“Su kaynaklarımızı korumak tarihi sorumluluğumuzdur”

Küresel iklim değişikliğinin artık somut bir gerçeklik olduğunu belirten TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Feyzullah Korkut, “Yapılması gereken doğal dengemizi bozan, başta su ve toprak olmak üzere doğal kaynaklarımızı yok eden ve kirletenlere karşı somut yaptırımların ayrımsız derhal uygulanmasıdır." Dedi.

“Su kaynaklarımızı korumak tarihi sorumluluğumuzdur”

Serhat ŞANLI / ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) – Küresel iklim değişikliğinin artık somut bir gerçeklik olduğunu belirten TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Feyzullah Korkut, “Yapılması gereken doğal dengemizi bozan, başta su ve toprak olmak üzere doğal kaynaklarımızı yok eden ve kirletenlere karşı somut yaptırımların ayrımsız derhal uygulanmasıdır." Dedi.

Günümüzde ve gelecekte dünyada en stratejik iki ürünün su ve gıda olacağını belirten Feyzullah Korkut, “Su doğanın ve doğada yaşayan tüm canlıların ortak varlığıdır. İklim değişikliği, uluslararası gıda tekellerinin çıkarları, savaşlar ve göçler gibi küresel ölçekli sorunların da etkisiyle, açlık ve yoksulluk bugün tüm dünyayı tehdit eder hale gelmiştir.” Diye konuştu.

Bugünlerde dünyada yaşanan Koronavirüs salgını (Covid-19)’nın da, su ve gıdanın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Feyzullah Korkut, şu bilgilere yer verdi;

“Suyun korunması ve adil paylaşımı evrensel bir yaşam ilkesidir. Sağlıklı çevrede yaşamak, öncelikli bir insan hakkıdır. Küresel ısınma nedeniyle yaşanan iklim değişiklikleri, giderek kalıcı hale gelen kuraklık ile birlikte suların azalması ve kirlenmesi, toprak varlığının azalması ve bozulması, ormanların, meraların yok olması ve niteliğinin değişmesi, çölleşmenin hızlanması, büyük ölçüde sanayileşmiş ülkelerden kaynaklanan sera etkisi, endüstriyel atıkların yarattığı kirlilik, gerekli çevresel önlemlerin alınmaması ve bilinçsiz tüketim sonucu yaşanan açlık ve yoksulluğun kitlesel boyutlara ulaşması bu temel insan hakkının yaşanması önündeki en önemli engellerdir..

Küresel iklim değişikliği somut bir gerçekliktir. Ancak ranta dayalı ve sermaye çıkarı öncelikli uygulamalar yüzünden yaşanan iklime dayalı doğal afet ve felaketlerin sorumluluğunu “iklim değişikliği” kavramına yüklemek haksızlıktır. Yapılması gereken doğal dengemizi bozan, başta su ve toprak olmak üzere doğal kaynaklarımızı yok eden ve kirletenlere karşı somut yaptırımların ayrımsız derhal uygulanmasıdır.

Bugün ülkemizde maalesef su ve toprak kaynaklarımızın korunarak geliştirildiği politikalar olumlu anlamda yeterince uygulanamamaktadır. Mevcut yasal düzenlemelere sürekli istisnalar getirilerek doğal kaynaklarımızın acımasızca talanı devam etmektedir.

Koşulsuz korunması ve ekosistem bütününde varlığının artırılması gereken ormanlarımız, su havzalarını besleyen doğal ve en temiz ortamlardır. Suyun doğal akışına müdahale edilmesi ve akarsuların bilinçsiz kullanılması sonucu su yatakları ile birlikte bu suların biriktiği Eğirdir, Burdur, Salda gibi göllerimiz de kuruma tehlikesiyle yüz yüzedir.

Yapmamız gereken; çevremizi, su ve toprak kaynaklarımızı, Anayasanın ilgili madde hükümleri doğrultusunda korumak ve geliştirmek olmalıdır. Bu süreçte, yöre halkının katılımıyla verilecek toplumsal mücadele, hukuk mücadelesi kadar önemlidir.

Suyun neden önemli olduğu rakamlarla desteklenerek uzun uzun anlatılabilir.  Bu açıklamada rakamlara girmeyip, öncelikle, doğa ve toplum yararına kamucu su politikasının varlığının gerekliliğine dikkat çekmek istiyoruz. Kronikleşen sorunlara karşı kalıcı köklü çözümler geliştirilmelidir.

Öncelikle, su fakiri olduğumuzu kavramalı, ülkemizin su ve toprak kaynakları başta olmak üzere zengin doğal kaynaklarını ülke, kamu ve toplum yararına değerlendirecek orta ve uzun vadeli uygulanabilir ulusal stratejiler benimsenmeli ve somut adımlarla hedefleri hep birlikte gerçekleştirmeliyiz.

Şu an işlevsiz ve dağınık olan kamu yönetimi yerine su yönetiminde etkin bir kamu yönetimi kurulmalı, merkezi yönetim görev ve yetkilerine sahip çıkmalı, uzman kurumlar kapatılmamalı veya işlevsizleştirilmemelidir. Büyükşehir ve diğer yerel yönetimlerin altyapı eksikleri tamamlanmalı, görev yetki ve sorumluluklar yeniden tanımlanmalıdır. DSİ Genel Müdürlüğü güçlendirilmeli, en ücra noktalara hizmet verecek şekilde Toprak Su Genel Müdürlüğü yeniden kurulmalıdır.

Ülkemiz su ve toprak kaynakları bütüncül değerlendirilmelidir. Su kaynakları korunmalı, bilinçsiz su tüketiminin önüne geçilmeli, atık sular arıtılarak yeniden kullanılabilir hale getirilmeli, doğal yaşamı tehdit eden HES’ler durdurulmalıdır. En önemlisi de, su ticarileştirilerek bir rant aracı haline getirilmemelidir.

Gıda arzının sürekliliği, verim ve üretici gelirinin artması için sulamaya uygun tarım alanları bütçeden yeterli kaynak ayrılarak ivedilikle sulu tarıma açılmalıdır. Sulanan alanlarda eşgüdümlü olarak arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri tamamlanmalıdır. Tarımsal sulama konusunda Sulama Kooperatifleri tek örgütlenme modeli olmalı ve güçlendirilmelidir.

Su tahsisinde en fazla payı olan tarım sektöründe, su tasarrufu sağlayan basınçlı/kontrollü sulama yöntemleri uygulanmalı, suyun kıtlığında kısıtlı sulama yapılmalı ve su ölçülü olarak üreticilere verilmeli, su iletim ve dağıtım sistemlerinde su kayıplarını en aza indiren önlemler ivedilikle uygulanmalıdır.

Sınırlı olan tarım alanlarında üretim planı yapılarak üretim deseni su varlığı da dikkate alınarak belirlenmeli, meteorolojik öngörüler dikkate alınarak yapılan uyarılara göre önlemler alınarak üretici korunmalı ve her türlü meteorolojik afetlerde yalnız bırakılmamalıdır.

İklim değişikliğinin kısa ve uzun vadeli senaryoları dikkate alınarak mevcut tarım alanlarında kuraklığa dayanıklı bitki tür ve çeşitlerinin geliştirilmesi, ekim teknikleri ve toprak kullanım yönetimine yönelik araştırma çalışmalarına daha fazla kaynak ayırarak devam edilmelidir.

Covid-19 salgını sürecinde tüm yurttaşlarımızın içme suyu ve çiftçilerimizin tarımsal su kullanım borçları ertelenmeli, mümkünse su hizmetleri ücretsiz verilmelidir.”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2