banner6

Terziler çırak yetiştiremiyor

Bir meslek daha tarihin tozlu sayfalarınada kaybolmaya hazırlanıyor

Terziler çırak yetiştiremiyor

Süreyya URİ/ ÖZEL HABER

ADANA(İLKHABER) - Bir meslek daha tarihin tozlu sayfalarındaki yerini almaya hazırlanıyor. Çünkü terziler artık çırak yetiştiremiyor. Ne  terzi olmak için çıraklığa başvuran var, ne de terziler 16-17 yaşından sonra bir genci alıp çırak olarak yetiştirmeyi göze alabiliyor. Geriden gelen çırak, kalfa olmayınca da terzilik mesleği son temsilcileriyle sona  doğru yaklaşıyor.

Ömrünün 50 yılını verdiği mesleğinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına çok üzülen Terzi Durdu Gökçek; “Ben ölünce” demeye dili varmadığı konuşmasını sonra düzelterek, “Ben bu mesleği bıraktığımda o kıymetli müşterilerime çok üzüleceğim. Mağdur olacaklar.  Çünkü alttan gelen kimse yok” diye üzüntüsünü dile getirdi.

O kıymetli müşterilerinden elde ettiği gelirle 2 çocuk okutup,  3 çocuğunu da evlendirdiğini belirten Terzi Durdu Gökçek, sonradan gelecek kişilerin ancak konfeksiyondan yetişenler olacağını, konfeksiyondan yetişenlerin de temellerinin sağlam olmadığını, işi temelden yetişen terziler kadar özenli yapamayacağını vurguladı. 

Kendisinin 12 yaşında bir çocukken mesleğe çırak olarak başladığını belirten Durdu Gökçek, sonra muavin, kalfa olduğunu, askere gidip geldikten sonra mesleğine bir  başkasının yanında devam ettiğini, 2003 yılında da ilk dükkanını açtığını söyledi. Terzi Durdu Gökçek,  2003 yılında açtığı, küçük ama sıcak, küçük ama dostane olan o  mütevazi dükkanda 20 yıldır mesleğini sürdürüyor.

“O KIYMETLİ MÜŞTERİLERİM”

Milletvekillerinden iş insanlarına çok geniş yelpazede bir müşteri portföyüne sahip olan Gökçek, yıllarca dükkanında bir araya gelenlerin sohbetlerini dinlediğini şöyle anlatıyor:

“Müşterilerim çok saygı duyduğum insanlar, çok sevdiğim insanlar.  Onlar benim için çok kıymetli.  O kıymetli müşterilerimin arasında milletvekilleri  var, işadamları var, siyasetçiler var.  Mehmet Ali Bilici, Hulusi Güvel, Beta Çay’ın sahibi Beşir Uğur, Cüneyt Avice benim şaşmaz müşterilerim. 50 tane de iş getirseler onların işini yapmak zorundayım. Bilici aday adayıydı  o zamandan beri tanırım. O zamandan beri müşterimdir. Hulusi Güvel benim köylümdür zaten. Müşterilerim kıymetlidir,  ekmeğimdir onlar benim.

4+4+4’DEN SONRA ÇIRAK YETİŞMİYOR

İstiyorum ki devlet de bize katkıda bulunsun destek olsun.  Milli Eğitim 4+4+4 sistemine geçti artık çırak gelmiyor bize. Ondan önce geliyordu. Ama ondan sonra büyümüş 17 yaşına gelmiş biz onu nasıl çırak alalım. Gelmiyorlar da zaten büyümüşler. Ama ilkokul 5 olsaydı  o yaştan sonra gelirlerdi. Ölmezdi bizim mesleğimiz.  Yetiştirdiğim kalfalar oldu onların bazıları kendi dükkanlarını açtı, bazıları başka yerlerde çalışıyor.

KİMSEYE MUHTAÇ OLMADIM

Kimseye muhtaç olmadım. Ama zorlandığım zaman olmuştur.  Mesela bu yıl elektrik parasını ödemekte zorlandım . Ama bu meslek beni yine de kimseye muhtaç etmedi. Üç çocuğum var, onları besledim büyüttüm, 2 tanesini okutttum,   evlendirdim. Bu meslekle başardım bunları.

KONFEKSİYON DEĞİL NEDEN TERZİ?

Konfeksiyon seri üretimdir. Bir pantolonu bir kişi dikmiyor. Benim işim el işidir. Sipariştir. Kişiye özel dikeriz. Provasını yapar tam üzerine göre dikeriz. Konfeksiyonda seri üretimdir. Ama herkesin bedeni vücut yapısı farklıdır. Tam istedikleri gibi olmaz. Ama terzide dikilen kıyafet kişinin tam üzerine gore olur, istediği modeled olur, istediği renkte, istediği marka kumaş olur. Yani tamamen kişiye özeldir terzi dikimi.

DOSTANE SOHBETLER

Terziler sohbet etme mekanları gibidir aynı zamanda insanların. İster müşterim olsun isterse olmasın. Kim gelirse dükkanıma oturur sohbet eder, çayını içer. Kendi aralarında sohbet ederler siyaset konuşurlar, ben esnafım kimsenin konuşmasına dahil olmam. Dinlerim onları. Esnafın partisi olmaz. Her partiden müşterim var. Onlar benim ekmeğim. “

73 yılından buna terziliğe başlayan ve ömrünün neredeyse 50 yılını mesleğine adayan Durdu Gökçek, gibi bir çok zanaatkar da aynı sıkıntıyı yaşıyor. Geriden çırak gelmiyor ve terzilik gibi bir çok meslek de yok olma tehlikesi yaşıyor.  Eskiden her mahallede en az 3-4 terzi bulunurken, bugün o bayramlıkların, damatlıkların, gezmeliklerin, gündeliklerin, yırtıkların söküklerin dikildiği, dostane sohbetlerin yapıldığı, tek tük kalan o sosyal mekanlar da bir bir yok oluyor.

EMRE EKİCİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER