banner6

Su, savaş nedeni olabilir

Adana Baro Başkanı Av. Aziz Erbek, suyun ülkeler arası bir savaş nedeni olacak kadar önemli bir kaynak haline geldiğini söyledi.

Su, savaş nedeni olabilir

Adana Baro Başkanı  Av. Aziz Erbek, suyun ülkeler arası bir savaş nedeni olacak kadar önemli bir kaynak haline geldiğini söyledi.

 

 

Su, savaş nedeni olabilir

 

5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle bir açıklama yapan Adana Baro Başkanı Av. Aziz Erbek, "Çevre sorunlarının doğal yaşamı ve insanlığın geleceğini tehdit eder noktaya gelmesi, sorunun yaşamsal önemini de ortaya koymuştur. Çevre, doğa, doğal kaynaklar sadece estetik ve duygusal kaygılardan dolayı korunması gereken değerler gibi algılandıkları sürece bu sorunlar uzun süreçte insan yaşamını tehdit edecek boyutlara ulaşacaktır. Günümüzde çevre sorunları estetik kaygıların çok ötesinde ciddi vahim bir hal almıştır" diye konuştu.

 

Dünyada temiz su kaynakları hızla tükenmekte olduğunu belirten ve suyun ülkeler arası bir savaş nedeni olabilecek kadar önemli bir kaynak haline gelmekte olduğunu belirten Erbek, "Artan nüfus ve buna bağlı olarak enerji ihtiyacı nedeniyle özellikle gelişmekte olan ülkelerde fosil kökenli yakıtlarla insan ve canlı yaşamı tehdit edilmektedir.  Bu, doğayı ve çevreyi sadece ekonomik değer olarak gören anlayışın yansımasıdır. Çevre politikalarının, tarım-endüstri-enerji üretimi, kentleşme, ulaşım politikalarıyla bir bütün olarak ele alınması gerekmektedir" dedi.

 

Erbek, açıklamasında şunları söyledi:

"Çevre, doğa, kent felaketi yaşanırken, çevreyi sözde ve sembolik bir içerikte "günü kurtarır" bir biçimde hatırlanması anlamsız kalmaktadır.

Bugün dünya nüfusunun yaklaşık %80'ini oluşturan azgelişmiş ülkeler dünya gelirinin yalnızca %15'ini alırken bu durumun "sürdürülebilir kalkınma" gibi kavramlarla açıklanmasının hiçbir inandırıcılığı yoktur. Çünkü, tüketim mallarının %85'i zenginler tarafından üretilmekte ve enerjinin de %75'i zenginler tarafından kullanılmaktadır.

Kırsaldan kente göç, işsizlik, gelir dağılımındaki adaletsizlik çarpık kentleşme, çevre kirliliği, doğal kaynakların aşırı kullanımı ve tahribi sonucunu doğurmaktadır. Ülkemizde 1980'li yıllardan beri uygulanan genel politika süreçleriyle büyük bir uyum içinde, çevre alanı da yıllar boyunca istismar edilmiş, doğal kaynaklara, doğal yaşama sadece bir ekonomik değer olarak bakılmıştır. Suyun ticarileştirilmesi programının bir parçası olarak, doğa harikası vadilerimizi susuz ve bereketsiz bırakacak iki bini aşkın HES projesi, gelişmiş ülkeler tarafından  dünyada 3.dünya ülkelerine kaydırılan onlarca  Termik Santral projesi ve en son Japonya tarafından terk edilen yöre halkı tarafından da istenmeyen Nükleer santral projesi bu anlayışın parçalarıdır.

Ülkemizde insanların ve canlı varlığının geleceğini tehdit eder hale gelen çevre sorunlarının çok ciddi anlayış ve politika değişikliğiyle giderilmesi gerektiği açıktır. Günümüzde çevre günü, sembolik anlamından öte insanlığın canlı varlığın yaşam mücadelesi günü haline gelmiştir."

 

 

Güncelleme Tarihi: 01 Ocak 1970, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER