gerekecek. Allah aşkına bir anket yapılsın, CHP'nin iktidara geleceğine inanan kimse çıkar mı? Herkes 'Allah bizi muhafaza etsin' der. Çünkü CHP iktidarlarının ne getirdiğini biliyor. Sadece tek parti geçmişi değil yakın geçmişi ile de yüzleşemeyen Kılıçdaroğlu şimdi bize meydan okumaya kalkıyor. Sayın Kılıçdaroğlu kendi partisinin geçmişiyle yüzleşsin dedim. Dersim'den kaçındı. Genel başkan yardımcısı yarım yamalak bir şeyler söyledi, parti ikiye bölündü. Kendisi çıkıp ne Tunceli'de ne de herhangi bir toplantıda açık bir tavır belirleyemedi. 1994'te yayınlanmış, hepsinin anası CHP ama SHP ile bir dönem geçirdiler biliyorsunuz. Yayınladıkları genelgeler var. Tunceli ve diğer illere gıda ambargosu uygulayan genelgeler var. Bize dönük herhangi bir ithamda bulunmadan önce kendi partinle yüzleş. MHP ile yüzleş çatı adayı birlikte belirlediniz. Eski Türkiye'yi savunmak için AK Parti'yi hedef görme. Biz gerektiğinde iki üç beş kimler gelirse gelsin hepsine karşı hak bildiğimiz yolda mücadele etmeye de kararlıyız. Bu iç güvenlik reformu paketi, onun etrafında demokratikleşmenin gelişmesi için atılacak adımlar inşallah önümüzdeki günlerde de devam edecektir."

'PARALEL ÇETE KILIÇDAROĞLU'NA MALZEME VEREREK MİT'E SALDIRTIYOR'

Konuşmasında CHP Lideri'nin partilerinin MİT tarafından karıştırıldığı iddiasına ilişkin de konuşan Davutoğlu, Kılıçdaroğlu'nu iddiasını ispata etmeye çağırarak şunları söyledi:

"Kılçdaroğlu MİT nezdinde suçlamayı sürdürüyor. Kılıçdaroğlu, 'Ben devleti daha iyi biliyorum' diyor. Elinizde bir belge varsa çıkartın dedik. İftiradan sonra 'Gazetelere bakın' diyor. Kılıçdaroğlu'nun demek ki gazete kültürüne bağlı devlet anlayışı var. Bir ithamda bulunuyorsunuz MİT müsteşarlığıyla ilgili ispat sizin üzerinize düşer. Hala rövanş peşindeler, çatı adayı kimler belirlediyse, dikte ettiyse şimdi MİT'e saldır diyorlar. Hani 7 Şubat'ta MİT müsteşarımıza yönelik komplo var ya, o hükümetimize dönüktü, devlete dönüktü. Siyasi istikrara yapılan komploydu. Hak ettiği cevabı aldılar. Cumhurbaşkanımız o dönem Başbakan olarak bir an bile tereddüt etmedi, müdahil oldu ve gerekli dirayetle Türkiye büyük bir badireden kurtuldu. Orada MİT müsteşarımızı hesaba çekemeyenler, şimdi anlaşılan o paralel çete Kılıçdaroğlu'na yeni tüyo, yeni malzeme vererek MİT'e saldırtmaya çalışıyorlar. Bunun arkasında başkaları da var. MİT'in son 4-5 yıl içinde yeniden yapılanmayla dış istihbaratta kazandığı kapasiteyi kıskanan dış mihraklar var. MİT öylesine köklü bir dönüşümden geçti ki, gidip brifing aldığımda da gördüklerimden de memnun oldum, artık Türkiye başka ülkelerin ajanlarının at oynattığı Türk istihbaratının ise tepki veremediği konumda olmayacak. Kılıçdaroğlu eline verilen notları okurken bunları gözden geçirmek lazım. Bir kez daha söylüyorum ciddi bir delil varsa ortaya koyar. MİT veya diğer kurumlarımızın hepsi millete hizmet eder."

'ESAD ARAP BAAS'I, CHP TÜRK BAAS'IDIR'

15 yıl önce deprem bölgesine devletin ve kabine üyelerinin ulaşamadığı Türkiye'den, dünyanın herhangi bir bölgesindeki felakete 24 saat içinde ulaşan ve yardım elini uzatan bir Türkiye'ye gelindiğini ifade eden Davutoğlu, "Bu Türkiye ile bütün millet gurur duyduğu için partimize destek veriyor, arkasında duruyor. Millet destek verdikçe hem ülke içinde felaketle karşılandığında şefkatle vatandaşın yanında olacağız, hem de ülke dışında kimin yanında olmak gerekirse orada olmaya devam edeceğiz" dedi.

Irak Türkmenleri ile görüşen CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu Suriye Türkmenleri ile görüşmediği için eleştiren Davutoğlu, şunları söyledi:

"Kılıçdaroğlu geçen hafta Irak Türkmenlerini kabul etti ve AK Parti söylemini andıran 'sizin kaderiniz bizim kaderimizdir. Mağdur ve mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz' dedi. Ben bundan memnun oldum. Demek ki artık AK Parti söylemi yaygın siyaset söylemi oluyor. Kılıçdaroğlu'na tavsiyem Suriye Türkmenlerini, Bayır Bucak Türkmenlerini, Çobanbeyli'den koparılan Türkmenleri de kabul et. Heyet gönderip kutladığın Esad hakkında neler düşünüyor sor bakalım. Kılıçdaroğlu ne hikmetse terk etmediği Esad'la olan dostluğu. Esad Arap Baas'ı, CHP Türk Baas'ıdır maalesef. İşte aradaki farkın önemli ölçüsü bu. Kobani'de Kürt kardeşlerimize zulüm olduğunda Türkiye bağrını açıyor ama Türkiye'de bir parti sahip çıkıyor. Türkmenlere veya Halep'te bir şey olduğunda bir parti sahip çıkıyor diğerleri sessiz kalıyor. Araplara bir şey olunca bazen kimsenin sesi çıkmıyor. Ama hangisinin sesi çıkarsa çıksın, yardımına koşan sadece AK Parti'dir. Biz etnik bazda ayrım yapmayız ve bu durumu cahiliye adeti görürüz ve karşı olarak mücadeleyi veririz. Kim zalimse kimliğine bakmadan karşı çıkarız, mazlumsa kimliğine bakmadan bağrımıza basarız. Siyasette bu yaklaşımımız devam edecek. Her Nemrut'a bir İbrahim, Her Firavuna bir Musa gerek. Biz Nemrutlar karşısında İbrahim, Firavunlar karşısında Musa olmaya devam edeceğiz."

Ortadoğu'yu bölme ve kan akması için birilerinin rejim veya terör örgütlerini kullanmaya kalkışabileceğini ancak kendilerinin her zaman barış, dostluk ve kardeşlik demeyi sürdüreceklerini anlatan Başbakan Davutoğlu, önümüzdeki yıl G-20 zirvesinin dönem başkanlığında Türkiye'nin küresel ekonomiye yön vereceğini savundu.

2016 yılında da İstanbul'da İnsani Zirve toplantısı yapacaklarını anlatan Başbakan Davutoğlu, Doğu ve Güneydoğu'da ekonomik kalkınmadan da taviz verilmeyeceğini ifade ederken, 6- 7 Ekim olaylarında bölgede kamu kurumlarının yanında iş alanlarına saldırıların temelinde ekonomik kalkınmanın ve iyimser havanın sonlandırılmasının amaçlandığını ancak kendilerini buna izin vermeyeceğini kaydetti.

Güncelleme Tarihi: 26 Kasım 2014, 15:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2