banner6

Salman: Deprem öldürmez bina öldürür

Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından, “Deprem öldürmez bina öldürür” konulu basın açıklaması düzenlendi.

Salman: Deprem öldürmez bina öldürür

BAYRAM BULUT

ADANA (İLKHABER)-Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından, “Deprem öldürmez bina öldürür” konulu basın açıklaması düzenlendi.

İnşaat Mühendisleri Odası’nda gerçekleşen basın toplantısına çok sayıda şube başkanı katıldı. TMMOB Adana İl Koordinasyon Sekreteri Erol Salman, hazırlanan basın açıklaması metnini okudu. Salman, 30 Ekim tarihinde İzmir’de yaşanan depreme dikkat çekti.   Seferihisar körfezi açıklarında, Kandilli Rasathanesi verilerine göre moment büyüklüğü 6.9 olan bir depremle bir kez daha ülke olarak depremin yıkıcı etkisini hissettiklerini anlatan Salman, “Ve ne yazık ki hepimizi üzüntüye boğan bu depremde bugün itibariyle 114 kişi yaşamını yitirdi 107 kişi de enkazdan canlı olarak kurtarıldı. Yaşamını yitiren yurttaşlarımızın yakınlarına başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyoruz.” dedi.

İZMİR DEPREMİ ÖN DEĞERLENDİRME RAPORU

TMMOB tarafından hazırlanan İzmir Depremi Ön Değerlendirme Raporu’nun olduğunu belirten Salman bu rapora göre kısmi ve tamamen yıkılan 12 binanın tamamının ruhsat tarihinin 1999 öncesi olduğu tespit edildiğini söyledi.  Yıkıma uğrayan yapıların bir çoğunun zemin katları dükkan ve otoparklardan oluştuğunu işaret eden Salman, “Bu binalarda yumuşak kat nedeniyle göçme mekanizmaları gözlemlenmiştir. Bayraklı İlçesinin bazı mahalleleri büyük oranda tarımsal kalın alüvyon toprak tabakaları üzerinde yer almaktadır.  Kısaca değindiğimiz bu gerçekler depremin değil binanın öldürdüğünü ve güvenli yapı tasarımında zemin parametrelerinin öneminin yadsınamaz olduğunu, ayrıca binaların alt katlarında yer alan dükkan ve işyerlerinde yapılan usulsüz tadilatların yıkıma etken olduğunu göstermektedir.” diye konuştu.  

İMAR AFFI

İmar affı ile kaçak yapıların yasal hale getirildiğini savunan Salman, “Her an deprem tehlikesi ile karşı karşıya olan ülkemizde, alınan önlemlerin yetersizliği ortadır. Yetersizliğin ötesinde yeni risk yaratıcı durumlara sebebiyet verilmektedir. 2018 yılında “imar barışı” adı altında kaçak yapılara çıkarılan af bunun en çarpıcı örneklerinden biridir.  2019 yılında da uzatılarak devam ettirilen bu afla toplam 71 bin 144 adet yapı kayıt belgesi oluşturulmuş ve 319 milyon 247 bin 370 TL toplanmıştır.  Yapıların depreme dayanıklı olup olmadığı değerlendirmeye alınmadan yapı kayıt belgeleri verilerek, yeni riskler yaratılmıştır.” şeklinde konuştu.

12-13 MİLYONUNUN YAPI KAYIT BELGESİ

Salman açıklamasına şöyle devam etti;

“İmar Barışı ilan edilirken, Çevre ve Şehircilik Bakanı Türkiye’de 20 milyon yapı stoku olduğunu, bunlardan 12-13 milyonunun yapı kayıt belgesi olmadığını söylemişti. ‘İmar Barışı’yla bu binaların önemli bir kısmı yasal hale getirildi. Mühendislik hizmeti almamış bu yapıların yüzde 95’i deprem kuşağı üzerinde, bunun yüzde 65’i birinci ve ikinci derece deprem bölgesi olan ülkemizde yaratacağı tehlike ortadır. Kaldı ki ülkemizde binaların deprem olmadan da yıkılmaktadır. Oysaki insanların depreme dayanıklı yapılarda oturmasını sağlamak devletin asli görevlerindendir. Bunun sağlanabilmesi için, ülkemizin kaynak sorunu yoktur,  kaynakların doğru kullanılmaması sorunu vardır. Örnek verecek olursak, 1999 depremi sonrası deprem vergisi olarak toplanan 60 milyar TL amacı için kullanılsaydı elbette mesafe kat edilirdi.”

 MÜHENDİSLER TARAFINDAN YÖNETİLMELİ VE DENETLENMELİDİR

Bir doğa olayı olan depremin doğal afete dönüşmesini önlemenin yolu, planlama-kentleşme, tasarım, uygulama ve yapı denetim sisteminin sağlıklı bir şekilde işlemesinden geçtiğini dile getiren Salman, “Meslek Odaları tarafından belgelendirilen mühendis ve mimarların öznesi olduğu bir Yapı Denetim Sisteminin kurulması zorunludur. Açıkçası planlama ve tasarım aşamasından yapının kullanım aşamasına kadar geçen tüm süreçler, mesleki ve etik yeterliliğe sahip mühendisler tarafından yönetilmeli ve denetlenmelidir.

RİSKLİ ALANLARA ÖNCELİK VERİLMELİ

Aktif olduğu tespit edilen fay hatları ve zonları üstüne yapı yapılmaması, ayrıca taşkın riski yüksek olan alanlar ile heyelan, çığ ve kaya düşmesi tehlikesi ile karşı karşıya bulunan alanların yapılaşmaya açılmaması sağlanmalıdır. Riskli alanlara öncelik verilerek kentsel dönüşüm rantsal dönüşüm olmaktan çıkarılmalı; merkezi ve yerel yönetim ile vatandaşların birlikte çalıştığı güvenli yapı üretimini sağlayacak bir sistem olarak işletilmelidir. Her afetten sonra sık sık yapılan "yara sarma" anlayışından kurtulup; bilim ve tekniğin yolu izlenmelidir. Olumsuzlukları "kader" gibi değerlendiren yaklaşımlar terk edilmelidir.” ifadelerini kullandı.

ADANA’DA YAPI STOKU

Adana özeli konusunda da görüşlerini belirten Salman, “Adana’da yapı stoku acilen incelemeye alınmalıdır.  Yaşanan depremlerin sonuçları da göstermektedir ki insanları öldüren, kayıplara yol açan, ülkeye afet yaşatan mühendislik hizmeti almamış yapılardır. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, deprem öncesi alınacak önlemlerin deprem riskini önemli ölçüde azalttığını ortaya koymuştur. Deprem önlemi çalışmalarının önemli bir parçası olan odaların mesleki denetim faaliyetleri üzerine konulan engeller kaldırılmalı, merkezi ve yerel yönetimler bu konuda üzerlerine düşenleri eksiksiz yerine getirmelidir.” dedi.

ÇALIŞMALAR BİR AN EVVEL YAPILMALI

Adana’da çalışmaların bir an evvel yapılması gerektiğine dikkat çeken Salman, “Çarpık bir kentleşme süreci yaşayan Adana’da yapı stokunun durumunun acilen tespit edilmesi gerekmektedir. Şehrimizdeki yapıların olası bir depremde nasıl bir davranış sergileyeceğinin bilinmesi hayati önemdedir. Hangileri depreme dayanıklıdır, hangi yapılar güçlendirmeyle dayanıklı hale getirilebilir, hangileri yıkılıp yeniden yapılmalıdır, tüm bunlar can ve mal güvenliği açısından bilinmesi gereken konulardır.  Tüm sorumlu kuruluşları, Adana Valiliğini, büyükşehir ve ilçe belediyelerini konuyla ilgili koordineli çalışma yürütmeye davet ediyoruz. Pek çok kez paylaştığımız çağrımızı yineliyoruz;  geç kalınmış olan bu çalışmaya bir an önce başlanılmalıdır.”  şeklinde konuştu.

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER