banner6

Salman: Kentli hakları işbirliği ve dayanışmayı gerektirir

MMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri Erol Salman, “Kentli haklarının temel amacı, kentlilere insan onuruna yakışan bir yaşamın sağlanması, özelliği uygulanabilmesi için işbirliği ve dayanışmayı gerektirmesidir.” dedi.

Salman: Kentli hakları işbirliği  ve dayanışmayı gerektirir

Bayram BULUT

 

ADANA (İLKHABER)-TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri Erol Salman, “Kentli haklarının temel amacı, kentlilere insan onuruna yakışan bir yaşamın sağlanması, özelliği uygulanabilmesi için işbirliği ve dayanışmayı gerektirmesidir.” dedi.

TMMOB Adana İKK Sekreteri Erol Salman, TMMOB’a bağlı odaların başkan ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte "Yerel Yönetimler, Kentli Hakları ve İmar" konulu basın toplantısı düzenledi. Ziraat Mühendisleri Odası Toplantı Salonu’nda gerçekleşen basın toplantısında konuşan Erol Salman, kentli haklarının temel amacının, kentlilere insan onuruna yakışan bir yaşamın sağlanması, özelliği uygulanabilmesi için işbirliği ve dayanışmayı gerektirmesi olduğunu söyledi..

Kentli hakları, yerel yönetimlerin etkisiz hale gelmesini önlemek amacıyla, özetle çevre, barış, gelişme hakkı ve insanlığın ortak mirasına saygı hakkı kapsamında ortaya çıktığını dile getiren Salman, “Temel hakların, ekonomik, toplumsal ve kültürel hakların, siyasal ve dayanışma haklarının kent düzleminde somutlaşmış halidir ve kent içindeki insanı temel alır. Kentli haklarının temel amacı, kentlilere insan onuruna yakışan bir yaşamın sağlanması, özelliği ise uygulanabilmesi için işbirliği ve dayanışmayı gerektirmesidir.” ifadelerini kullandı.

Salman, kentteki belediyelere, milletvekillerine ve sosyal medya üzerinden son dönemlerde içinde çok önemli ithamların yer aldığı imar ve ruhsatlar hakkındaki isimsiz mektupların gönderildiğini savundu. Salman, yerel yöneticilerin, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullara ve mücadele etmek zorunda kaldıkları pek çok soruna rağmen yapacakları çalışmaların en can alıcı bölümünün, bu kentte yaşayan tüm vatandaşları ilgilendiren, kentleşme, yapılaşma ve sağlıklı bir çevre oluşturulmasına dönük uygulamalar ve bu konu hakkında çözüm önerileri oluşturmak olması gerektiğine dikkat çekti. İsimsiz mektuplar konusuna değinen Salman, “Kentimize dönüp baktığımızda, yerel basınımızın gündeme taşıdığı bu konudaki gelişmeler dikkat çekmektedir. Özellikle son dönemlerde içinde çok önemli ithamların yer aldığı imar ve ruhsatlar hakkındaki isimsiz mektuplar havada uçuşmaktadır. Bahse konu yazıların, kamuoyunu meşgul etmesine, birçok kesimi zan altında bırakmasına karşın, orta yerde durması anlaşılamamaktadır.” dedi.

Süreç içerinde konu ile ilgili sessizliğin hakim olduğunu dile getiren Salman, “Hiçbir kurumdan bir açıklama gelmemiştir. Oysa bahsedilen konular ciddi anlamda bir kent yağmasını işaret etmektedir. Tüm kurumların ilgisiz kalması ve hiçbir açıklama yapılmaması vicdanları yaralamaktadır. Kamuoyu gerekli soruşturmaların yapılmasını beklemekte, soruşturma yapıldıysa sonuçlarının yayınlanmasını istemektedir. Konu haksız rekabet ve yaratabileceği mağduriyetler açısından da önemlidir. Yönetmeliklerin eğilip bükülmesi, farklı yorumlarla farklı uygulamalar getirilmesi, sektördeki tüm kişi ve kuruluşlar arasında, gerek proje müellifleri, gerekse yapımcı firmaların kendi aralarında haksız rekabet nedeni olabilmektedir. Ayrıca, hormonlu binaların iskân alma aşamasındaki olumsuzluklarının, o yapıda mülk sahibi olanları da müşkül durumda bırakarak mağdur ettiği durumlar söz konusu olmaktadır.” diye konuştu. 

Salman, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Daha önceki dönemlerde de imar planlarında belirlenen yapılaşma koşulları ile yerel yönetimler tarafından düzenlenen inşaat ruhsatları arasındaki çelişkiler, inşaatın kontrolünü sağlayan denetim mekanizmalarının düzenlediği iş ve işlemlerdeki eksikler, iskân aşamasındaki denetimsizlikler gündeme gelmişti. Binalarda usulsüz büyümelerin ortaya çıkmasına neden olan bu uygulamalar kamuoyunun gündeminde fazlaca yer almış ve birkaç ay önce yine bir basın açıklaması vasıtasıyla toplumla paylaşılmıştı. O gün olduğu gibi bugün de sessizlik sürmektedir. Yukarıda saydığımız tüm nedenlerden dolayı gerekli soruşturmalar açılmalı, bahsedilen ithamlar sonuçlandırılmalı, gerçekliği araştırılmalı, gerçek dışıysa bile yapıların akıbetleri tüm açıklığı ile toplum ile paylaşılmalıdır.”

  

Yerel yönetimler, temsilciler ile seçmenler arasındaki coğrafi ve toplumsal yakınlığın, demokrasi kuramının öngördüğü hem gerçek bir seçme sürecinin hem de etkili bir halk denetiminin gerçekleşmesini sağlayacağı düşüncesinden hareketle demokrasinin temel kurumları olarak görülmekte olduğunu belirten Salman, “Etkinlik, katılım, demokrasi ve özgürlük gibi değerlerle birlikte anılmaları ve bu konularda topluma tartışmasız etkilerinden dolayı bu birimlere haklı olarak yerel demokrasi denilmektedir.” ifadelerini kullandı.

Kentli hakları konusuna dikkat çeken Salman, “Kentli hakları, yerel yönetimlerin etkisiz hale gelmesini önlemek amacıyla, özetle çevre, barış, gelişme hakkı ve insanlığın ortak mirasına saygı hakkı kapsamında ortaya çıkmıştır. Temel hakların, ekonomik, toplumsal ve kültürel hakların, siyasal ve dayanışma haklarının kent düzleminde somutlaşmış halidir ve kent içindeki insanı temel alır. Kentli haklarının temel amacı, kentlilere insan onuruna yakışan bir yaşamın sağlanması, özelliği ise uygulanabilmesi için işbirliği ve dayanışmayı gerektirmesidir. TMMOB, meslektaşlarının hak ve menfaatlerini korumakla birlikte, tüzel kişiliği ile kamu yararının da gözeten bir Anayasal kurumdur. Kuruluş yasasının amaç maddesinde; mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere, meslek disiplinini ve ahlakını korumak ve resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek yazılıdır.” şeklinde konuştu.  

Üç başlıkta yer alan kurumlar ile kentli hakları kavramının birbirinden ayrılmaz bir bütünlük içerdiğinin açıkça görüldüğünü dile getiren Salman, “Birer yerel demokrasi kurumu olarak yerel yönetimlerin, yapacakları faaliyet ve uygulamalarda etkin katılım ve dayanışma kapılarını açık tutması, meslek örgütleri ve güçlerini mesleklerinden ve bilimsel gerçeklerden alan meslek insanlarının bu süreçlere katılım ve katkılarının sağlanması, kentlerimizde ve yapılı çevremizde insan onuruna yakışan yaşam koşullarının oluşabilmesi için gerekliliktir.  Tüm yerel yöneticilerimizin, sağlıklı kentleşme, nitelikli yapılaşma, kültürel, tarihi ve doğal çevre değerlerinin korunarak geliştirilmesi için ortak mesleki ve teknik işbirliği için imzaya hazır olmaları gerekirken, bazı yerel yöneticilerimizin bu konuda işbirliği içinde olmaktan, bazı belediyelerin ise imzalanmış protokollerin gereklerini yerine getirmekten uzak durdukları görünmektedir.” dedi.

Salman açklamasını şöyle tamamladı;

“Hali hazırda Covid-19 virüs salgını tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de derinden etkilemiştir. Kentlerimizin birçoğu yoğun mekân kurgularıyla, adeta salgın hastalıkların yayılması için birer habitat biçimine dönüşmüştür. Yaşadığımız bu acı süreç bizlere, kentlerimizin sosyal yaşam ve mekân kurgularının, sağlık odaklı ve içerisinde yaşayan yurttaşları korumaya yönelik bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ispatlamaktadır.  Bu itibarla, bundan sonra kentimizdeki yapılacak olan imar uygulamalarına dikkat çekiyor, TMMOB ye bağlı odalarımızın işbirliği davetini tekrar ediyoruz.

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER