banner6

Tedbiri bırakmayalım

Son yıllarda üreticilerin korkulu rüyası haline gelen ve geçtiğimiz yıl yapılan başarılı mücadele ile olumlu sonuç alınan Akdeniz Meyve Sineği bu yıl yine görülmeye başladı.

Tedbiri bırakmayalım

Serhat ŞANLI / ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) – Son yıllarda üreticilerin korkulu rüyası haline gelen ve geçtiğimiz yıl yapılan başarılı mücadele ile olumlu sonuç alınan Akdeniz Meyve Sineği bu yıl yine görülmeye başladı. Bu sezon kış mevsiminde aşırı yağış, zirai don, İlkbahar’da aşırı sıcaklar nedeniyle narenciyede yüzde 70-80’le varan ürün kaybının ardından Yaz Mevsimi ile birlikte Akdeniz Meyve Sineği (AMS) tehlikesi üreticileri tedirgin ediyor.

Çalışmalar hakkında gazetemize önemli açıklamalarda bulunan Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, mücadeleyi yakından takip ettiklerini belirterek, “Ülkemizin önemli narenciye üretim bölgesi olan Çukurova’mızda tüm paydaşlarımızla etkin mücadele içerisinde olmakla birlikte, Akdeniz Meyve Sineği zararlısının popülasyonunu sıkı bir şekilde takip ediyoruz. Üreticilerimizin yapılan çalışmalardan sonuç alabilmesi için sonuna tedbiri elden bırakmaması ve mücadeleye devam etmesi gerekir” dedi.

Çukurova’da bitkisel üretim alanlarının, Akdeniz Meyve Sineğine konukçuluk eden nar, hurma, kayısı, erkenci narenciye çeşitleri, nektarin ve şeftali gibi türlerin artmasına değinen İncefikir, “Son yıllarda özellikle 2017 yılında AMS popülasyonunda adeta patlama oldu. Ancak bölgemizde tüm paydaşlar hummalı bir çalışma içerisine girerek son 2 yılda büyük başarı elde ettik ve bu başarının meyvelerini de aldık. Fakat bu yıl yine AMS riski çıktı” diye konuştu.

Alınan tedbirlerin önemli olduğunu ancak özellikle Akdeniz Meyve Sineğinin en fazla arttığı dönem olan ve meyvelerin tatlanma zamanı olan Ağustos ayı ile hasat dönemine doğru yaklaştıkça ürün kaybı olmaması için mücadeleye devam etmek gerektiğine dikkat çeken Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir şu bilgilere yer verdi;

“Şuan yaz döneminin en sıcak dönemine girmemizle birlikte hasat dönemi geldi yaklaştı. Ağustos ayı meyvelerin tatlanmaya başladığı bir dönem ve şuanda zararlıya konukçuluk edecek yeşil alan sadece narenciye kaldı.

Mücadele titizlikle devam etmese dış karantina zararlısı olan Akdeniz Meyve Sineği ihracatımızda olumsuzluklara neden olur. Bu zararlı genellikle narenciyede olmakla beraber Temmuz-Ağustos ve daha sonraki aylarda olgunlaşan şeftali, armut, erik, Trabzon hurması, incir, ayva, nar, üzüm, kiraz ve elma gibi ürünlerde de zarara neden olmaktadır.

Akdeniz meyve sineği zararı, larvası tarafından yapılır. Meyvenin etli kısmında beslenen larvalar, meyvenin bu kısmında bir yumuşama ve çöküntü meydana getirirler. Zarara uğrayan meyveler, vaktinden önce olgunlaşır ve dökülür. İhraç edilen turunçgil çeşitlerindeki zararı, ülke ekonomisi yönünden çok önemlidir. Bu tür meyvelerin vuruklu ve enfekteli olması ihracata mani olmakta ve meyvenin yurt dışına çıkarılmasına izin verilmemektedir.

Yıllık zarar oranının Ege Bölgesinde yüzde 5,2 - 78,9 arasında değişebileceği saptanmıştır. Dünyadaki subtropik ve tropik iklime sahip hemen hemen tüm ülkelere yayılmış bulunan zararlı, ülkemizde de Ege ve Akdeniz bölgelerinin sahil şeridi boyunca uzanan kısımlarında devamlı faaliyet göstermektedir.

Ülkemizde tesbit edilen en önemli konukçuları kayısı, üzüm, elma nar kiraz, armut, ayva, şeftali (özellikle geç çeşitler), incir, Trabzon hurması, mandarin (satsuma), portakal (Waşington, Alanya yerli, valensiya), greyfurt ve turunçtur. Tercih ettiği konukçuların mevcut olmadığı hallerde tali konukçularda (Hint inciri, hünnap) ve yabani türlerde yaşayışını devam ettirebilme potansiyeline sahiptir.

Ağustos sonu ile birlikte yavaş yavaş erkenci dediğimiz çeşitlerin hasadına başlanacak. Bir bakıma çevrede yeşil kalan sadece narenciye bahçeleri kalacak. Mücadele de aksatmalar olursa AMS zararlısı yumurtalarını bırakmak için narenciye bahçelerini tercih edecektir. Çünkü havalar halen sıcak ve AMS için ideal sıcaklık halen devam ediyor. Bu bakımdan üreticilerimiz gerekli takiplerin yapmalı ve ilaçlamalarını aksatmamalıdır.

Üreticilerimiz mücadeleye devam etsinler. Ürünler hasat edildikten sonra kalan ezik-çürük atıkları mutlaka toplayıp imha etsinler. Ayrıca turunçgil bölgelerine ara konukçuluk eden şeftali, incir, Trabzon hurması ve nar gibi çeşitler dikilmemelidir.

Ülkemizde parazitoitleri bulunmadığından AMS biyolojik mücadelesi yoktur. Bazı ülkelerde iyonize radyasyon ile kısırlaştırılıp laboratuvar koşullarında üretilen bireylerin doğal populasyonları içine salınması, parazitoit salımı ile birlikte kombineli olarak uygulanmaktadır.

Unutmayın! Narenciye hem bölgemiz, hem de ülkemiz için tarımının lokomotifi konumundadır. Türkiye’de yaklaşık 1 milyon 200 bin dekarlık alanda narenciye üretimi yapıyor ve bu alandan da yıllık ortalama 4 milyon tonluk ürün alınıyor ve alınan ürünün yarısını da ihraç ediyoruz.

Yaptığımız ihracatın yüzde 40-50’sini Rusya, bir kısmı Avrupa ve geri kalanı da Orta Doğu ülkelerine yapıyoruz. Bundan da ülke ekonomisine yaklaşık 1 milyar dolarlık bir katkı sağlanıyor. Adana ilimiz de narenciyede önemli bir yer ve ülke üretimin yaklaşık yüzde 30’unu karşılıyor. Onun için bu konuda da tedbiri elden bırakmayalım, Akdeniz sineği ile mücadeleye devam edelim.

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER